Adnan Oktar’ın 17 Ağustos 2010 tarihli Gaziantep Olay TV ve Çay TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bakın ne diyor İmam-ı Rabbani; sayfa veriyorum, 544. sayfası, Mektubat’ının. Onu açsınlar.
Diyor ki; bak, “(Resulullah) (s.a.v.) Efendimizin göçünden bin sene geçtikten sonra ki bu uzun bir süredir ve arada bir hayli zaman vardır. Bu geçen zamanların büyük işlerin değişmesinde, başkalaşmasında tesiri vardır. Bilirsin ki, (Resulullah) (s.a.v.) Efendimizin ümmeti arasından kamildirler. Yani Resulullah Efendimiz (s.a.v.)’in irtihali üzerinden bin sene geçtikten sonra”. Bak çıkanlar pek kamildirler, “Resulullah Efendimiz (s.a.v.) ümmeti arasından çıkanlar pek kamildirler. Yani Resulullah Efendimiz (s.a.v.)’in irtihali üzerinden bin sene geçtikten sonra”. İki bin sene geçtikten sonra değil, bin sene geçtikten sonra.
“İsterse az olsunlar.” Bakın az sayıda insanlar var, “bir tek İmam-ı Rabbani var” diyor bunlar. Bakın “İsterse az olsunlar” ne demek? Bir topluluk, az olsunlar. “Onların”, bak, onların, bin seneden sonra bahsedilen kişilerin, “onların” diyor. Yani çoğunluk var bin seneden sonra. “Onların pek kemalli olmaları şunun içindir ki, şeriatın takviyesi pek tamam şekilde hasıl olan, aradan bin sene geçtikten sonra Mehdi (a.s.)’nin gelişi de bunun içindir”.
Kardeşim, hani bir tek İmam-ı Rabbani geliyordu bin sene sonra, değil mi? Onların bak yanlış bir mantığı var. Diyorlar ki; “bin sene sonra İmam-ı Rabbani geldiğine göre, bin yılın müceddidi olduğuna göre bir başka müceddid bin sene gelmeden geçemez”. Peki be hey kardeşim, canım ciğerim buradaki ifadede bak ne diyor; “bilirsin ki (Resulallah) (s.a.v.) Efendimizin ümmeti arasından çıkanlar”, çıkan demiyor, çıkanlar. Bir tek İmam-ı Rabbani’dir dese çıkan der, değil mi? “Çıkanlar pek kamildirler”, kamildir demiyor, kamildirler. “Yani Resulullah Efendimiz (s.a.v.)’in irtihali üzerinden (vefat etmesi üzerinden) bin sene geçtikten sonra” bin sene, bin sene geçtikten sonra ikinci bine girildikten sonra, “İsterse az olsunlar” az sayıda varlar.
“Onların pek kemalli olmaları şunun içindir ki, şeriatın takviyesi pek tamam şekilde hasıl ola, aradan bin sene geçtikten sonra Mehdi (a.s.)’ın gelişi de bunun içindir”. Bak, bu binin içinde İmam-ı Rabbani de var, Mehdi (a.s.) de var, Hz. İsa (a.s.) da var. Şimdi bu adamların ağrına gidiyor. İmam-ı Rabbani’yle Mehdi (a.s.)’ın, Hz. İsa (a.s.)’ın aynı anda gelmeleri, aynı bin yıl içinde gelmeleri. “Olmaz” diyorlar, “o bin yıldan çıkartmak istiyoruz Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı”. İmam-ı Rabbani’nin şanına zarar gelir, korkusuyla. O bin yıldan çıkartmak istiyorlar. “O bin yıl mutlaka onun olması gerekir” diyorlar. Yani “Hz. İsa (a.s.) ve Mehdi (a.s.) da gelirse o bin yıldaki Hz. İmam-ı Rabbani’nin gücü azalır” diyorlar, yani “şanı azalır” diyorlar. Özetle bunu demek istiyorlar. Onun için “binden sonraki ikinci bin yıl onun olsun” diyorlar, “ikinci bin yıldan sonra üçüncü bin yılı ancak Mehdi (a.s.)’a ve İsa (a.s.)’a verebiliriz” diyorlar. Yani böyle bir mantık geliştirmiş durumdalar.
Halbuki bak İmam-ı Rabbani de burada bunu çok açık açıklıyor. Değil mi? Yani bu kişilere tabii deliller saymakla bitmez de ben yine özetle söylüyorum. Bak, “bu ümmetin son gelenlerinde”, geleninde demiyor. “Her ne kadar yüksek nisbet var ise de, ona sahip olanlar azdır. Hatta azdan dahi azdır”. Yani çok az sayıdadır. “Bu ümmetin ahirliği, ikinci binin başlaması ile başlar. Yani Resulullah (s.a.v.) Efendimizin irtihalinden (vefat etmesinden) itibaren”. Onlar diyor ki; “İmam-ı Rabbani’nin vefatından itibaren” diyor. İmam-ı Rabbani nerede diyor benim vefatımdan itibaren diye? Bak, “(Resulallah) (s.a.v.) Efendimizin göçünden bin sene geçtikten sonra,” göçü ne demek? Vefat etmesi. Bunlar ne diyor; “Bu ümmetin ahirliği, ikinci binin başlaması ile başlar. Yani Resulullah (s.a.v.) Efendimizin irtihalinden (vefat etmesinden) itibaren”. O diyor ki; “İmam-ı Rabbani vefatından itibaren” diyor. Böyle bir ifade yok Mektubat’ta ve doğru söylemiyor Osman Ünlü Hoca. “Şeriatın teyit hasletleri, milleti tecdidi bu ikinci bindedir. Bu davanın doğruluğuna adil şahid: İsa'nın (a.s.) Mehdi Aleyhi Rıdvan’ın bu bin içinde var oluşlarıdır”.
OKTAR BABUNA:İkinci bin yılda.
ADNAN OKTAR:“İkinci bin yılda var oluşlarıdır” diyor. Osman Ünlü Hoca doğru söylemiyor milletimize ve çok fazla delil var. Ben sadece o kadarını söyleyeyim.
Fakat ağırlarına gitmesi çok acayip. Yani Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile mesela Hz. İsa (a.s.) arasındaki süre İmam-ı Rabbani’nin mesela doğumuyla, Mehdi (a.s.)’ın çıkışı arasındaki süre, bunlara biraz bakmıyor bu kişiler. Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. İsa (a.s.)’dan 571 yıl sonra doğdu. Değil mi? Doğdu, Hz. İsa (a.s.)’dan sonra. Şimdi bunların aklına göre, Hz. İsa (a.s.) ulu’l-azm peygamber olduğuna göre, yeni bir ulu’l-azm peygamber gelmesi için bin sene geçmesi gerekiyor. Bin sene geçmemiş. 571 yıl sonra gelmiş peygamber. Değil mi? Şimdi onların teorilerine göre bunun olmaması gerekiyor işte. Yani mesela, İmam-ı Rabbani için de, aynı şekilde, aynı yüzyılda olmaları adamların ağrına gidiyor. Mesela 1563’te İmam-ı Rabbani doğma.
OKTAR BABUNA:Hicri de 971 inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, şimdi öyle olunca ne olacak? Değil mi? Bir bin sene geçmesi gerekiyor. Mehdi (a.s.) Hicri 1400’de geliyor. Değil mi? Aradaki süre kısa onlar için, onun bin seneye tamamlanması gerekiyor. İmam-ı Rabbani’yi koruyacağız diye Mehdi (a.s.)’ye ve İsa (a.s.)’ya karşı bir tavır içindeler. Gibi görünüyor, yani öyle bir his veriliyor. Halbuki Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in gelişi de bin sene tamamlanmadan gelmiştir. Değil mi? Mehdi (a.s.) de bin sene tamamlanmadan gelmiştir. Değil mi? Ama o ikinci binin içinde gelmiştir. İsa (a.s.) da ikinci binin içinde gelmiştir. Bunu anlatsınlar kardeşlerimiz, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Bir de siz söylemiştiniz Hocam, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in de diğer bütün hadisleri yok sayıyorlar. İki yüz alamet gerçekleşmedi diyor.
ADNAN OKTAR:Şimdi bak ona girersek bunların demagojisi içerisinde boğulabiliriz. Önce bir bu. Burada doğru söylemediğini bütün Türkiye bir duyacak Osman Ünlü Hoca’nın. Her yönden ispat edeceğiz. Anlaşıldı mı? Burada bir bitti mi, ondan sonra öbürlerine başlarız.
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler