Adnan Oktar’ın 28 Ağustos 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Türk İslam Birliği’ni istiyoruz, İttihad-ı İslam’ı istiyoruz” diyeceğiz, inşaAllah. Adam “bölünme” dediğinde, adamlar; “nasıl yapsak acaba ya?” falan diyorlar. Bir kısmı televizyonda, “Macar modeli mi olsun, İspanya modeli mi olsun?” Sanki lokantada yemek çeşidi seçiyor gibi adamlar, değil mi? “Izgara mı olsun, bilmem ne” falan sanki o detaylara konu kalmış gibi, değil mi? “Bir de sırf onla mı kalsın?” diyorlar, “Kürtleri bölmekle mi kalsın? Karadeniz’i kaça böleceğiz? Bir onu düşünelim.” diyor. “Ermenilere napacağız? Süryanilere napacağız? Onları düşünelim, sorun bu değil ki arkadaş” diyor. Parçalamayı kafaya koymuş ya adam. E buna karşı sadece pasif susma olmaz. Pasif susma da o hareket sürekli ilerler. Kardeşim yani, bir engel yoksa değil mi? Bu fizik kanunudur, değil mi? Bir taşı sen atarsan yokuştan aşağıya doğru, gider de gider. Karşıt engel olması lazım ve karşı hareket olması gerekiyor. Karşı ideal, karşı ülkü olması gerekiyor, inşaAllah. Devlet eliyle anti-Darwinist propaganda yapılması lazım. Anti-materyalist, antikomünist, anti-Leninist, anti-terörist propaganda yapılması gerekiyor. Tek yanlı adamlar bu propagandayı yaptığı müddetçe, bak diyor, Bediüzzaman ne diyor? “İkna ve telkin kabiliyeti geliştikçe bu taun da tevessü eder, gelişir” diyor. “Durduramazsınız” diyor Bediüzzaman. Bak, “tevessü eder, gelişir” diyor. Ancak karşı fikirle, hak olan, doğru olan fikirle cevap verildiğinde durur. Bunda neyi kullanacağız, bilim ve felsefeyi kullanacağız. Darwinizm’e karşı anti-Darwinist anlatım yapılırken neyi kullanıyoruz? Paleontolojiyi kullanacağız, jeolojiyi kullanacağız, mikrobiyolojiyi kullanacağız, genetiği kullanacağız. Bu nasıl olacak? Devlet eliyle olması lazım. Biz kardeşim, ne kadar kitap dağıtabiliriz, değil mi? Ne kadar insana hitap edebiliriz? Devlet eliyle oldu mu silip süpürülür. Konu kökünden biter. Bunun böyle olduğunu bilmeyen dünyada, Türkiye’de bana bir tane adam gösterin. “Yani Hocam bu dediğin yanlış” diyecek bana, bir kişi bana yazsın. Bizim adresimiz belli.
OKTAR BABUNA: Belli evet, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: “Yok yani bu böyle değildir” diyecek o kadar. “Bunun çözümü bu değildir” diyecek. Bunun çözümünün bu olduğunu herkes biliyor ama herkes. O zaman bunu uygulayalım...
Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler