Adnan Oktar`ın 9 Eylül 2010 tarihli Maraş Aksu ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı.” Daha hala Müslümanlara saldırının devam ettiği kanaatindeler, zaten o yüzden araziye geçer münafıklar, yani kaçış sebepleri odur. “Eğer (askeri) birlikler gelecek olsa.” Veyahut o devrin polisi de olabilir veya güvenlik birimleri de olabilir. “Birlikler gelecek olsa, çölde Bedevi Araplar arasında olup sizin haberlerinizi sormayı cidden arzu ediyorlardı.”
Bedevi hanzo demektir. Yani, böyle okumayan yazmayan, kafası çalışmayan böyle küt adamlar. Yani böyle sığır gibi yaşamak isteyen, dinden imandan var ya böyle, maganda falan tabir ederler, tam klasik sığır yani. Ama bazen onların içinde çok nadir de olsa, iyi insan çıkar Kuran ona da dikkat çekmiştir. Ama genellikle cinstirler yani. Yani, Bedevi karakteri vurguluyorum ben, bu tip insanlar vardır. Tabii çölde de Bedeviler vardır, bu ayrıdır ama benim söylediğim, yani, Kuran’ın kastettiği bu tip kişilik, inşaAllah. Bak: “Eğer birlikler gelecek olsa, çölde Bedevi-Araplar arasında olup sizin haberlerinizi sormayı cidden arzu ediyorlardı.” Yani böyle hanzoların arasına dağılıp, oradan Müslümanlar hakkında bilgi topluyorlar, yani ne olduğu belli olmayan adamlar Bedeviler. Yani, Müslümanlığa da yatkın, dinsizliğe de yatkın yaşıyor adam, sadece öyle ot gibi adamlar, derler ya “ot gibi”. Kimseye de zararı yok, Müslümanlara da zararı yok, küfrede zararı yok. Bunlar nötr insanlardır, nötr insanlar. Fakat imana karşı da biraz kafaları küttür. Fakat nadir de olsa içlerinde imanlı insanlar çıkar ama medeni olanlar, yani Medine olan. Mesela kültürlü, araştıran, düşünen, inceleyen insanlarda daha çoktur imana yatkınlık. Çünkü din medeni insanlara daha çok hitap eder, yani okuyan, araştıran, derin düşünen insanlara, inşaAllah. Ama Bedevi tiynetinin içerisinde de iman edenler, güzel ahlaklı insanlar da çıkıyor ama medeni olmak esastır. “Haberlerinizi sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.” Yani, içinde de olsa girmez, mesela tebliğe girmez, İslam’ı yaymaya girmez, o hayatını yaşar, müstakil. Yani Müslümanların içerisinde bir ot parçası gibi, o ayrı kendi hayatını yaşar kenardan. Yani aktif, canlı olarak topluca Müslümanlarla birlikte o heyecanı, mücadele azmini yaşamaz. Mesela bir odaya çekilir hayatını yaşar veya bir mağaraya çekilir hayatını yaşar. Veyahut gider sokaklarda gezer, bütün mesele Müslümanların ayrı olmasıdır. Hiç ummazsın, mesela bir de bakarsın gider bir sinemada boş boş böyle bakınıyor. Birde gider bir pastanede oturur böyle, bulutları seyreder boş boş. Yani, mühim olan Müslümanlara uzak olmak, İslam’a hizmet etmemektir onun için Kuran buna işaret ediyor bak: “Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.” Ne tebliğ yapıyor, ne konuşma yapıyor, ne konuşmalara katılıyor, katılmak da istemez. Hani derler ya böyle göstermelik, inşaAllah...
Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler