Adnan Oktar’ın 17 Ağustos 2010 tarihli Gaziantep Olay TV ve Çay TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Hocam geçmiş röportajlarınızdan birinde sevgi ve heves arasındaki farkı çok güzel anlattınız. Allah rızası için olmayan bir sevginin gerçek sevgi olmayacağını söylediniz. Hocam birçok kişi içten içe söylediğinizin doğru olduğunu bildiği halde kendilerini kandırıyorlar. Hocam böyle kişiler başlarına ciddi bir olay gelmeden, önemli bir hastalık veya menfaat çatışması yaşanmadan bunu anlayacak gibi görünmüyor. Bu konuyu böyle kişilerin vicdanlarını uyaracak şekilde nasıl anlatabilirim?” diyor Yelda Hanım, Yelda Başar. Şimdi kültür çeşitleri vardır insanlar içerisinde böyle şahsiyet, kişilik çeşitleri vardır. Böyle bir ilkel kültür vardır. Cahil geri kültür vardır. Geri kültürün sanat anlayışı da geridir. Zevk anlayışı da geridir. Üslup anlayışı, her şeyi geridir. O apayrı bir alemdir. Yani ona çeşitli isimler verirler halk arasında. Mesela bir kültür vardır argoda mesela maganda kültürü denir. Magandanın yemek yemesi ayrıdır. Kıyafeti ayrıdır, üslubu ayrıdır, değil mi? Zevkleri ayrıdır. Ama magandanın da maganda sevgilileri olur. Ona göre evlendiği kadın da olur, maganda kadın da olur. Yani birbirine denk düşüyorlar. Argoda çok isimler var mesela hanzo derler mesela. Kadın da hanzo olur, erkek de hanzo olur. Birbirlerine tam uygun düşüyorlar o şekilde. Mesela aşktan bahseder ama bir kısmı yerli filmlerde gördüğü aşkı taklit eder. Mesela ağacın etrafında döner, bir şeyler yapar böyle. Özel kelimeler seçer. Onu kendince etkilediğini zanneder. Kontrol altına aldığını zanneder. Halbuki seçerken hayvan pazarından hayvan seçer gibi seçer. Mesela insan hayvan seçerken neye dikkat eder? Hayvanın dinç olmasına dikkat ediyor, genç olmasına, sağlıklı olmasına dikkat eder, dişlerini kontrol eder. Değil mi? Bu onun işine yarar mı yaramaz mı? Ona bakar. Şimdi iki tarafta birbirinde onu bir kontrol ediyor önce. Olayda sağlamlık var mı? Ama en önemlisi mesela hayvan alırken en önemlisi çift sürer mi, hayvan güçlü mü, kuvvetli mi? Tarlayı iyi sürer mi? Ne gelir getirir? Ne kadar süt verir? Sağmal mı? Ona bakar. Şimdi kadın da adamın sağmal mı değil mi ona bakıyor. Yani ondan ne kadar süt çıkar? Ne kadar gelir getirir? O da ondan ne gelir getirebileceğine bakıyor? Şimdi bu kültür içerisinde iki tarafta birbirini kandırdığını zanneder. Çünkü erkekler genelde o tarz erkekler kendini çok akıllı, yaman, kurnaz, tilki gibi kurnaz çok oyuncu görürler. Kadın da onu çok özür dilerim, argo tabiriyle tam bir avanak olarak görür böyle. Avucunun içine aldığını. Onun hassas yönlerini yakalar mesela nereden onu etkileyeceğini mesela ünlü bir artiste benzetir onu ünlü bir kişiye benzetir. O dağılır orada bir anda yani böyle. İlk defa böyle bir şey gördüğünü, olağanüstü etkilediğini, aklının, zekasının, yeteneğinin diğer yönlerinin olağanüstü olduğunu. Ve ilk defa onda oluştuğunu söyler. İnsanda da kendini beğenmeye karşı eğilim olduğu için, zaafı olduğu için biraz direnmek ister ama direnemez öyle tipler. Küt diye düşer. O düştükten sonra o ikinci adıma başlıyor. Daha da olaya örümcek gibi onu ağlarını sarmaya başlar. İşte şu yönden üstünsün, bu yönden üstünsün. Enaniyetini gittikçe kabartmaya başlar. Çünkü enaniyet gelişmeye müsait bir iç güçtür. İnsanın iç gücüdür. Yani öyle bir güdüsü vardır insanın. Zayıf insanlarda enaniyet eğer beslenirse gelişir. Karşı taraf da bunu sürekli geliştirdiği için mesela tavrıyla bilmem nesiyle. Mesela diyor ki; “çok şahane oturuyorsun sandalyede” diyor. Durduk yere, halbuki klasik maganda yani. “Mükemmel oturuşun. Yürümen, dehşet” diyor. Mesela bir espri yapıyor yerlere yatıyor. Halbuki çok ilkel ve basit oluyor ama. Muazzam diyor onu ona inandırıyor. Ondan sonra aile devreye giriyor. Babası devreye girer, annesi devreye girer. Yani onun avın kaçmaması için ve sağlam olması için. Mesela babası ayrı tekniklerle onu kandıran bir üslup içerisinde olur. O da onu çok beğendiğini, delikanlı genç olduğunu. Annesi çok şefkatli, sana şunu pişirdim, bunu pişirdim. Bir anda sıcak bir aile ortamında olduğunu yani evliliğin zaten oluştuğunu görür. Yani bir nevi oluşmuş sadece imza atılmaya kalmış geriye. Ondan sonra işte evlendiğinde neler alacağını, babası işte sana sağlayacağım araba olacak, ev olacak veyahut “benim çevrem var. Şunları şunları şunları tanırım” diyor. O beyninde artık o rüya gittikçe gelişmeye başlıyor. Sık telefonlar açarak, sık arayarak da sürekli onun beynini uyarıyor. Aklı zayıf olduğu için bir kısım insanların. Sık arama onu uyararak sürekli ayakta tutar. Dikkatinin dağılmasını engelliyor. Sürekli hatırlatıyor yani. Böylece sistemi iyice geliştirir. En sonunda da mutlu sonla neticelenir. İmzayı attıktan sonra o karşısında bigudilerle falan işte paçalı bir kıyafetle çıkıp gerçek kişiliğini gösterir. Bu sefer yırtık, saldırgan, kaba, hakaret eden... Babasının tavrı, annesinin tavrı da değişir. Ondan sonra ezme safhası gelir. Onun aşağılanması ve kontrol edilir hale gelme safhası. Hatta bazen bilinir böyle onun öyle hayvan gibi olması da istenir. Yani yük taşıyan bir hayvana benzemesi istenir. Bir kısım anneler bilir bunu yani. Ne kadar aşağılanırsa, ne kadar ezilirse o kadar iyi kontrol altına alınacağı düşünülerek iyice aşağılanır. O da artık çocuk ve kadın arası bir karaktere bürünür artık o ezilmenin şiddetiyle. Ondan sonra da o zaten zararsız bir mahluk olduğu için onunla hayatını devam ettirir kadın. Nefret eder, tiksinir, gıcık olur, aşağılık görür ama onunla devam eder. O da tabii ona tahakküm ettiği için onu ezdiği ve aşağıladığı için ondan nefret eder, ama gidemez artık. Karşılıklı bir çıkar ilişkisi oluşmuştur. Çocuklar olur mesela hemen süratle hamile kalır. Böyle bir kültür vardır. Bunun üst kültürleri vardır. Daha alt kültürleri vardır. Daha ilkel yapıları vardır. Ama genelde bir kandırma üzerine kuruluyor sistem inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Canlılar Dünyası
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler