Adnan Oktar’ın 10 Ağustos 2010 tarihli Gaziantep Olay TV röportajından
ADNAN OKTAR: Şimdi, erdemler nelerdir?
OKTAR BABUNA: Güzel ahlak, merhamet, sevgi, şefkat, karşılıklı saygı inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Fikirlere saygı da, değil mi? Fikir özgürlüğü. Mesela şimdi bu hiç vurgulanmıyor. İnsanlar mesela Pakistan’da İslam’ın anlaşılma şekli bambaşka, Afganistan’da bambaşka, Türkiye’de bambaşka. Mesela diyorsun ki: “Anlayışlı olmak lazım” Ne demek bu; Marksist de olabilir, dinsiz de ateist de olabilir. Onlara karşı saygılı olmak, değil mi? Kimseye baskı yapmamak, inançlarına baskı yapmamak ve inancından dolayı da ona karşı saygısız bir tavır göstermemek. Birinci sınıf insan muamelesi yapmak herkese, değil mi? Marksist de olabilir yine saygılı ve sevecen davranacaksın. İnşaAllah. Başka; sanatı öldürmeyeceksin. Neşeyi öldürmeyeceksin. Mutluluğu, sevinci öldürmeyeceksin. Bilakis sanatı, güzelliği, neşeyi ve sevinci dirilteceksin, değil mi? Estetiği, temizliği teşvik edip mükemmelleştireceksin. Şimdi mesela, “adaplı ve edepli ol” dedi mi adam, sadece bu kadar dersen, yanlış anlar. Çünkü çok yanlış anlayacağı gibi durumlar var. Adam diyor, karanlık, izbe bir bina aklına geliyor adamın, taştan yapılmış, bir köşeye oturmuş, her tarafı bezlerle sarılı bir insan aklına gelir. Yemeyen, içmeyen, gülmeyen, konuşmayan, konuşursa bile ağır ağır konuşan. Halbuki Müslüman, dünyanın en kaliteli, en akıllı, en zeki, en keskin dikkate sahip, en yaman insanıdır. Bir de bazı filmlerde görüyoruz, bir Müslüman imajı veriyorlar, “eey oğuull” falan diyor, sanki şizofren. “Ey oğul” desene, değil mi? Mesela “buraya gel” diyor, neredeyse 40 saniyede söylüyor “buraya gel oturalım” değil mi? Mesela, “ne dersiniz efendim?” diyor. Ses yok, eli böyle, “bir sual edeceğim size” diyor. Yine bekliyor adam, arada bir bekleme süresi var. İşin doğrusu, millet, insanların bir kısmı fıtık olur buna, çok gıcık bir hareket. İslam’da sürat vardır. Bak diyor ki Allah: “Ağırlaştılar” diyor, “işi ağırdan alanlar var” diyor. Bir kere bu şizofren ağırlığını bırakacaklar, bu dinde değil. Bize böyle münasebetsiz bir dünya göstermesinler, anlaşıldı mı? Işık yok, kapkaranlık bir ortam, değil mi? Çulların içerisinde böyle, porsuk gibi tipler. Sonunda bu adamlar manyak çıkıyorlar arkasından.
Peygamberimiz (s.a.v.) nasıldı; çok ataktı. Hanımlarıyla yakalamaca oynuyordu, çok neşeliydi. Hz. Hasan (r.a.), Hüseyin (r.a.) mescidin içinde kovalamaca oynuyordu, sevimliler, değil mi? Gelip dedelerinin başına oturuyorlardı namazda. Çok neşeli, rahat ve güzel bir İslam anlayışı vardı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in evleri çok güzeldi, ortam güzeldi, sofrası güzeldi. Hz. Ali (r.a.) çok şakacıydı, bütün millet gülmekten kendini alamıyordu, çok hoş sohbetti. Bu anlayışı iyi vurgulamak lazım. Hımbıl Müslüman havası çok riskli.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler