Adnan Oktar’ın 28 Ağustos 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Selamün aleyküm muhterem Hocam, 1982 yılında bir ev sohbetinde, rahmetli Timur Taş Hocamız’a sizi merak edip, sordular. İftiralar ve yalan haberler o zamanlar gerçeği anlamamıza engel oluyordu Hocam. Hakkınızda şöyle bir şahadette bulundu Timur Taş Hocamız; ‘keskin bir bakışı, etkileyici bir hitabı var. Sanki Allah’ın Hadi ismi üzerinde tecelli etmiş. On dakika bir gençle konuşsun, mutlaka etkisi ve tesirinden namaza başlar.’ 12 Eylül’ün tüm işkencelerine maruz kalmış Timur Taş Hocam’ın o sözlerinden sonra tüm bakış açım değişti size ve o tarihten beri size karşı derin bir muhabbet ve sevgi duyuyorum ve sizin deli âşıklarınızdan biriyim inşaAllah. Duanıza muhtacım, emrinize amade kardeşiniz, Recep İlme.” MaşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, maşaAllah. Ben Timur Taş Hocamız’ın böyle bir söz ettiğini ilk defa duyuyorum. MaşaAllah, bak demek ki mesela Sultan Baba da öyle, beni çok seviyormuş ben bilmiyordum. Şeyh Efendi, değil mi? Onun talebeleri beni çok seviyorlar. Hocamız; “bizdendir” demiş, böyle övücü sözler etmiş, ben sonradan öğrenmiştim, inşaAllah. Ne demiş Hocamız, bir daha oku bakayım?
OKTAR BABUNA:Sizin için Hocam; “keskin bir bakışı, etkileyici bir hitabı var. Sanki Allah’ın Hadi ismi üzerinde tecelli etmiş. On dakika bir gençle konuşsun mutlaka etkisi ve tesirinden namaza başlar.”
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, bak hidayete vesile olmak ayrıdır. Bakın, MaşaAllah, Timur Taş Hocamız’ın inşaAllah hüsn-ü zannı gibi oluruz. Allah’ın Hadi isminin tecelli etmesi bir insanda apayrı bir şeydir. Yani bir kitabı nakleden bir makine olmak ayrıdır, bir de insanların hidayetine vesile olmak ayrıdır.
Yani hidayet apayrı bir konudur. Hidayet elçisi olmak, hidayete vesile olmak apayrı bir şeydir. Yani iman hakikatlerini anlatmak, samimi imanı insanlara hissettirmek, insanların gerçekten Allah’ı aşkla, şevkle, derin bir tutkuyla sevmelerini sağlamak apayrı bir konudur. En hayati konu budur; sen bunu sağladıktan sonra fıkıh kolay...