Adnan Oktar`ın 9 Eylül 2010 tarihli Maraş Aksu ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hanımlarına bir söz söylüyor, “bu aramızda kalsın, sır” diyor, anında götürüp yetiştiriyorlar. Cenab-ı Allah Cibril kanalıyla bildiriyor, “senin bu söylediğin sır olan sözü, konuşmayı, gitti söyledi” diyor Cenab-ı Allah, hepsini anlatıyor Cibril. Peygamberimiz (s.a.v) anlattıklarının bir kısmını anlatıyor, “sen” diyor, “bunları söylemişsin” diyor, müthiş hayret ediyor hanımı. “Sana bunu kim söyledi?” diyor. Bak, yine bu da hastalık işte, bu da bir hastalık işte. Yani, halbuki tam muttaki bir mümin bunu sorar mı Peygamber (s.a.v.)’e? Yani nasıl kim söyledi? Zaten vahiyle hareket ediyor, değil mi? “Her şeyi bilen söyledi” diyor, “Allah söyledi bana” diyor, değil mi? Ki, Tahrim Suresinde Cenab-ı Allah uzun uzun Peygamber (s.a.v.)’in hanımlarını tehdit etmiştir. Garip yani evli olmanın verdiği bir rahatlık. Halbuki Peygamber o, yani senin imamın. Yani evli olman neyi değiştirir? Sana özel bir statü meydana getirmez ki, bilakis daha saygılı daha titiz olmanı gerektirir, değil mi? Yani, hani kadın geleneği vardır, dünyanın ilk yaratıldığında, kadın geleneğiyle daha rahat olunabileceğini düşünüyor, daha rahat olunmaz. Daha saygılı olması gerekiyordu, daha itaatkar, daha bağlı olması gerekiyordu. Ve çok yordular Peygamberimiz (s.a.v.)’i. Allah diyor: “Hz. Musa (a.s.)’ya eziyet edenler gibi olmayın” diyor Allah. Ona da çok eziyet ettiler Hz. Musa (a.s.)’ya. Yani psikolojik baskı yapıyorlar. Peygamber (s.a.v.) zaten gözler önünde, zaten fitneye açık, zaten münafıkların malzeme aradığı bir ortam var, kalbinde hastalık olanlar zaten “bir açık olsa da eleştirsek” diyorlar. Yahut demese bile, eleştirecek bir ortam olduğunda hemen onu alıp ima ediyorlar mesela Peygamber (s.a.v.)’e, rahatsız ediyorlar. Böyle bir ortamda Müminlerin çok sıkı Peygamber (s.a.v.)’den yana tavır koyması gerekirdi, değil mi?
Ondan sonra, Hz. Ömer zamanında da yaptılar, Hz. Osman zamanında da yaptılar. Çıktılar herifler tavana, Hz. Osman’a, işte, “halifelikten ayrıl, sana yiyecek vermeyeceğiz, su vermeyeceğiz, bekliyoruz” diyorlar, tavana çıkmış. Bir sürü zonta, ayı, ondan sonra, köpek hatta. Hz. Osman da çok nazenin, çok şefkatli, merhametli. O da yüzüne baksan, kıpkırmızı olan bir. “Ben” dedi, “Müslümanlar’a karşı sert davranmak istemiyorum” dedi. “Allah affetsin” dedi, “ben istemiyorum” dedi, “inşaAllah vazgeçerler” dedi. Oktar’ım ben orada olacaktım. O tavanda olanlar orada duracaklardı. Ben çok şefkatli bir adamım, çok sevgi dolu bir adamım. Ah ben bir orada olacaktım yani. Yani onu tamamen bana bırakacaklardı, ondan gerisine sen karışma. Bak karınca ezmem ben ama onları sen bana bırakacaktın. Yani orada, Hz. Osman’ı tehdit etmek ne demekmiş, çok güzel ikna ederdim ben onları orada, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Siz orada olsaydınız çıkamazlardı oraya.
ADNAN OKTAR:Bir kere oraya çıkamazlardı, yani. İnşaAllah...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler