Adnan Oktar’ın 17 Ağustos 2010 tarihli Gaziantep Olay TV ve Çay TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Mesela genç kıza babası BMW alıyor bazen. Şimdi bu ne demektir? En az Mercedes’i olan bir damat bekleniyor demektir. Yani çünkü oltaya balık taktıysa, küçük bir balık taktıysa büyük bir balığı yakalamak için takılıdır. Yani değil mi? Başka türlü olmaz. Mesela niçin diyorum soruyorum bazen. Niye okuyorsun? “İşin doğrusu, bu kalitede tahsili bitmiş birisiyle evlenebilmek için” diyor. Yani “amaç bu” diyor. Mesela ev alıyorlar. Evi olmayan birisinin almayacağı belli. Daha iyi bir ev olması lazım. Dolayısıyla ortada bir şirketleşme ve küçük bir anonim şirket havası görülüyor. Anonim şirket kuruluşu gibi. Yani iki ailenin bir şirket kurması, şirket ortaklarının imza atmasıyla anonim şirket kuruluyor. Karşılıklı menfaat. O ona bir menfaat sağlıyor. O ona menfaat sağlıyor. O tanıdıklarını çevresini onunla tanıştırıyor. Oradan ticari bir şey yapıyor. O ona karşı tarafı tanıtıyor. O da oradan bir şeyler sağlıyor. İki taraf birbirinin malını üzerine geçirmek için derdine düşüyor. Mesela kadın hemen evleri üzerine yaptırmasını istiyor. Arabayı üzerine yaptırmasını istiyor. Yaptırmayınca zaten kadında bir nefret oluşuyor. “Güvenmiyor zaten” diyor. Ama yapıldıktan sonra da ertesi gün bir bakıyor adam kapı böyle rüzgarla açılıp kapanıyor. İçeride hiçbir şey kalmamış, eşyalar falan. Bu çok yaygın bir felakettir.
Şu anlattıklarım yüzlerce insan modelinden, yüzlerce karakter modelinden çok küçük bir bölümdür. Dolayısıyla ilkel, samimiyetsiz bir sevgi anlayışı oluyor. Mesela bazı genç kızlar görüyorum. Diyor ki; “ben seni çok seviyorum” diyor delikanlıya falan. Bakıyorsun başka birisine de aynı şeyi söylemiş. O da aynı çizgide. Telefonunda mesela 20 kişi, 10 kişiyi aynı anda idare edebilecek bir güce sahip olmuş. Öyle bir organize tavır içerisinde ve çok zekice davrandığı için onu ona karıştırmıyor, onu ona karıştırmıyor. Hepsi de kendini tek muazzam ve müthiş zannederek yollarına devam ediyorlar. Yani böyle ilkel komik, gülünç bir hayat anlayışı da ayrıca var. Bu da çok bilinen bir şey, değil mi? Mesela gençlerde de beylerde de oluyor. Mesela kıza diyor; “ben bir tek seni seviyorum, böyle bir şeyi ilk defa gördüm” diyor. Bakıyorsun bir tane daha var. Bir tane daha var. Bir tane daha var. Ama yüzünde en ufak bir mimik oynaması olmuyor. En ufak bir hata açık vermiyorlar. İki tarafın da aynı özelliği oluyor. İki taraf da birbirini çok ustaca kandırdığını inanıyor. İki tarafın da özellikleri aynı oluyor aslında. Bu da bir hayli yaygın.
Bakın gerçek sevginin olması için, bir kere şahsın mutlaka Allah’tan şiddetli bir şekilde korkması lazım, bir. Allah’a gerçekten inanması lazım iki, tam anlamıyla inanması lazım. Dünyadan geçmiş olması lazım, üç. Ki, Allah’ın himayesine girsin o, Allah’ın kontrolüne girsin. Allah her şeyi kontrol eder de Allah’ın onu sahiplenmesi mümkün olsun. Allah bir insanı sahiplenmediyse, yalnız bıraktıysa o sadece debelenen bir mahluk haline gelir. Sadece debelenir dünyada yani sürünür ama yaşadığını zanneder. Allah sahiplenirse Allah karşısına gerçekten seveceği, gerçekten hoşlanacağı insanlar çıkartır. Mesela kadınsa ona göre erkek çıkartır, erkekse ona göre karşısına kadın çıkartır.
Bir kere çok vefalı olurlar, gerçek vefa. Çünkü vefa yoksa çok korkunç bir durum vardır. Vefasız bir insan kalleştir, alenen kalleştir vefasız. Sadakat olmaz, sadık olmaz rahatça harcar. Şefkatli olmaz mesela kadın çelikten oluşan bir şey değil ki hastalanabilir, grip olur, nezle olur, kanser olabilir, sakatlanabilir. Şefkat, onu her halükarda koruma demektir. Her halükarda. Mesela kadın kanser oluyor hemen boşanıyorlar. Erkek kanser oluyor hemen boşanıyorlar. Deliler gibi birbirimizi seviyoruz diyorlar gazetelerde görüyoruz biz. Çılgın fotoğraflar, kar topu oynuyorlar, artistik hareketler, kumda kovalamacalar. “Mutluluğun tablosudur bu” diyor, falan. Sonra iki ay sonra diyor ki; “adam kanser olmuş” diyor. Hastanede yine böyle şefkatli bir manzara ama biraz sonra, “aramıza bir kara kedi girdi galiba” diyor. O da ne demekse? “Ondan sonra aşk bitti” diyor. Desene, öküz öldü ortaklık ayrıldı desene, değil mi? Bir şey yok zaten olan bir şey yoktuki bitsin yani. Menfaat vardı, öküz öldü ortaklık ayrıldı diyeceksin. Tabii hasta olan kardeşlerimizi tenzih ederim. Ben kalleşlik olarak görürüm. Bir insanı hastalığından dolayı terk etmek çok acımasız bir harekettir. Çünkü aynı şeyin kendisine yapılmasını istemez insan, değil mi? Çok büyük bir zulüm. Kendisine sorsan, diyorsun; ”sana yapılmasını ister misin?”, “kesinlikle istemem” diyor. “Sen niye yapıyorsun?”, “oluyor işte” diyor. Olmaz öyle şey.
OKTAR BABUNA: Ben hastayken tedavi olurken o kadar çok gördük ki Hocam bu söylediğinizi. Bizzat şahit olduk inşaAllah. Böyle genç evliler oluyordu mesela dediğiniz gibi evlenmiş çok yani somut olaylardan bahsediyorum. Eşi hastalanmış, karısı kanser 8 ay sonra başlıyor evlilikten diyelim. Kocası birkaç ay kalıp, kaçıyordu hemen. Hemen bırakıp gidiyordu bu çok oldu. Ya da tam tersi. Kocasıysa o şekilde. Annesi, babası bıraktıklarının kardeşlerinin aynı şekilde.
ADNAN OKTAR: Anında terk ediyorlar. Çok korkunç acımasızlık. Halbuki insan Allah’ın emaneti. Senin eşin ama aynı zamanda evladın gibi yani, değil mi? Annen gibi yazık ona. Ne demek? Hem de hasta haliyle bırakıyorsun yani dehşet verici bir olay bu. Ölüme terk ediyorsun, uçurumdan atmış gibi bir şey. İnsan nasıl kıyar ona? Çünkü Ahiret arkadaşı olarak evlenmişsin onunla, Ahirette sonsuza kadar beraber olmak için evlenmişsin. Hani Ahiret arkadaşlığın? Değil mi? Sen demek ki dünya arkadaşıymışsın. Ahiret arkadaşı olsan sonuna kadar bırakmazsın. Mümin evlenirken, mesela Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hanımlarıyla evlenirken 60 yaşında Peygamberimiz (s.a.v.) 60-62 yaşında iken genç hanımlarla evleniyordu. Ahiret arkadaşı olarak evlendiler, inşaAllah, değil mi? Hem dünya, hem Ahiret arkadaşı olarak. Ne oldu? 1400 sene geçti üzerinden, yoklar annelerimiz toprağın altındalar ama Cennette birlikteler, inşaAllah. Allah’ın dilemesiyle, inşaAllah...
Kitaplar
Devamı ...Cahiliye Toplumunda İnsan Karakterleri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler