Adnan Oktar`ın 10 Eylül 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Türkiye aydınlanacak, Türkiye modernleşecek, Türkiye demokrat olacak. Artık böyle acayip hikayeler duymayacağız. Mesela eskiden hikayeler duyuyorduk. Mahkeme diyor ki; “buradaki şahitler, gösterdiğin şahitler hepsi korkutulmuş şahitlerdir ve bunların ifadesi geçersizdir” diyor, “bunlara bu kişiler, bu örgüt veyahut bu adamlar tehdit uygulamışlardır ve bunlar şikayetinden vazgeçmişlerdir” diyor. Öbür mahkeme de diyor ki, aynı davada; “şahitler tam anlamıyla doğru söylemişlerdir. Hiçbir şey yoktur” diyor. Aynı mahkeme, aynı mahkeme bak. Onda diyor, “şahitlerin hepsi doğru söylemiştir.” İkinci üçüncü yargılanırken; ”bunda da yalan söylemiştir” diyor. Bu kadar, teşekkür ederim. Böyle mahkemeler oldu. Bütün milletin gözü önünde. Git şikayet et, istediğin yere şikayet et; hiçbir netice alamazsın. Tazminat davası açamazsın, ceza davası açmazsın. Kardeşim şimdi bakın, aynı dava, on tane şahit var, aynı dava, aynı insanlar, fark etmiyor. Beş insan yargılanıyor; “bunları, beraat ettirdim. Şahitler çünkü doğru tehdit altındaydılar” diyor. Beş kişi daha yargılanıyor; “bütün bu şahitler daha önceden yalan söylemişlerdi” diyor mahkeme, “hepsi yalandı” diyor. Şimdi bu ne demek oluyor? İlginç, hayret edilecek bir şey. Tabii ki saygımız var ama mahkemeye verme hakkımızın da olması lazım, saygımızın olduğu kadar. Mahkemeye veremiyoruz. Bunu mahkemenin çözmesi lazım böyle bir şeyi; çözemiyor. Efendim, savunma yapacaksın. Mahkeme diyor ki; “savunma yaptırmıyorum” diyor. Ne yapmam gerekiyor? “Yaptırmıyorum, son savunma yok” diyor, ve cezayı veriyor. Şimdi ne yapacaksın? Şikayet edeceğin bir yer var mı? Netice alamazsın, alamıyorsun. Alabilen varsa gelsin bana söylesin. Ben alabilen görmüyorum.. Mesela, efendim, var mı senin aklına gelen öyle ilginç şeyler mahkemelerde? Yani duyduğun oradan buradan çeşitli mahkemelerle.
OKTAR BABUNA: Var Hocam, inşaAllah. Dediğiniz gibi, aynı suç isnatlarıyla, aynı kanun maddeleri, aynı şahitler, aynı delillerle, aynı mahkemelerde, farklı kanunlarla yargılanıp, farklı hükümler verildi ve yargılanan kanun maddeleri söylenmedi.
ADNAN OKTAR: Adam yargılanıyor, yargılanırken hangi kanundan yargılandığını sorduğunda, mahkeme söylemiyor. “Söylemeyeceğim” diyor. O kendi bulacak. Yani “sen bul” diyor, mahkeme gibi yani. Öyle bir şey oluyor. Bu var, böyle oldu bunlar. Nereye şikayet edeceksin? Net netice alamazsın. Yani, soruyor adamlar, yargılananlar diyor ki; “ben hangi davadan yargılanıyorum efendim, hangi maddeden yargılanıyorum?” Cevap yok. “Cevap vermeyeceğim” diyor mahkeme. Kendilerinin bulmasını istiyor. Adam nasıl bulsun kendisi? Ama demek ki kabiliyeti daha geliştirmesi gerekiyor yani bulacak demek ki bulması gerekiyor. Yani ben böyle bir kanun olduğunu bilmiyordum yalnız, böyle bir şey olduğunu. Kendisinin bulması gerektiğini bilmiyordum. Kendisi bulacak. Bir dosya oluyor mesela, mahkeme dosyası. On tane delil var. Diyor ki mahkeme “bu on delili ben geçerli saydım. Ben bu kişileri beraat ettirdim. Şimdi geçin” diyor adamlara, “şimdi devamı gelsin. Bu on delilin onunu da geçersiz kıldım ben şimdi, size de mahkumiyet verdim” diyor. Bakın, on kişiye “on delilden beraat verdim. Hepsi geçerli bu delillerin” diyor. Ama “sizde bu delillerin hiçbiri geçerli değildir. Size de ceza verdik” diyor. “Çünkü polis ifadesi” diyor, mesela mahkeme “polis ifadesi, polisin aldığı ifade yanında avukat olmadan alınmış. Avukat yok yanında ve işkenceyle alınmış. Bu sebeple ben bu ifadeyi geçersiz kılıyorum” diyor, mahkeme, “ve beraat veriyorum. “Siz gelin” diyor, öbür ekibe. “Yanınızda avukat var mıydı?” diyor, “yoktu” diyorlar. “İşkence oldu mu?”, “oldu”. “Olsun” diyor, mahkeme, “ben bunu geçerli sayıyorum, sizde geçerli sayıyorum. Size de ceza veriyorum” diyor. Onlar da “onları da geçersiz sayıyorum” diyor. Yani “onlardaki ifade tamamdır. Ama bunda geçersiz sayıyorum” diyor. Yani eğer avukat yanındayken alınan ifade geçerliyse, tamam. Ama avukat yanında yok. Ve işkenceyle alınmış. Haklı olarak ne diyor mahkeme? “Ben bu ifadeyi saymıyorum” diyor, tamam. “Şimdi sıra size geldi” diyor ikinci ekip için. “Ama sizde kabul ediyorum. İşkenceyle de alınsa, yanınızda avukat olmasa da ben bu ifadeyi geçersiz kılıyorum ve size ceza veriyorum” diyor. Saygımız var, çok büyük hürmetimiz var. ama ben böyle bir sistemin olmasının hayret verici olduğunu düşünüyorum ve “evet” veriyorum. “Evet” vereceğim ve yargıda düzenlenme olmasını istiyorum. Ben bunların tekrar etmesinin şaşırtıcı olduğunu düşünüyorum. Bak ben bunu konuşamayacak durumdayım, artık düşünün yani.
OKTAR BABUNA:Ki daha da fazla var Hocam, çok var daha.
ADNAN OKTAR:Konuşamıyorsun, söyleyemiyorsun. Mesela açık olan bir şeyi söyleyemiyorsun. Şikayet de edemiyorsun. Şikayet etsen de hiç netice alamıyorsun. Git, istediğin yere şikayet et. Hiç netice alamazsın. Tazminat davası, mümkün değil, mutlaka dönüyor. Yani mutlaka kaybediyorsun. Yani böyle yüz tane örnek verebilirim ben. Diyor ki arkadaşlarımız; “bu çok güzel, devam etsin” diyorlar. Ben de biraz şaşırtıcı buluyorum diyorum. Değişse nasıl olur acaba diyorum kanunlar? Bu, anlattığımız bu...
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler