Adnan Oktar’ın 6 Ağustos 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
ADNAN OKTAR: Bu devrin imamı Mehdi (a.s.) İskender Ali Mihr Hazretleri midir?” Hay mübarek. “Bana dediler ki bazı insanlar; "hacet namazı kıl, Mehdi (a.s.) mi sor" dediler. Kıldım, bu kişiyi gördüm. Bir daha kıldım, yine onu gördüm. Bir daha kıldım, yine İskender Ali Mihr denildi. Hocam lütfen biliyorsanız söyleyin, bu devrin imamı Mehdi (a.s.) İskender Ali Mihr midir? İskender Ali Mihr Hazretleri kimdir? Ben cahilim, yanlış yapmaktan korkuyorum. Lütfen, cevabınızı merakla bekliyorum. Bana yardımcı olur musunuz? Allah razı olsun Hocam.” diyor.
Kardeşim şimdi beni seven birisi rüyaya yatsa yani bu dediğini yapsa beni görür Mehdi (a.s.) olarak. Bir başkasını seven mesela Mahmut Hoca’yı seven rüyaya yatarsa Mahmut Hoca’yı görür. Yahut Fethullah Hoca’yı seven insan, onu düşünerek, ona tefekkür ederek, ona karşı bir muhabbeti varsa, “Ya Rabbi, bana Mehdi (a.s.)’ı göster” derse o da onu görür. Ne zamandan beri böyle rüyayla Kurani hükümler, imani kararlar veriliyor? Ve ne zamandan beri böyle bir hayat var? Nerede görülmüş böyle bir şey? O zaman biz suçluyu tespit etmek için diyeceğiz ki; “rüyaya yatalım.” Değil mi? “Ya Rabbi bana rüyamda suçluyu göster, kim olduğunu.” Elin adamını, rüyamda ben birisini göreceğim, alıp tutuklayıp, hapse attıracağım. Olur mu böyle bir şey? Yahut işe bir adam alacağım, diyeceğim ki ben rüyamda ben bu adamı gördüm. Sahtekar adamı alırız o zaman bilmeden. Rüyayla iş görülmez. Peygamberimiz (s.a.v.) rüyayla mı Mehdi (a.s.)’yi anlayın diyor bize? Bu ne kadar anormal bir vicdan ve mantık olmuş olur o zaman? Ne kadar garip bir şey olur? Peygamberimiz (s.a.v.) “bir dış alametleri vardır” diyor Mehdi (a.s.)’nin, bir de “zahir, bedeni alametleri vardır” diyor. Zaman alameti, yer alameti. “Mehdi (a.s.) İstanbul’da çıkacak” diyor, İskender Ali Mihr İstanbul’da değil, biliyorsunuz. Dünya çapında bir faaliyet yapacak Mehdi (a.s.). Hz. İsa (a.s.) ile buluşacak, İslam’ı dünyaya hakim edecek. Şemaili belirtilmiş, dış görünümü belirtilmiş; boyu, posu, kaşı, gözü her şeyi belirtilmiş. Baktık mı biz bunlardan anlayacağız. Ben İskender Ali Mihr’i İstanbul’da aradığımda bulamıyorum şu an. Olmadığına göre. Mehdi (a.s.)’nin yeri İstanbul’dur. Yok. İnşaAllah. Rüyayla hüküm verilmez. Bu çok çok yanlış olur. Cahilce hatalar yapıyorlar böyle. O zaman herkes gördüğü rüyadaki kişiyi Mehdi (a.s.) bilmekle mükellef oluyor. Olur mu öyle şey? Mesela beni seven birçok kişi vardır. “Hocam seni rüyamda Mehdi (a.s.) olarak gördüm” diyor, bu delil mi şimdi? Olur mu öyle şey? Yahut mesela Esad Coşan Hocamız vardı, onu görüyorlardı. Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’ni görüyor adam rüyasında, çok sevdiği için. Ne zaman rüyaya yatsa her seferinde Mehdi (a.s.) olarak Şeyh Nazım Kıbrisi Hazretleri’ni görüyor. Hocamızın Mehdilik iddiası yok, benim de yok Mehdilik iddiam, nasıl oluyor böyle bir şey? Bir de İskender Ali Mihr açıkça Mehdilik iddia ediyor. Bu Kuran’a göre suçtur, günahtır ve haramdır. Mehdi (a.s.) böyle bir şey demez. Hadislere de aykırı. Mehdi (a.s.) ile ilgili hadislerde Mehdi (a.s.) Mehdiliğini iddia etmiyor. Böyle bir şey yok. Zorla Mehdiliğe getirilir. Yani zorla göreve getirtilir. Ve bununla ilgili çok mütevatir hadis var. “Ben de o alametler yok” diyor, kabul etmiyor Mehdi (a.s.). “Ben değilim Mehdi (a.s.)” diyor. Yani “sizin iddia ettiğiniz kişi, Mehdi (a.s.) ben değilim” diyor ve bu çok meşhur bir konudur. Biri Mehdilik iddia etti mi Mehdi (a.s.) değildir zaten. Çok açık delildir, en güçlü delildir. Alenen iddia ettiğine göre olmadığı belli. Ama Allah’a hizmet etmek isteyen bir insan. Eksik, yanlış yönleri var, hatalı yönleri var. Cezbe halinde anladığım kadarıyla, manevi cezbe halinde öyle o tarz şeyler olabilir, o tarz insanlarda. Ona uyan sorumlu olur, günaha girer. O manevi cezbe, sülûk halindeyken belki Mehdiliğin gölgesi altına girdi. Sülûkünde ilerlerken bazen Hz. Hızır (a.s.)’ın, bazen Mehdi (a.s.)’ın makamına girer. O makamın özelliklerini üzerinde hisseder. Kendini öyle gibi zannedebilir ve bir nevi manevi sarhoşluk içindedir. Ehl-i cezbe denir onlara. Dolayısıyla onların ifadelerine itibar olunmaz. Bazen Allah esirgesin ağızlarından küfür ifadeleri de çıkar yani manevi sarhoşlukla. Dolayısıyla tibar edilmez. İtibar eden harama girmiş olur. Kendi sorumlu olmaz ama uyan harama girmiş olur. Dolayısıyla iyi niyetle, kendine göre İslam’a hizmet etmek isteyen bir insandır. Yanlış, eksik yönleri var tabii, açık görünüyor. Ben genellikle Müslümanlara acırım. Şefkat duyarım. Kinle, nefretle, öfkeyle konuşmam. Adam dinsizliğe, imansızlığa hizmet edeceğine; Kuran’a, İslam’a hizmet etmeye çalışıyor. Ama böyle bu kadar aleni yanlış ve hatalı bir tavır içerisine girmek çok çok garip olur. Kuran’a aykırı olur, İslam’a aykırı olur ve dolayısıyla olmadığı belli. İnşaAllah. Dış alametleri hiçe saymak var bir kere burada. Peygamberimiz (s.a.v.) tanınması için detay detay, Mehdi (a.s.)’ı ta başından ayaklarına kadar, en ince detayına kadar tarif etmiş. Peki uyuyor mu? Uymuyor. Yer uyuyor mu? Uymuyor. Çalışma stili, modeli uyuyor mu? Uymuyor. O zaman? Ama kendi içerisinde, kendince İslam’a hizmet etmek isteyen, yanlış olsa da, yanlış yönlerini de görüyoruz, onlar görünmeyecek gibi değil. İnşaAllah Allah ona hidayet verir, o yönlerini düzeltir. Böyle bir insan. Gariban bir insan. Oturup böyle bu şekilde ciddiye alarak bu tarz bir düşünce içerisinde olmak aklı başında, sıhhatli bir Müslümana yakışır bir tavır olmaz. Makul düşünecek Müslüman. Ama kinlenmek, nefret etmek, bu da çok ayıp. Yazık, acırım ben Müslümanlara. Hasan Mezarcı’ya da mesela, şefkatle yaklaşıyorum. İsa (a.s.) olduğunu iddia ediyor. Bir rahatsızlık olabilir, bir manevi makamda bir cezbe haline girmiş olabilir. Niye kinlenelim? Şefkat duyulur, acınır. Nefret edilmez. Bizim zaten uymayacağımız belli oradaki izahlara, üsluba uymayacağımız belli. Ama nefret neyin nesi yani?
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler