Adnan Oktar`ın 10 Eylül 2010 tarihli Harun Yahya Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Çevremden de arkadaşlarım da böyle ilgili Akademi’ye geldiğimde falan, “oo” dediler, “bak sakallı gelmiş bak birisi” çok dikkatlerini çekti. Baktım Sovyet yanlısı komünistlerin olduğu bir topluluktu. Yanlarına gittim, saat kaç dedim o çocuğa, onu diyen çocuğa, hafif rengi attı. Saati söyledi. Biraz da konu açtım, sohbet açtım, baktım çok normal konuşmaya başladı. Baktı ki öyle bağnaz falan birisi değilim. Çünkü ben alenen gidiyorum, komünistlerin içerisine giriyorum. Niyetim bozuk olsa öyle olmayacağı belli. Değil mi? Sonra yavaş yavaş, yavaş yavaş hepsi çok sevdiler okulda. Hocalarla falan da öyle bağlantı kurdum. Hatta orada komünistler bir eylem yapacaklardı. Hocalar durdurttular. Allahualem ben varım diye durdurttular. Nuri Hoca vardı, öyle pipoluydu falan. Dedi; “benim bu grubun katılmayacak” dedi, ben vardım orada grupta yani zaten, “biz katılmıyoruz” dedi. Ondan sonra, okulda mesela boykot yapıyorlardı. Ben Cuma namazına alenen gidiyordum. Komünistler kapıyı dolduruyorlardı böyle. Selamün aleyküm diyordum, aleyküm selam diyorlar, şaşırıyorlardı. “Nereye gidiyorsun falan”, ben Cuma namazına gidiyorum müsaadenizle diyordum. Açıyorlardı o malzemeleri, oradan geçiyordum. Üç tane engel alanım, hepsinden geçtim gittim. Namazımı, benim saklım gizlim yoktu. Açık, alenen tebliğ yapıyordum. Değil mi? Mesela bir tanesi öyle namazlarını gizli kılıyormuş, onu Beyoğlu Camii’nde görmüşler, Beyoğlu’ndaki camide. Komaya sokmuşlar. Yani öldüresiye dövmüşlerdi ama ben alenen kılıyordum namazlarımı. Açık yani bende öyle çekinme falan yoktu inşaAllah. Ben bir tek Allah’tan korkarım. Defalarca tehdit ettiler, hiç tınmam yani inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Hatta sırf tehdit değil, dokuz kere suikast girişimi olmuştu Hocam.
ADNAN OKTAR:Ama ne şahane bir şey, acayip hoşuma gitti. İlk geldiğimde Ortaköy’e yedi el kurşun sıktılar, iftihar ettim, acayip hoşuma gitti. En hoşuma giden olaylardan bir tanesidir. Mükemmel hatıralarımdan bir tanesidir. Hiçbiri isabet etmedi. Manavın önünde, manav vardı orada, evin önünde. Korkutacaklar güya yani böyle, hedef gözetmeden sıkıyor böyle inşaAllah. Hiçbiri isabet etmedi. Ondan sonra baktım böyle iştahlılar, sabah namazlarına özel sabah erkenden kalkıyordum, Ortaköy’de aşağı cami var ya, Mecidiye Cami, oraya kadar, gece karanlığında, özellikle karanlıkta çıkıyordum, göğsümü de gerip, kafamı da iyice böyle geriye alıp, böyle dimdik. Ara sokaklardan falan geçiyordum, hani gelin vurun gibisinden. Çünkü kaderimdeyse olur. Kaderimde yoksa öldüremezler, şehit edemezler. Ben de dedim ki, mesela bizim arkadaşımız vardı, ismini vereyim mi, vermeyeyim mi bilmiyorum da. Vermeyeyim ismini şimdi boş ver, ayıp olur çocuğa. Kurtuluş Lisesi’nde arkadaşımdı, komünistti. Ben onu dövmesinler diye korurdum, orada okulda. Ülkücüler dövmesin diye, engel olurdum. “Sana açıkça söyleyeyim” dedi, “okulda seni vururlar” dedi, “vuracaklar” dedi, “buraya gelme” dedi, “okula” dedi. Ben vazifemi yapacağım dedim, Allah bana bir vazife veriyor, ben bu vazifeyi yapacağım. Vazifem bitmeden beni kimse öldüremez dedim. Kaderim, vakit geldiğinde zaten hiç kimse de onu durduramaz dedim. Onun için senin gönlün rahat olsun dedim. Öyle bir şey olmaz devam edeceğim dedim. O günse o gün, bir hafta sonraysa bir hafta sonra. Ben kaderimdeyse olur. Hiçbir şey yapamazlar. Bak dokuz kere oldu suikast, ne kadar kolay bir şey, yolda yürürken, tek başına yürüyordum ben yolda. Adam silahı çekecek, vuracak, bu kadar basit. Kimse de karışmaz. Okulda da çok rahat, çaka çaka komünist doluydu. Biri gelip silahla vursa, öbürü görmedik dese konu kapanır, bu kadar. Zaten tenha yollardan gidiyordum özellikle de gelsin, vursunlar diye. Yani sokakta in, cin top oynuyor, kimse yok. Sokak köpekleri vardı bir tek sadece. O kadar. Köpekler de şahit olamayacağına göre. Vuramazlar, Allah’ın takdiri olmadan yapamazlar. Eli bile gitmez, kaldıramaz. Olsa bile, yedi kere sıktı, bir tanesi bile gelmedi. Yapamaz. Bunu onlara göstermek için özellikle yaptım. Yani canı alanın Allah’ın olduğunu onlara göstermek için ve bunlara onu ispat ettim.
OKTAR BABUNA:Hocam Akıl Hastanesi’nde de 14A gibi adam öldüren azılı delilerin, hastaların arasına yerleştiriyorlar sizi. Orada da bir olay anlatmıştınız Hocam, size böyle biraz musallat olan bir ağır hastanın olduğunu.
ADNAN OKTAR:Adam kapıyı kırdı, artık deli adam, ızbandut gibi bir şey, akıl hastası. Ben her tebliğ faaliyeti yaptığımda, dini, İslam’ı anlattığımda, arkadaşlarımı çağırdığımda, her seferinde beni akut servise alıyorlardı. Azılı delilerin olduğu bölüme alıyorlardı, her seferinde. Rahmetli o zamanlar herhalde öyle uygun görüyordu. Ondan sonra o şekilde bir uygulama vardı. Ben de her seferinde yine oradan da faaliyetime devam ediyordum, penceresinden de olsa devam ediyordum. dedim bu adam şimdi kapıyı kırdı dedim. Adam açıkça da söylüyor yani, kararlı olduğu belli, saldırgan, gözlerinden de deli olduğu belli. Benim bulunduğum yerin odasını kırdı adam. Adam açık açık da tehdit ediyor. Öldüreceğine, asacağım, keseceğim, bilmem ne, deli olduğu için ağzına gelen her şeyi söylüyor. Doktor diyor, “gönderemeyiz”, beni çıkarın o zaman dedim, normal servise verin dedim. “Yok seni de gönderemeyiz” dediler, “emir var” dediler. Bu adamı gönder, onu da gönderemeyiz. Allah Allah. Ne yapacağız dedim. “İdare et bir şey olmaz” dediler. Şimdi idare et, bir şey olmaz. Kardeşim kapıyı kırmış adam artık daha ne yapsın. Bu nedir olayın? Bir sonraki safhada adamın gidip gırtlağımıza çökecek belli yani. Orada böyle orta boylu zayıf akıl hastası vardı. Birden bire o delilendi o, bir şey yaptı. Adamı feci şekilde dövdü ama öldüresiye dövdü böyle. Adamı mecburen alıp götürdüler. Mesela Allah’ın hikmeti. Onu Allah ilham etti demek ki, yani çünkü onun teşvik edecek bir şeyi de olmadı. Bir sebep de yok, direk böyle bir saldırganlaştı. Benim bulunduğum dönemde yedi kişiyi öldürdüler. Tavalarla, mavalarla falan akıl hastaları. Öldün mü zaten hiçbir şey olmuyor. Öldürdüğünde, niye öldün bile demiyorlar. Sadece tutanak tutuluyor o kadar. Öldürdü diyorlar, gidip götürüp gömüyorlar, konu kapanıyor. Öyle bir şey yok. Yok, bir şey yok, hiçbir şey yok. Bak yedi kişiyi öldürdüler. Ben de içlerindeyim adamların. Allah korudu inşaAllah...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler