Adnan Oktar`ın 13 Eylül 2010 tarihli Harun Yahya Tv röportajından
OKTAR BABUNA:Afganistan’ın işgali Hocam. “Talikan’a (Afganistan’a) yazık oldu” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:O zamanki Afganistan’ın ismi Talikan’dır. Sonradan Afganistan olarak değiştirilmiştir. Talikan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanındaki Afganistan’ın ismi. Onun için “Talikan’a yazık oldu” diyor. Yani demek ki bir işgal, bir azap ve acı çekecekler ve o işgal de bir türlü kalkmayacak. “Yazık oldu” budur. “Şüphesiz” diyor, yani Peygamber Efendimiz (s.a.v.) orada bir garanti veriyor. “Allah-u Teala’nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır”. Bu da Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bir mucizesidir. Afganistan’da çok zengin maden yatakları bulundu. Ama diğer dünya ülkelerinde rastlanmayacak tarzda. Hem petrol denizi bak mesela “Afgan Dağları’nda petrol denizi bulundu” diyor. Peygamberimiz (s.a.v.)’in 1400 yıl önce toprağın altında olan madenlerden haberi olması, petrolden haberi olması ve bunun Mehdi (a.s.) zamanında ortaya çıkacağını söylemesi Peygamberimiz (s.a.v.)’in mucizelerindendir. Net mucizedir. Yani 1400 yıl önce “toprağın altında petrol var” diyor, “madenler var ve çok zengin madenler var” diyor toprağın altında. Bu bilinemez. Kimsenin bilmeyeceği bir şey. Ama Peygamber biliyor ve aynısıyla, Mehdi (a.s.) devri geldiğinde aynısıyla çıkıyor. Evet, devam edelim.
OKTAR BABUNA:Geçtiğimiz aylarda çıktı Hocam: “madenlerin değeri 1 trilyon dolar” diyor.
ADNAN OKTAR:1 trilyon da çıkar, 2 trilyon da çıkar.
OKTAR BABUNA:Evet. “Amerikalılar, büyük bir maden zenginliği buldular”. Yine gazete haberleri.
ADNAN OKTAR:Nerede buldular?
OKTAR BABUNA:Afganistan’da Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet. Ne diyor? Afganistan’da lityum mu var diyor, ne demek istiyor?
OKTAR BABUNA:Demir, bakır, altın, kobalt ile lityum.
ADNAN OKTAR:Çok zengin olarak bu madenler var diyor, değil mi? Evet. O madenleri bir daha say.
OKTAR BABUNA: “Demir, bakır, altın, kobalt ve lityum” diyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ve bak Lityum’un Suudi Arabistan’da olabileceği, yani “muazzam maden çıkacak” diyor. Yani petrol gibi, değil mi? Nasıl Suudi Arabistan’da bol petrol varsa onun gibi “Afganistan’da da muazzam; hem petrol var” diyor, “hem bol maden var” diyor. Bunu 1400 sene önce Peygamberimiz (s.a.v) söylüyor. Bilim adamları 1400 yıl sonra buluyorlar. Büyük bir mucize.
OKTAR BABUNA: Evet, yeni bulundu.
ADNAN OKTARBunu Cübbeli’ye anlattırabilir miyiz? Anlatmaz, çünkü Mehdi (a.s.)’nin çıkış alameti. Mehdi (a.s.)’yi 570 sene sonra beklediği için mecburen söyleyemeyecek. Ne Fırat’ın suyunun kesilmesini söyleyebilir. Ne Lulin Kuyruklu Yıldızı’nı söyleyebilir. 15 gün arayla ay ve güneş tutulmalarını söyleyemez, 150 alameti ve bu alametleri de anlatamayacak. Bak onları nasıl kilitliyor bu. Halbuki mesela kardeşlerimizin o Risale-i Nur talebesi olan kardeşlerimizin internet sitelerinde Peygamberimizin (s.a.v) bu mucizelerinin açık açık anlatılması lazım, değil mi? Ve bu çok büyük bir mucize ama anlatmıyorlar. Çok acayip bir şey, Peygamber (s.a.v) 1400 sene önce bildirdiği bir olay öncesiyle tahakkuk ediyor, bir mucize meydana geliyor. Sırf Mehdi (a.s.)’den bahsedilmemek için, sırf Mehdi (a.s.)’yi çağrıştırır diye bu mucizelerden bahsedilmesse bu Ahirette sorumluluk gerektirir. Evet, devam edelim.
OKTAR BABUNA: “Doğu tarafında ateşin görüleceğini bildiriyor Peygamber Efendimiz(s.a.v). Hüseyin B. Ali (R.A.) dan şöyle rivayet olunmuştur: Gökyüzünde doğu cihetinden, geceyi aydınlatan büyük bir ateş gördüğünüz vakit, işte o an Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş vaktidir. (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi (a.s.) El-Muntazar)” diyor.
ADNAN OKTAR: Nedir bu?
OKTAR BABUNA: Bu Hocam doğu cihetinden olduğunu söylüyor ve “geceyi aydınlatan” diyor büyük de bir ateşten bahsediyor.
ADNAN OKTAR: Oldu mu böyle bir şey?
OKTAR BABUNA: Oldu Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ne?
OKTAR BABUNA: İstanbul’da Independenta isimli bir gemi çarpışarak büyük bir parlama oldu, geceyi aydınlattı. Doğu tarafından gelen petrol, hadiste bildirildiği gibi Hocam inşaAllah. “Ve o an” diyor Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş vaktidir” diyor. Hazreti Mehdi (a.s.)’nin İstanbul’a geldiğini anlıyoruz Hocam.
ADNAN OKTAR: Mesela böyle bir patlama olurdu da gündüz olurdu ve gündüz de biterdi, yani konu biterdi. Ama bak vakit bildiriyor Peygamberimiz (s.a.v) “gece olacak” diyor. “Geceyi aydınlatacak” diyor. “Ve insanlar uykudan uyanacaklar” diyor, gürültüden. Bak “insanların uyuduğu bir vakitte patlama olacak” diyor. Yani “yatsı vaktinde olacak patlama” diyor şimdi muazzam detaylar bunlar . Geceyi aydınlatan ateş nasıl bir ateş, büyük bir ateş. Demek ki yani herhangi bir ateşe büyük bir ateş demez Peygamberimiz (s.a.v). Demek ki gündüz gibi ortalığı aydınlatacak muazzam bir ateş olacak, “o an işte o an” ne demek? O saatlerde, “o saatlerde Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş vaktidir” Yani “Mehdi (a.s.) İstanbul’a gelmiştir” diyor, o saatlerde. Bakın “o an Mehdi (a.s.)” diyor “o saatlerde İstanbul’dadır” diyor. Bu çok büyük bir mucize, değil mi? Yani Mehdi (a.s.) patlamayı planlayamaz ki, patlama olsun da ben oraya gideyim mi diyecek. Haberi bile yoktur yani. Devam et.
OKTAR BABUNA: “Doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in (Hazreti Mehdi (a.s.)’nin) çıkmasını bekleyiniz” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdi (a.s.)yy-il Ahir Zaman, s. 32)” diyor.
ADNAN OKTAR: Yani Mehdi (a.s.) gelmiştir. “Artık zuhurunu bekleyiniz”, bak “bekleyiniz.” 30 sene beklersin, 40 sene beklersin ama “artık bekleme müddetine girdiniz” diyor Peygamberimiz (s.a.v). Çünkü geldi. Gelmesi ayrıdır, beklemeniz ayrıdır. Yani zahir olması ayrıdır inşaAllah. Doğudan. Evet, devam et.
OKTAR BABUNA: Nitekim böyle bir parlama ve patlama oldu Hocam; Romen tankerinin patlaması, 1979 yılında. 15 kasım da böyle bir patlama oldu. “İstanbul gece yarısı gündüz gibi oldu diyor, tam hadiste bildirildiği gibi büyük bir parlamayla gece aydınlanma oldu hakikaten, karanlıkta.
ADNAN OKTAR: Kardeşim şimdi orada yatanlara bir sürpriz oldu akşam yatanlara, değil mi, insanlar? Müthiş bir gürültü var. Aniden kalktığında da bir sürprizle karşılaşıyor. Gecenin geç vaktinde öğlen vakti olmuş. Adam gözüne inanmıyor, bakıyor pırıl pırıl caddeler yani normal aydınlık. E gece vakti yatsı vakti ama aydınlık bir harika meydana geliyor çok büyük bir olaydır bu. Ve insanlara gazetelerde yazdı. Herkesin ortak ifadesi şu: “gündüz oldu zannettik” diyor, “Kıyamet koptu zannettik” diyorlar. Yatanlar yattıkları yerden kalkacaklar diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v). “Ayakta olan da oturacak” diyor, çünkü insanlar çok panik olursa bir ses duyduğunda çok panik olursa ayakta duracak hali kalmaz yani dizleri tutmaz. O heyecanla oturmak ister, değil mi? Fenalaşır mesela, tansiyonu çıkar, kalbi çarpar. Onun yatışması için de oturur. Bak “ayakta olan da oturacak” diyor, aynısıyla olmuştur. Ayakta olanlar oturmuşlardır, heyecan fırlayıp kalkmışlardır ve “günlerce sürecek” diyor Peygamberimiz (s.a.v), gök gürültüsü gibidir diyor bak gök gürültüsü tam o sesin ifadesi. Aynı gök gürültüsü gibi patlamıştır hakikaten sesi, gökgürültüsü gibi, “yer ve gök ehlinin anlayacağı şekilde nida edilecek” diyor. Ve dev bir duman sütunu ve ateş sütunu olacağı hadis belirtiliyor, değil mi?Aynısıyla oldu. Evet, devam edelim.
OKTAR BABUNA: Evet, yine “geçmiş olsun” haberleri o dönemden Hocam: “Denize dökülerek yanan petrol sahilleri tehdit ediyor”. “İstanbul duman altı oldu” diyor. Dumandan bahsetmiştiniz Hocam. “Yunan Şilebi İle Romen tankeri çarpıştı” ölülerin olduğu, şehitlerin.
ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (s.a.v.) “bu olayda” diyor “can kaybı da olacak” diyor. Bak, detay veriyor. Şimdi bu Peygamber (s.a.v.)’in mucizesini önemli görmeyenler, on yıl sonra hayretler içerisinde “biz bunu nasıl anlamazdan geldik, nasıl dinlemezden geldik” diye kendilerine şaşıracaklar...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler