Adnan Oktar’ın 18 Ağustos 2010 tarihli Samsun AKS TV ve Kayseri TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Hz. İbrahim (a.s.) diyor ki; “Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?”” Put heykeller yapıyorlar, iki büklüm önünde eğiliyorlar. Kore’de falan var şu an. Mao’nun da heykellerinin önünde iki büklüm eğiliyorlar. Soruyor Hz. İbrahim (a.s.). Onlar da diyorlar ki; “"Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk" derler” diyor. “Bizi böyle alıştırdılar. Sistem bizi buna alıştırdı. Heykellerin önüne gelip böyle bel bükeceksiniz” dediler. “Biz de bunu yapıyoruz” diyorlar. “Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."” “Siz de, atanız da, geçmişiniz de anormalsiniz” diyor. “Anormal bir felsefe, inanç ve düşünce içindesiniz” diyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Sen bize gerçeği mi getirdin yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?" “Sen alay mı ediyorsun yoksa bizle, oyun mu oynuyorsun bizle?” diyorlar. “"Hayır" dedi. "Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir, onları Kendisi yaratmıştır ve ben de buna şehadet edenlerdenim."” “Allah’ın bu yarattıklarına şahidim” diyor. “Andolsun Allah'a,” yemin ediyor Allah’a, “sizler arkanızı dönüp gittikten sonra, ben sizin putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.” İşte benim söylediğim de bu, PKK’ya direkt din anlatılmaz. Önce putlarının kırılması lazım. Onların putu nedir? Darwinizm ve materyalizm. Hz. İbrahim (a.s.) bak ne yapıyor? İlk önce puta saldırıyor.
“Ben sizin putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım. “Böylece o yalnızca büyükleri hariç olmak üzere onları paramparça etti. Belki ona başvururlar diye.”” Putlardan bir tanesini bırakıyor Hz. İbrahim (a.s.). Bu batın ilmidir, Ledün ilmidir. Hz. İbrahim (a.s.)’a deseler ki; “bu puta niye ellemedin?” O devrin bağnazları, yobazları. “Niye dokunmadın?” Anlayamaz. Halbuki bir hikmetle dokunmuyor o puta. Ama diğer putları deviriyor, bir tanesine ellemiyor. Ledün ilmini de bilmedikleri için garibine gidebilir bakanların. “"Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir" dediler.” Haber yayılıyor. O devirdeki puta saldırma. Mesela biz de şu an Darwinizme, materyalizme saldırınca nasıl çıldırıyorlar. Ta yabancı basın, bütün yabancı basın, binlerce haber çıktı Avrupa’da, Darwinizme saldırdığımız için çünkü putlarına vuruyoruz. “"Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler” diyor. Bak, tek bir hedef gösteriyorlar. “Şu şahıs bunu yapıyor” diyorlar. “Bu anti-put bir insan” diyorlar. “Puta saldırıyor” diyorlar. “Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar."” Asrımızda bunu nasıl yapıyorlar? Basın, televizyon, radyolar, diyorlar; “ilgili şahıs bu.” Fotoğraflarla falan halkın gözleri önüne getiriyorlar. Dikkat çekiliyor. “Puta saldıran, Darwinizme saldıran, materyalizme saldıran kişi budur” diyorlar. “Dediler ki: "Ey İbrahim, bunu ilahlarımıza sen mi yaptın?"” Şimdi Hz. İbrahim (a.s.)’ın gözaltına alındığını görüyoruz. Bak burada diyor, “Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin.” Zaten bu gözaltıdır. Burada bir polis sorgusu var. “Dediler ki: "Ey İbrahim, bunu ilahlarımıza sen mi yaptın?"” Savcılık ve polis aşaması gibi. “"Hayır" dedi. "Bu yapmıştır, bu onların büyükleridir; eğer konuşabiliyorsa, siz onlara sorun."” Bir hukuk tekniği kullanıyor Hz. İbrahim (a.s.) burada. “Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.” Yani kendilerinin zalim olduğunu anlıyorlar. Şu anda da Darwinistler, bilinçaltında yenildiklerini kabul ettiler. %99’u kabul etti bilinçaltında. Bilinçaltı çok önemlidir. Kuran buna dikkat çekiyor. Zahiren kabul etmemek hiç önemli değildir. Önemlidir de, bilinçaltında kabul çok önemlidir. Bir insana yalancı olduğunu ispat edersin. Adam “yok ben doğruyum” der ama anlar yalancı olduğunu. İstediği kadar desin. “Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler.” Zaten bu münafıkların da özelliğidir. Sürekli oynak olurlar, bir öyledirler bir böyle. Bir türlü normal olmaz. Mesela bak önce dürüst gibi davranıyor, yine sapıtıyorlar. “Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilirsin” diyorlar. Bak kendi putlarına güvenmiyorlar zaten. Hani putlarınız öyle bir şeyler yapıyordu. Dediler ki; “proteinleri bizim putlarımız yapıyor” dediler. “Tesadüf putu yapıyor” dediler. Doğru söyleyin dedik. “Yok, tesadüf putu değil gökten gelen putlar yapıyor” dediler, bu seferde. “Uzaylılar geldi, uzaylılar yapıyor” dediler. Bilim adamı bunu söyleyen. Dawkins söylüyor değil mi? Adam açıkça söylüyor, “uzaylılar yaptı” diyor. En baba adamları, bilim adamı olarak en çok güvendikleridir. “"Size ve Allah'tan başka taptıklarınıza yuh olsun” diyor. Onları telin ediyor. “Siz yine de akıllanmayacak mısınız? Dediler ki: "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun."" Artık onu her yönden çökertme kararı almışlar, Hz. İbrahim (a.s.)’i ve toptan karar alıyorlar, bak “dediler ki,” “dedi ki” değil, “dediler ki.” Sistem kendini korumaya geçiyor. “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun." “Sistemi böyle koruyabiliriz. Yardım edebiliriz” diyor. “Yoksa bu çökertecek sistemi” diyor. “Biz de dedik ki: "Ey ateş, İbrahim'e karşı soğuk ve esenlik ol."” Ahir zamanda da Hz. Mehdi (a.s.)’yi kendilerince; rejim, sistem ve insanlar, küfür ve delalet, Darwinist ve materyalistler yakmak isteyecekler. Etkisiz hale getirmek isteyecekler. Fakat Allah ne diyor? “Ey ateş, İbrahim'e karşı soğuk ve esenlik ol.” Yakmayacaktır, hiçbir etkisi olmayacaktır, inşaAllah. “Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık” diyor. Her tuzakta Allah bin beteriyle on bin karşıtıyla çökertir. Tuzakların sistemi şöyledir bakın, insanlar bunu bilmiyorlar; bir insanın aleyhine biri tuzak kurduğunda o tuzağı Allah kurar. Ama o tuzağın, paramparça edilmesini de Allah kurar. Her tuzak Allah’ın kanununda mutlaka bozulacak şekilde yaratılıyor. Tuzaklar bir bütündür. Adamı ezmek için yapılan tuzak şu kadarcık bir bölümse, onu paramparça edecek tuzakta bu kadarlık bir bölüm oluyor ve onu bir blok, bütün olarak yaratıyor. Tek parça bir kutunun içindedir, ikisi birlikte Allah tarafından yaratılır. Yani aleyhte olan tuzak küçük bir bölümdür, onu parçalayacak olan tuzak da büyük bir bölümdür. Blok olarak yaratılır. Ama o tuzağı kuran müstakil tuzak kurduğunu zanneder. Halbuki o blok bir tuzak ile karşı karşıyadır ve kendini parçalayan tuzağın içine girer. Onun için Müslümanlara yapılan her tuzak mutlaka bozulur. Bediüzzaman’a yapılan her tuzak bozulmuştur. Tamamı bozulmuştur, hep aleyhlerine olmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.)’e yapılan bütün tuzaklar aleyhlerine olmuştur...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler