Adnan Oktar`ın 7 Eylül 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Demokrasi olabildiğine gelişsin özgür olsun insanlar. Sokakta da özgür olsunlar. İstedikleri yere kadar ellerini kollarını salayarak gitsinler. Sevinci, neşeyi yaşasınlar. Kardeşim yeter artık yıllardan beri milletimiz hep korku içinde yaşıyor. Korku aşağı korku yukarı. Biz bunu istemiyoruz, bu kadar yani. Güven içinde yaşamak istiyoruz. Milletin büyük bölümü korku içinde yaşıyor, epey bir bölümü veyahut. Niye öyle olsun? Dolayısıyla soldaki bazı kişilerin bu kadar paniğe kapılmasını yersiz görüyorum. Bir de milletimizin modern yapısı giderse, diye düşünüyorlar. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i yıkmaya, değiştirmeye hiç kimsenin gücü yetmez. İddia edilen Ergenekon Örgütü, bak, biz en büyük çeteyiz diye ortaya çıktılar. Devlet katladı hamur gibi açtı oturtturdu aşağıya. Hani kabadayıydınız siz? Hani etrafa korku çemberi ile sarmıştınız? Demek ki olmuyormuş. Millet de istemediği parti olduğunda hemen aşağı almayı gösterdiler. Biz modern yaşayacağız. Kuran ahlakı ile yaşayacağız. Türk-İslam Birliği’ni yaşayacağız. Resullullah’ın o güzel coşkulu hayatını yaşayacağız. Sevinç dolu, aşk dolu hayatını yaşayacağız. Allah aşkı ile dolu hayatını yaşayacağız. Dünyanın en modern ülkesi olacağız. En ileri sanatta, bilimde, estetikte en mükemmel ülkesi olacağız. Bunun kökeninde de demokrasi vardır. Demokrasi olmadan bizim kafamız açılmaz. İnsanların kafası açılmaz. Demokrasi bizi özgürleştirir. Çin’de antidemokrat bir yapı var. Ne oldu? Çin halkını delirttiler. Gidin bakın Çin’e. Adamları insanlıktan çıkardılar. Ne sevgi biliyorlar, ne şefkat biliyorlar. Robot hale getirdiler. Delirttiler, koskoca Çin’i delirttiler. Deli oldu adamlar yani. Rusya’da da. Daha yeni yeni kendine geliyor Rus halkı. Yeni yeni gülmeyi öğrendiler. Yeni yeni yüzleri gülüyor. Bilmiyorlardı gülmeyi. Bütün suratlar böyle buzdolabından çıkmış gibi, değil mi? Politbüro (Politik Büro) üyeleri, eskiden bizim çocukluğumuzda dizilirlerdi, insanın kanı iliği çekilirdi böyle. Acayip buz gibi bir surat. Bu hayat mı bu?
Kardeşim tamam evet verilebilir, ama bu millete olmaz, evet diyor. “Niye olmaz ki?” diyorsun. “Demokrasiyi hazmedecek durumda değiller, cahil millet. Bunlara şimdi sen evetle kapıyı açarsan, özgürlükle demokrasi verirsen, mahvoluruz biz. Biteriz biz” diyor. Kardeşim bu Türk Milleti’ne ne kadar üst perdeden bakıyorsunuz siz? Aklınızı başınıza alın kimsiniz siz? Bizim milletimiz son derece basiretli, ferasetli bir millettir. Çok akıllıdır. Anneler, babalar çok ince ince düşünürler. “Biz sizden daha güzel düşünüyoruz” diyorlar. Biz de diyoruz ki; Bizim milletimiz sizden daha iyi düşünüyor. Onun için bize akıl vermeyi bırakacaklar. Kendi akıllarıyla kendilerini idare etmeye çalışsın. Millet koluna giriyor; diyorlar, otelde toplantı yapacağız diyorlar. Gidiyor otelin camına bindiriyor dedem. Yolda yürümekten acizsin sen, daha ne bize akıl verirsin? Üst perdeden diyor; “Ben Türk Milleti’ne akıl vereceğim” diyor. Garsonlar tutuyor kolundan. Dede buradan geçeceksin, diyorlar. Hepinizden akıllıyım, demokrasi size fazla lüks, ben size başka türlü bir yöntem göstereceğim, diyor. Biz istemiyoruz. Yoluna yürümeyi öğren yeter. Camlara bindirme yeter. Kapıyı bul yeter...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Resullerimiz Diyor Ki
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler