Adnan Oktar’ın 6 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ...Çok aşağılık bir mahluktur münafık. Ama sorsan yüce gayeler ile yapıyordur; ya ailesini korumak için, ya akıldanelik yaptığı için, toplumu korumak için. Mesela hep koruyucu üslubu kullanır münafıklar. Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki ;“hadi tebliğe çıkalım, Allah’ın dinini yayalım.” “Tamam da, Ya Resulullah,” diyor, haşa, “sizin fark edemediğiniz bir şey var, ailem var” diyor. “Ben onları koruyacağım” diyor, Resulullah diyor ki; “dünyayı kurtaracağız, bütün İslam alemini kurtaracağız” diyor. “Ben ailemi kurtarmak istiyorum” diyor, “sizin sözünü dinlemek istemiyorum” diyor. “Niye gelmedin?” dediğinde, “ailemi kurtarmak için gelmedim” diyor. Halbuki aileden kastı o uyuz köpeğin; rahat etmek, riskten kurtulmak, tehlikeden kurtulmak, yiyip içip yatmak ve çıkar sağlamak. Başka bir şey değil. Ailesini sevdiğinden değil. Çünkü bak Cenab-ı Allah Ahirette bunların ahlaksızlığını gösteriyor. Bunlara soruluyor, “bütün akrabalar, soy talukat herkesi feda edebilir misiniz?” “Ederiz” diyorlar. “Dünyayı da feda ederiz, yeter ki Cehennemden kurtulalım” diyorlar. Sen ayete devam et Oktar.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. “Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.”
ADNAN OKTAR:Kuvvetin onları koruyacağını zannediyor. Asrımızda neden korkar? Polisten korkar, tutuklanmaktan korkar, hakkında gazetede haber çıkmasından korkar. Onuruna, enaniyetine laf gelmesinden korkar. Sakatlanmaktan veyahut şehit edilmekten, zaten münafık şehit olmaz da, zırlatılmaktan diyelim inşaAllah, falan. Onun için nefret ettikleri adamların yanına kutsal gayelerle, kutsal gibi görünen gayelerle sığınırlar, kaçarlar. “Sen niye gittin?” diyorsun, “ailemi korumak için gittim” diyor. Ne diyor? “Evlerimiz açıkta” diyor, münafıklar. Allah, “yalan söylüyorlar” diyor. “Evleri açıkta değil, sadece kaçmak istiyorlar” diyor. Çıkar için yapıyor. “Tebliğ yapalım” deniliyor. “Biz bilsek geliriz” diyor. Peki, başka fesadı, üç kağıtçılığı, sahtekarlığı çok iyi biliyorsun. Tebliği nasıl bilmiyorsun. Bilmediğinden değil, orada da işi avanaklığa veriyor. Saflığa verir yani hakikaten cahilmiş işte avanakmış havası verir. Halbuki ne cahil, ne avanaktır. Tam iblistir. Ama işine gelmediği için kendini öyle gösterir. Boş konular oldu mu, ipsiz sapsız fitne konusu, onları öğrenir. Şirk olduğunda öğrenir. Ama Kuran’ı kabul etmez. Yalnız münafık Kuran’ı çok iyi bilir de çıkar için kullanır Kuran’ı. Yani sadece kendi menfaati için ilgili kısmı, mesela Kuran’da aileyi korumak var. “Yakınlarınızı koruyun” diyor, ateşten. Cihad emri de var. Cihad emrini almaz, aileyi koruma emrini alır. Anlaşıldı mı? Mesela Kuran’da “mallar edinebilir” diyor, Müslümanlar. “Malı olabileceğinden” bahsediyor. “Allah emrediyor” diyor. “Kazanın” diyor, “kazanç var” diyor. “Ben kendimi kazanca adadım, bütün ömrümü kazanca verdim ben” diyor. “Allah emrediyor” diyor. Veyahut mesela Allah diyor ki; “evlenin” diyor, “içinizden bekarları evlendirin.” “Ben bu Allah’ın emrini yapacağım, tebliğe gelemem” diyor. “Siz yapın, ben evlendim, evime gideceğim” diyor. “Evlenme, niçin evlenilir? Çocuğuma çoluğuma bakmak için, eşimle, hanımımla burada yaşayacağım ben” diyor. “Allah emretti, ben bunu yaptım” diyor. “Siz de cehde gidin, ne yapıyorsanız yapın” diyor. “Ben sizinle görüşmek istemiyorum. Çünkü evlendim, Allah’ın emrini yerine getirdim” diyor. Böyle sahtekar, böyle üçkağıtçı, böyle çakaldırlar münafıklar. Kuran’ı kullanırlar. Yani yoksa Kuran’a hakimiyetleri vardır onların. Kuran’a, hadise hakimiyetleri vardır. Sadece işine gelen, çıkarına gelen yerler. Mesela hadislerde, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde ne işine gelir mesela, cinsel ilişki. Sadece onda uzmanlaşır adam. Sordun mu, hadisten onu anlatır. Çünkü çıkarı oradadır onun veyahut yemek yemek. Pis boğazdır. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerini kullanmaya kalkar kendince. Peygamber (s.a.v.) cehdden bahsediyor, fedakarlıktan bahsediyor; şefkatten, merhametten, diğergamlıktan bahsediyor, vefadan bahsediyor. Allah yolunda canımızı vermekten bahsediyor, Allah yolunda mallarımızı dağıtmaktan bahsediyor. Onları niye konuşmuyorsun? “Evliya mıyız, hepsini yapalım biz” diyor. “Ancak bu kadarını yapabiliyorum Allah’ın emrinin” diyor. “Evlilik emri var sadece onu yapıyorum ben” diyor. Mesela diyor Allah; “yiyin, için, israf etmeyin.” Allah yiyin” diyor, “ben de yiyorum işte” diyor, “Allah’ın emrini yapıyorum” diyor. “Ve içiyorum” diyor, “yiyip, içiyorum” diyor...
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler