Adnan Oktar`ın 12 Eylül 2010 tarihli Harun Yahya Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Tahrim Suresi’ni aç, Kuran’dan bul bana Tahrim Suresi’ni. Yani bu ayetler okuyalım diye Allah bildirdi. Biz bunu gizleyelim diye değil ki Cenab-ı Allah. İbret olacak, anlatacağız. Bir daha da insanlar bu tip şeylere yanaşmayacaklar, inşaAllah.
Evet. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Şeytandan Allah’a sığınırım “Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun?” Bak, Peygamberi (s.a.v.) zor durumda bırakmışlar. Bakın, “Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun?”, “kendine niye haram kılıyorsun?” diyor Cenab-ı Allah. Benim nur yüzlü Peygamberim zor durumda kalmış. Bunu anlatacağım tabiî ki. “Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz (veya meşru) kıldı. Allah, sizin mevlanız (sahibiniz, yardımcınız)dır. O, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, O da (Peygamber) bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince”, Peygamberimiz haber veriyor; böyle bir konuşma oldu diye “(eşi) demişti ki; ‘bunu sana kim haber verdi?’ O da; ‘bana bilen, (herşeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi’ demişti. Eğer sizler (Peygamberin iki eşi) Allah'a tevbe ederseniz (ne güzel)”, tamam, tevbe ederse mükemmel, çok güzel. Yani Cehenneme gitti demiyor ki Cenab-ı Allah. Tevbe etmelerini söylüyor ama bunun söylenmesi gerekir. Tevbe edilecek bir hareket yapmışlar, değil mi? Yanlış bir hareket yapılmış. “Çünkü kalpleriniz eğrilik gösterdi”. Bu ne demektir? Hastalıktır bu; kalplerin eğrilik göstermesi. Bu nasıl anlatmak suç oluyor bunu? “Eğer ona karşı birbirinize destekçi olmaya kalkışırsanız, artık Allah, onun Mevlasıdır; Cibril ve müminlerin salih olan(lar)ı da”, Peygamberin destekçisidir diyor, Cenab-ı Allah. “Bunların arkasından Melekler de onun destekçisidirler”, Peygamberimiz’in. “Belki onun Rabbi, eğer o sizi boşayacak olursa (nikahından düşürürse) ona yerinize (sizin yerinize) sizlerden daha hayırlı Müslüman, mümin, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir. Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert (iri cüsseli) güçlü Melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler”. Alır Cehennemin içine atarlar. Bak Cenab-ı Allah tehdit ediyor. “Ey inkar edenler, bugün özür beyan etmeyin. Siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz”, Cenab-ı Allah tehdide devam ediyor. Sonra Cenab-ı Allah diyor ki “Ey iman edenler, Allah'a kesin (nasuh) bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Allah sizin kötülüklerinizi örter ve altından ırmaklar akan Cennetlere sokar”, Kurtuluş yolunu da göstertiyor Cenab-ı Allah. “O gün Allah, Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar-parıldar. Sürekli bir nur, bir ışık takip ediyor, onları Ahirette. Derler ki: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz Sen, herşeye güç yetirensin. "Ey Peygamber” diyor Cenab-ı Allah, “kafirlere ve münafıklara karşı cihad et”, Müthiş bir tehdit bu, değil mi? Münafıklara ve kalbinde hastalık olanlara karşı da, değil mi? Fısk içinde olanlara da, anormal hareket edenlere karşı da. “Münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran”, Tabii, burada, “kafirlere ve münafıklara karşı sert ve caydırıcı davran” diyor. Ama kalbinde hastalık olanlar da uyarılıyor, izah ediliyor ama bunların hakkı, sert ve caydırıcı davranmaktır ve cehd etmektir. Kafir ve münafıklar yani iki azılı mahluk ama özellikle münafıklar en ziyade Müslümanların düşmanı olanlar onlardır. Yani münafık, kafir ile kıyası zor yani, acayip bir şey. Ama çok azılı mahluklardır münafıklar. Bak “sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yeri Cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir, o”, illa ki Cehenneme gidecekler. ”Allah, inkar edenlere, Nuh'un eşini ve Lut'un eşini örnek verdi. İkisi de, kullarımızdan salih olan iki kulumuzun nikahları altındaydı; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı, (kocaları) kendilerine Allah'tan gelen hiçbir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de, ‘ateşe diğer girenlerle birlikte girin’ denildi”. Burada tehdit devam ediyor, Allah tehdidine devam ediyor, Tahrim Suresi’nde. “Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani demişti ki; ‘Rabbim bana Kendi Katında, Cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar’”. Benim mübarek annem ne yaptı? Firavun’un yanından kaçtı. Hicret etti, kurtuldu ondan. Hazreti Musa’nın yanına gitti. O çakal da, çakal da demeyeyim, mikrop diyeyim, bunu haber aldı, gitti annemizi orda şehit etti. Adamlarını gönderdi, gitti şehit ettirdi. Zaten diyor mübarek, bak ne diyor? “Rabbim bana Kendi Katında, Cennette bir ev yap” buna kavuştu, bu nimete kavuştu, elhamdülillah. “Beni Firavun’dan ve yaptıklarından kurtar”, Allah şehadetle kurtardı işte. “Ve beni zalimler topluluğundan da kurtar”, istemiyor kadın, mal var, para var, eğlence var, her şey var, mükemmel bir saray var. “Ben Allah’ı istiyorum, takvayı istiyorum, güzel ahlakı, sevgiyi istiyorum, gerçek sevgiyi istiyorum, Allah sevgisini” diyor. “İmran'ın kızı Meryem'i de. Ki o kendi ırzını korumuştu. Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı”, mübarek annemiz, Meryem annemiz, inşaAllah. Bunları anlatacağız, inşaAllah. Bunlar birer gerçek...
Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler