Adnan Oktar’ın 4 Ağustos 2010 tarihli TV Kayseri ve Samsun AKS TV röportajından
ADNAN OKTAR:... Mesela ona kalırsa Fethullah Hoca diyor ki “Hz. Mehdi (a.s.) da, Hz. İsa (a.s.) da Şahs-ı manevidir” diyor. Benim hiç oturup, “Fethullah Hoca hata yapıyor, yanlış yapıyor” dediğimi gördünüz mü?
OKTAR BABUNA:Yok, demediniz.
ADNAN OKTAR:Çünkü ben biliyorum ki Fethullah Hoca adı gibi emin Mehdi (a.s.)’ın çıkacağından. Mehdi (a.s.)’dan bahsedildiğinde fenalık geçiriyor Fethullah Hocamız. Camide talebelerini diyor “aranızda görüyorum” diyor, cinnet geçiriyorlar, cinnet. “Talebelerinden var şu an aranızda” diyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ı çok uzun açıklıyor. “Mehdi (a.s.) çıktığında” diyor. Onlar unuttular, biz unutmuyoruz. 79’da açıklıyordu, kasetleri hepsi duruyor bende. “Mehdi (a.s.) çıktığında, kiminin çocuğu hâkim çocuğu olacak, kimi profesör çocuğu olacak, kimi genel müdürün çocuğu olacak ve çok dikkat çekecek. Elit olacak, seçkinci olacak Mehdi (a.s.) ve çok büyük olay olacak Türkiye’de. Ve herkes onun üstüne yüklenecekler” diyor. Açık söylüyor. Açsınlar Sızıntı’yı, Sızıntı Dergisi’ni orada görecekler. Mehdi (a.s.)’ın her aşamasını anlatıyor. Bak “şimdi tek başınasın okulda” diyor. Gördüğünü anlatıyor. “Koridorlarda yalnız başına geziyorsun. Ve Evrim Teorisi’nin geçersizliğini oradakilere anlatıyorsun. Şu an yalnızsın, teksin ama bak göreceksin yakında o birler binler olacak. Ve etrafında çiçekler açacak” diyor. Bak bir okulda Mehdi (a.s.)’ın faaliyete başladığını söylüyor. Bak “herkesten perde perde gizlenmişsin” diyor. Mehdi (a.s.)’ın özelliğidir. “Sessiz dehlizlerde yani okul koridorlarında kimsesiz izbelerde dolaşıyorsun.” Tek başına olduğu için, “izbelerde dolaşıyorsun” diyor. “İçin gizli bir feryat koparıp inlerken aşina arayan gözlerin” yani, “imanlı Müslüman arayan gözlerin kıvılcım parlak”, “gözlerin parlak” diyor. “Ama baksana şu kumsala” diyor, deniz kenarında okuldan bahsediyor. “Sanki yalnız düşen her yağmur tanesi buhar buhar uçmaya hazırlanıyor”, yani “ilk talebelerini hemen kaybediyorsun. Anlatıyorsun, tebliğ yapıyorsun ama ilk dönemde etkilenmiyorlar, kaybediyorsun” diyor. Neyse uzun uzun devam ediyor. Devam et. Evet bak, “şu an da terk edilmiş garip gibisin, tek başına” diyor. Efendim, oradaki komünistlerin ters bakışlarından, sert şaşı bakışlarından bahsediyor. “Ama nice ağızlar vardır ki galip gelir yığın yığın çoklara” diyor. Bu hadistir, Mehdi (a.s.) ile ilgili, Kuran ayetidir. Kuran ayeti ve ayrıca Mehdi (a.s.) ile ilgili de ayrıca hadis vardır. Bakın mağarada Peygamberimiz (s.a.v.) zamanından bahsediyor, “o zaman da çok azdılar” diyor. Bak, “300” Mehdi (a.s.)’ın talebelerinin sayısını veriyor, 300 kişi. Sen oku onu baştan sona oku, ben size açıklayayım.
OKTAR BABUNA: Baştan mı başlayayım?
ADNAN OKTAR:Evet baştan.
OKTAR BABUNA: “Çalınan zille bir kapıdan boşananlarla dopdolu koridorlarda yapayalnızsın kendi başına. Gürültülerin içinde dolaşırken sanki herkesten perde perde gizlenmişsin de sessiz dehlizlerde ve kimsesiz izbelerde dolaşıyorsun. İçin gizli bir feryat koparıp inlerken aşina gönüller arayan gözlerin kuruyu gözle yen bir kıvılcım gibi parlak. Ama baksana şu kumsala, sanki yalnız düşen her yağmur tanesi buhar buhar uçmaya hazırlanıyor! “Cız!”deyip sönenler de var,
nice dönenler gibi taklidi olarak doğru bildiklerinden. Öyle, damlalar varlıklarını korumak için ya göle düşmeliler veya bir araya gelmeliler. Senin gönlün günde kaç defa döner. Hakka dönenlerle beraber, sönmeyen hakikat güneşine, yoksa nice olurdu halin karanlığa alışık körlerin içinde körele körele. Evet, burada sadece bir sen varsın, bir de için için andığın.”
ADNAN OKTAR:Yani “Allah bir de sen” diyor, Mehdi (a.s.)’ın tek başına faaliyet yaptığını söylüyor okulda.
OKTAR BABUNA:MaşaAllah. “Hem elbet altı cihetten veya cihetsiz duydukları ile Gar-ı Hira; seninle beraber duvarları çınlaya çınlaya inleyen bu mekândan.”
ADNAN OKTAR:“Hira dağı daha sessizdi” diyor, Peygamberimiz (s.a.v.). O da “Peygamber (s.a.v.) de Hira Dağı’nda yalnızdı, sen de yalnızsın” diyor. Evet.
OKTAR BABUNA:MaşaAllah. “İnleyen bu mekândan binler defa daha sessizdi. Ondaki Dürr-i Yekta ise, elbette daha yalnızdı.”
ADNAN OKTAR:Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.)’i kastediyor. Evet.
OKTAR BABUNA:“Çünkü o zaman, henüz gönül şerh edeceği başka bir aşina yoktu. Hem seni kim anlasın, siyah gözlüklerden seyredilen kapkara manzaranla.”
ADNAN OKTAR:Mehdi (a.s.)’in o devirde siyah kıyafet giydiğini söylüyor ve “siyah gözlükle” yani “sana kötü gözle, karanlık gözle, Marksist, Darwinist, materyalist gözle bakıyorlar, onun için ters değerlendiriyorlar seni” diyor. Evet.
OKTAR BABUNA:“Ve kim var dinleyen, kör süzgeçlerden geçirilen kısık sesini. Evet, şu anda terkedilmiş bir garip gibisin, yalnız başına. Ne kimse döner gönül kapına, ne kimse açar dost kalbini. Bad-i sabada yok ki için gibi sızlayan sade bir ezan sesi”
ADNAN OKTAR:“Yakında bir cami var” diyor, bakın “o camiden de ses geliyor” diyor. Okulun bitişiğindeki camiye dikkat çekiyor.
OKTAR BABUNA:“Çok yakınından, yanık sesli müezzinin nağmelerinden”
ADNAN OKTAR:Bak “çok yakınından” diyor.
OKTAR BABUNA:“Gönlüne mızrap gibi inen, fakat katı kalplere sızamayan. Ama aldatmasın seni asla çok görünmeleri.”
ADNAN OKTAR:“Okulun tamamen Marksistlerin kontrolünde olması seni etkilemesin” diyor, evet.
OKTAR BABUNA:MaşaAllah. “ve kabarmaları Hakka ters ve şaşı bakanların”
ADNAN OKTAR:“Marksist, Leninist çizgide bakanların enaniyet, gurur yapması seni etkilemesin” diyor.
OKTAR BABUNA:“Zira sel üstündeki köpükler, elbet bir dönemeçte silkelenecektir.”
ADNAN OKTAR:Kuran’da da var bu. Yani 12 Eylül darbesinin, hepsi yok oldular. Onu kastediyor yani, “darbe olacak ve köpüklerin hepsi gidecek” diyor. Yani “Marksist hareket tamamen duracak” diyor. Ona dikkat çekiyor.
OKTAR BABUNA:“Hem nice azlar vardır ki, galip gelir yığın yığın çoklara.”
ADNAN OKTAR:Zaten bu dedim, hem Mehdi (a.s.) hadisinde vardır, hem de Kuran’da ayettir bu.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah. “Soruyorum, kim vardı yanında, mağaranın koridorunda? Kaç kişiydi Mekke sokaklarında? Musallat edilmemiş miydi? Taif’te ayaklarına taş atan...”
ADNAN OKTAR:Yani “sana da hakaret edecekler, Peygamber (s.a.v.)’e nasıl hakaret ettiler, iftira attılar, uğraştılar, aynısı sana da olacak” diyor.
OKTAR BABUNA:“Çoluk çocuk ve bir sürü insan ayak takımından. Hangi orduyla dalmıştı Yesrib ufuklarına? Üç yüzle Bedir’de kaç yüze muzafferdi?”
ADNAN OKTAR:Mehdi (a.s.)’ın talebelerinin aynı sayısını veriyor. Bedir sayısı kadardır Mehdi (a.s.)’ın da, 313 kişidir.
OKTAR BABUNA:“Karşı koymadı mı Uhud’da binle, kinle bilenmiş üç bine? Ama bak sen berekete, savaşsız girerken on sene sonra ana yurdu Mekke’ye!”
ADNAN OKTAR: 2010’dan sonra 2020’de bitecek anlamına gelir inşaAllah. Evet.
OKTAR BABUNA:“Hem sana bir reşha‘dan haber verenler de, önceleri senin hissiyatınla dolup taşmıyorlar mıydı? Yumurtalarına baka baka yavrularını elde eden kuluçkadaki kaplumbağa gibi, samimi ve sıcak göz nurunu, yetiştirmek istediklerinden ayırma.”
ADNAN OKTAR:Yani “talebelerini eğitme konusundaki kararlılığında devam et. Ama yavaş gelişecek” diyor. “Yavaş gelişecek çok sabırlı olman lazım” diyor. Evet.
OKTAR BABUNA:“Kaplumbağa ayağı ile dahi yürümüş olsan, bir de bakacaksın ki, Aşil’den fazla yol almışsın.”
ADNAN OKTAR:Yani “bir süre sonra muazzam etki meydana getireceksin dünya çapında” diyor. Evet.
OKTAR BABUNA:“Bu bir sırdır ki, göz görür, kalp tasdik eder de akıl sadece hayran kalır! Çünkü Sırlar Muallimimiz: Hakka bir karış gidene Hakkın bir arşın; bir arşın gidene bir kulaç; yürüyerek gidene koşarak geleceğini, ifade ediyor.”
ADNAN OKTAR: Yani “sen Allah’ın izni ile ilerle Allah senin sürekli yolunu açacak” diyor Mehdi (a.s.)’a.
OKTAR BABUNA: “Öyleyse bir bahçıvan gibi elindeki testi veya fıskiye ile
bahçede nasibine düşenleri ab-ı hayata doyurmaya çalış. Göreceksin ki, birini bin edecek. Tohumlar çok bere ketli sümbüller verecek.”
ADNAN OKTAR:Bediüzzaman diyor ya “tohumlar sümbüllenecek” diyor Mehdi (a.s.)’de. Bak aynı Bediüzzaman’ın ifadesinin aynısını almış, yani Mehdi (a.s.) olduğunu iyi vurgulamak için. Bediüzzaman ne diyor “tohumlar sümbüllenecek Mehdi (a.s.) zamanında” diyor. O da onu söylüyor. Mehdi (a.s.)’ın tohumları sümbüllendireceğini söylüyor. Evet.
OKTAR BABUNA:“Biraz üzerinde titrediklerinin etrafında yüzlerce çiçekler açtıracak!” MaşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet “acayip bir gelişme olacak” diyor, evet.
OKTAR BABUNA:Hocam tarih de çok manidar. Aralık 1979 yazıldığı tarih. MaşaAllah tam Hicri 1400’ün başları Hocam böyle.
ADNAN OKTAR:Sorsan “şahs-ı manevi” der. Kardeşim, bak ben böyle ledünni kastı ile Şahs-ı manevi diyenlerin elini ayağını öperim. Sahtekârlık olarak, üçkâğıtçılık olarak yapanları ben kastediyorum...
ADNAN OKTAR:... Bak diyor ki Fethullah Gülen, “Hz. Mehdi (a.s.)’ın geleceğine dair hadisi şerifler vardır ki inkâr etmeye adeta mecal imkân yoktur” diyor. “Mümkün değil inkâr etmek” diyor. Bak diyor ki, "Fatih'ten bahsederken, ne güzeldir o emir, buna mazhar (sahip) olmak için 21–22 yaşındaki genç serdar (kumandan). Maddi, manevi fizat hislerinden fedakârlıkta bulunuyordu. 20. asırda Kuran’a sahip çıkmasını beklediğimiz genç delikanlımız” diyor. Buyurun. Hani Şahs-ı maneviydi? “Genç delikanlımız”, bakın “20. asırda” yani 2000 yılında, “Kuran’a sahip çıkmasını beklediğimiz”, İslam’a sahip çıkmasını beklediğimiz, sahib-i zaman, “genç delikanlımızın yaşındaydı büyük hünkâr” diyor. Genç yaşta olacak Mehdi (a.s.) diyor, bitti. Hani gelmiyordu? Bak "Mesih (a.s.) ve Mehdi (a.s.) ile alakalı hadis-i şerifler ve ümmetin kabulü esas alınınca, Hz. İsa (a.s.)’ın nüzûl-ü İsa’ya (Hz. İsa'nın tekrar yeryüzünü gelişine) ve zuhur-u Mehdî'ye (Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışına) inanmak Efendimiz (s.a.v)'e itimadın ve güvenin bir ifadesidir" diyor. “Eğer ona güveniyorsanız, bu doğru” diyor. Hani Şahs-ı maneviydi? Ama okursan, “Şahs-ı manevi” diyor. Bunları bıraksınlar. Öyle olsa, aksini olsa zaten ben cevap verirdim. Ben biliyorum Hocamızın nasıl baktığını inşaAllah...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler