Adnan Oktar`ın 12 Eylül 2010 tarihli Harun Yahya Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Bilal kardeş Amerika’dan; “Hocam biraz daha detaylı bilgi verebilir misiniz?” diyor. Ona biraz detaylı bilgi verelim. Bakın, Mevdudi çok büyük bir alimdir. Onun anlattığını anlattım ama bir daha anlatayım. Bediüzzaman’ın da övdüğü bir alimdir. Yani Mevdudi çok önemli bir insandır. “Züleyha’nın kocası vefat ettikten sonra Yusuf (a.s.) ile evlendiği şeklindeki anlatımlar daha çok edebi hikaye türüne uymakta ve dayanmaktadır”. Hadise dayanmıyor. Yani dini, Kurani bir kaynağı yok, hadis kaynağı yok. “Aslında bakıldığı zaman, Züleyha iyi bir izlenim bırakmamıştır. Kuran’daki ayetlerden anlaşıldığına göre Züleyha, Yusuf (a.s.)’ı yoldan çıkartmak için her türlü şeytani yola başvurmuştur”. Mevdudi diyor bunu. Yani hani diyor; “Hocam, nasıl Züleyha’ya bunu söylersin” diyor, Kuran söylüyor, Allah söylüyor ve bak büyük müceddittir Mevdudi, o söylüyor, inşaAllah. Bak, “Züleyha, Yusuf (a.s.)’ı yoldan çıkartmak için her türlü şeytani yola başvurmuştur”. Bizim kınadığımız bu, değil mi? Acayip olan bu. Yani hastalıktır bu. Ben demiyorum ki “bu hastalığı ölünceye kadar devam etti, bu adamlar, bu kişiler Cehenneme gittiler” demiyorum ben, bilmem ben. Allah inşaAllah affetmiştir, Cennetlik olmuşlardır. Ben ne bileyim? Ama o anki tavırlarını biz eleştiriyoruz. Kuran eleştiriyor, Cenab-ı Allah eleştiriyor; ben de onu naklediyorum. Büyük alimler eleştiriyor, ben de onları naklediyorum. Yani Cehennemlik, ben de günahkar oluyorum, bir çok insan günahkar oluyorlar, hata yapıyor. Tevbe ediyoruz. Yani hata yapıyor demek Cehenneme gidecek anlamına gelmez ki. Sonunun ne olduğunu kimse bilemez kimsenin, değil mi? Ama yapılan bir hata varsa bu anlatılır. Yanlış bir şey varsa bu anlatılır. Bir hastalık varsa bu anlatılır. İbret olması için anlatılır; başkası bu hataya düşmemesi için. “Onu Allah yolundan doğruluktan, haktan saptırmak için uğraşmıştır” bunlar hep fısktır, anormal hareketlerdir. “Cehenneme gitmiştir” demiyor, bak. Ne diyor? “Hazreti Yusuf’u Allah yolundan, doğruluktan, haktan saptırmak için uğraşmıştır”. Bu şeytani bir harekettir, yanlış bir harekettir. “Bunun için yalan söylediği ve çeşitli hilelerle başvurduğu ayet ile sabittir”. Yalan söylemek, o da haramdır, değil mi? Mesela Müslümana hile yapılmaz, bu da haramdır. İftira atılmaz, bu da haramdır. Bunları yapmıştır. Ama biz, “Cehenneme gitti” demiyoruz. Oradaki yapılan hatayı, eksikliği, hastalığı anlatıyoruz. “Çeşitli hilelere başvurduğu ayet ile sabittir. Bir Peygamberin, böyle bir hanımla evlenmesi onun izzetini zedeler. Yusuf (a.s.)’ın onunla evlenmesi şu mealdeki ayete de ters düşmektedir” diyor Mevdudi. “Nur Suresi, 24. Sure, 26. ayet “Kötü karakterli kadınlar, kötü karakterli erkeklerle; kötü karakterli erkekler, kötü karakterli kadınlarla, temiz karakterli kadınlar, temiz karakterli erkeklerle ve temiz karakterli erkekler de temiz karakterli kadınlarla” Nur Suresi, ayet var, Allah’ın ayeti. Bu hükümler bütün Peygamberler için geçerlidir. Hepsi için geçerlidir yani bir tek Peygamber Efendimiz (s.a.v.) İslam’ın gelişi ilk defa değil ki; Tevrat da İslam’dır. Tevrat’ın geldiği zamanda İslam diniydi o. İncil’in geldiği zaman da İncil, İslam dinini anlattı.
Mesela kardeşime bir delil daha veriyorum. Taberi; artık Taberi tefsiri, en büyük alimler, İslam, Ehl-i sünnet alimlerinden kaynak veriyorum. Bak, Taberi ne diyor? “Tevrat'ta Hz. Yusuf (a.s.)'ı zindandan çıkararak yönetimi ona teslim eden kralın, ayrıca onu 10 şehrinin kâhini Poti-fera'nın kızı Asenat’la evlendirdiği ve Hz. Yusuf (a.s.)'ın bu hanımından, kıtlık başlamadan önce iki oğul sahibi olduğu bildirilir”. Bak, “Poti-fera'nın kızı Asenat”. Yani Züleyha değil, ayrı bir insan. Mesela bu, tamam bu. Tekvin, 41/45-50 “Züleyha'nın kocası Aziz'in adı Potifar idi. Muhtemeldir ki, Asenat'ın babası Poti-fera ile Züleyha'nın kocası Potifar isim benzerliği yüzünden karıştırılmış” diyor. “İsim benzerliğinden karıştırılmıştır” diyor. “Ve Hz. Yusuf (a.s.)'ın görevini devraldığı Potifar'ın hanımı, yani başına bilinen sıkıntıları açan Züleyha ile evlendiği söylenmesinin sebebi budur” diyor. O yüzden yani böyle bir karışıklık olmuş diyor, söylenmiştir diyor. Taberi, Tarih I, 178; İbn Kesir, Tefsir, Salebi 128. sayfa, hepsinde var. İbn Kesir’de de var, Salebi’de de var, Taberi’de de var. “Kurtubî, onun çocukları hakkında bilgi verirken, iki oğlu ve bir kızının isimlerini vermiş; ancak onların annelerinden bahsetmemiştir (Tefsir, 9, 270). Bunun sebebi, Hz. Yusuf (a.s.)'ın hanımı hakkındaki rivayetlere güvensizlik olmalıdır” diyor. Çünkü rivayet yok, hikaye var; hikaye ile olmaz. Ama bak diyorum, belki bu insanların hepsi velidir, sonra Allah affetmiştir, değil mi? Günahlarından arınmışlardır. Biz o kısmını demiyoruz. Kuran’ın anlattığı, yani “bunlar cehenneme gitmiştir” demiyor. O an ki hatalarını anlatıyor. Yusuf’un kardeşlerinde de o an ki hataları. İbret olarak anlatılıyor. Bize insanlar bunu ibret olarak , “bu bir hastalıktır, şeytani tavırdır” diye anlatmak durumundayız. Yani saygıdan dolayı biz bunun anlatamayız diye bir konu yok. Allah anlatmış zaten Kuran’da. Nasıl anlatamayız yani? Hakk’ın hatırı alidir, halkın hatırı ali değildir...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler