Adnan Oktar`ın 3 Eylül 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Hocam bugün NTV...” Nedir bu, televizyon mu?
OKTAR BABUNA: Evet inşaAllah.
ADNAN OKTAR:"Bedri Baykam, Referanduma niye hayır dediğini açıklarken okulların Darwin Teorisi'nden uzaklaştığını, söyledi. Ağzındaki baklayı çıkardılar artık Hocam” Bedri Baykam Darwin’i benim böyle katlayıp baklava hamuru gibi açıp 4’e katlayıp ondan sonra güzel pişirdiğimi biliyor.
OKTAR BABUNA: Sizin kitaplarınızı da okuyor zaten Bedri Baykam.
ADNAN OKTAR:Darwinizm'in bittiğini de çok iyi bilir Bedri Baykam. Solun da bittiğini bilir. Eski havası da yok. Eskiden böyle kibarlaşarak anlatıyordu. Ultra sanatçı havalarında falan böyle anlaşılmaz adam. Bir tahta parçası alıyor mesela 3 metreye 4 metre, kirli gazete parçalarını yapıştırıyor, elini ayağını sürüyor boyayla. Kırmızı boyalar üzerine falan bakan yani “Ne oldu, ne yaptın?” diyorsun. “Sanat oldu” diyor. Dahi çocuk. Tamam bir dahilik var da yani değişik bir dahilik.
OKTAR BABUNA: Dün ben de gördüm değişik bir tarz yapmış saçına falan bir şeyler.
ADNAN OKTAR: Yani böyle ultra insan, bilinmez, sanat üstü sanatçı. Darwinizm'in gidişi Bedri Baykam’ı öksüz bıraktı ya çocuğu. Garibimi yani. Darwin dedesinin elinden böyle tutup bahçelerde geziyordu parklarda falan dedesi vefat edince bu yalnız kaldı. Şimdi kaval çalıyor. Ağlamasına gerek yok. Olay bitti. Bilim Darwinizm'i parçaladı. Bilim Darwinizm'i parçaladı. Bedri Baykam, proteinlerin tesadüfen meydana gelemeyeceğini bilmiyordu. Bizden öğrendi. Bakın, Bedri Baykam çok bilen takılıyordu, her şeyi bilen takılıyordu. Bir proteinin tesadüfen meydana gelemeyeceğini bilmiyordu. Bu kadar cahildi. Tek bir tane ara fosil olmadığını, Darwinistler'in dediği gibi ara fosil, olmadığını bilmeyecek kadar cahil. Bunu da bizden öğrendi. Önce zannediyordu ki, üniversiteler falan hakikaten bir şeyler anlatıyor böyle gizemli dünyalar vardır, ultra modern adamlar vardır, gazete kağıtlarını bürer büker zampkla yapıştırır, üstüne boya sürer bir kova da üstüne boya atar.
OKTAR BABUNA: Sizin kitaplarınızla ilgi bir yazısı vardı Hocam onun, Cumhuriyet'te köşesinde diyor ki, işte sizin kitaplarınızı anlata anlata bitirememiş diyor ki; “Ben 18 tane kitap yazdım, 19’uncusunu yazıyorum, kitap yazmanın ne olduğunu biliyorum” diyor. Diyorlar ki diyor; “Adnan Hoca'nın 300 tane yardımcısı var, o kitapları öyle yazdığını söylüyor” diyor, benim 300 tane yardımcım olsa o kitapları 300 yılda yazamam” diyor.
ADNAN OKTAR:İşte bu kadar. Kardeşim benim yardımcım sensin işte, Serdar, diğer bu evrim anlatan, buraya gelen bizim gençler.
OKTAR BABUNA: Bir sayfasını bile yazamayız biz onun Hocam.
ADNAN OKTAR: Tamam buyur. Çocukları getirin buraya yazsınlar bir tane kitap yazsınlar, buraya getirin.
OKTAR BABUNA: Hocam ben yazı yazıyorum dünya çapında makaleler var kitaplarda bir sayfasını bile yazamam o kitapların, söylüyorum. O Allah’ın size verdiği özel bir ilimle ve hikmetle Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hayır canım bilenleri alıp getiriyoruz çocukları buraya işte yazsınlar yazamazlar.
OKTAR BABUNA: Sizden öğrendik Hocam proteinleri.
ADNAN OKTAR: Ben öğretiyorum onlara inşaAllah. Bana da Allah öğretiyor. O Hocanın şaşırdığı gibi de söyleyeyim Allah indiriyor bilgi veriyor, bütün Müslümanlara Allah indirir bilgiyi hepsine, rızkı Allah indirir, değil mi? İniyor iniyor, diyor. İma ediyor yani vahiy geliyor dediği gibiye getiriyor. Bediüzzaman onun aklının milyonlarca mislinde, Bediüzzaman’ın tırnağı olmaz o inşaAllah.
Niye hayır dediğini, bir de bakın Referandum'a biz niye onun hayır dediğini söyleyelim. Şimdi Darwinistler’in çökmesi, Darwin’in dedesinin ölmesi, Materyalizm'in çökmesi, Rusya'da komünizmin dağılması onun minik yüreğinde demek ki çok büyük derin yaralar yaptı, perişan etti. Bir de yaşlandı da şimdi paltoyu giyip parklarda geziyor şu an. Kimse resimleriyle de ilgilenmiyor, konuşmalarıyla da ilgilenmiyor, demeçleriyle de ilgilenmiyor, çünkü bilgisi olmadığını, cahil olduğunu toplum gördü, insanlar gördü. Eskiden dahi çocuk falan diye ortaya çıkarıyorlardı. Dahi görmesek tamam da yani şimdi. Biz niye evet dediğimizi açıklayalım, kardeşim ben özgürlük istiyorum, demokrasi istiyorum ben bunun yeterli olmadığını biliyorum. Hükümetin de fevkalade hükümet olmadığını da biliyorum, hükümeti tekrar tekrar iktidara getirmek isteğim de yok benim, yani öyle bir şeyim de yok. Burada hükümet haklı, iddia edilen Ergenekon Örgütü'ne karşı mücadelede haklı, doğru yapıyorlar. Demokrasiyi genişletme konusunda haklılar. Yani samimi görüyorum. Birçok yönden eksik acayip yönler var, ben de görüyorum, beni rahatsız eden yönler var, biz uyarıyoruz hatırlatıyoruz. Düzeltmezlerse başka partiye oy veririz, indiririz bizim hiçbir mecburiyetimiz yok AKP’ye. Yani bir olağanüstülüğü de yok AKP’nin, sadece özgürlük istemeleri, demokrasi istemeleri. Kim isterse özgürlük ve demokrasi, onu ben iktidara getirmek için gayret ederim. Ben bunu istiyorum; demokrasi ve özgürlük, başka bir şey değil anlaşıldı mı?
Ve iddia edilen Ergenekon Örgütü'nü istemiyorum, Uğur Mumcuları, Bahriye Üçokları, benim aydınlarımı, kardeşlerimi, Gül Sazakları, Nihat Erimleri şehit eden ve Başbakanı döven, bakın kaç tane Başbakan dövdüler, Süleyman Demireli dövdüler feci şekilde, Mesut Yılmaz'ı dövdüler feci şekilde. Özal’a suikast yaptılar, Evecit’e suikast yaptılar, müthiş pervasızlar bakın ortak nokta Mesut Yılmaz dedi ki "Ben şikayetçi değilim” dedi ve "Söyleyemem de" dedi, "Konuşamam da” dedi. Özal’a sordular "Cevap yok” dedi, "Yorum yok.” Kardeşim işte bu kafayı, biz istemiyoruz anlatamıyorum herhalde ve bu mantığın gelişmesine sebep olan iddia edilen Ergenekon Örgütü'nü istemiyorum. Üç milyon Müslüman'ın, milliyetçinin katledilmesi, şehit edilmesini istemiyorum, Türkiye'nin yirmi ikiye bölünmesini istemiyorum, o yüzden “evet” veriyorum. Bu kadar.
Hükümet anormal bir şey yaparsa, yer yerinden oynatırız. Bizim milli menfaatlerimize yönelik herhangi bir şey. Ama biz göremiyoruz. Kim yaparsa yapsın, kim yaparsa yapsın hukukla kanunla gök kubbeyi başlarına çökertiriz, hukukla kanunla, hiç kimse böyle bir şeye cesaret edemez, tahayyül dahi edemez. Ne Türkiye'nin bütünlüğüne ne birliğine ne bu güzel ortamın, bu özgür ortamın karartılmasına yönelik bir tavra hiç kimse müsaade etmez, anlaşıldı mı? ....
ADNAN OKTAR:... Bedri Baykam, “hayır” demesinin nedeni ben değilim yani? Çünkü bak ne diyormuş; okulların Darwin teorisinden uzaklaştığını söylüyormuş. Onu yapan benim, hükümet mi yaptı onu? Kardeşim ne alaka hükümet Bilim Teknik Dergisi'ni çıkarıyordu, Darwin’i öven yazı çıkaracaktı ve çıkarttılar da, değil mi? Sonra da biz uyardık hatta TRT bile Darwin propagandası yapıldı, biz uyardık. Hükümetin Darwin'le ilgili bir sorunu yok, kardeşim nerden çıkarıyorsun sen Hazret değil mi, dahi Baykam diyelim, dahi çocuk. Bak bak dehan burada işlemedi işte, hükümet Darwinizm'e karşı hiçbir tavır almadı böyle bir şey yok, tavır alan biziz, hükümet tavır alamaz zaten, hükümet tarafsız davranmak durumundadır yani, kanunların yapısı açısından devletin yapısı açısından zaten mecburdur tarafsız davranmaya ama buna rağmen yine taraflıdır hükümet şöyle gelenek olarak taraflıdır. Hükümetler, daha önceki hükümetler sürekli böyle gelmiş Darwin'i savunmuşlar. Biz yıktık Darwinizm'i dahi Baykam, bay dahi inşaAllah. Değil mi? Bay dahi bak bunu fark edememiş, biz Darwinizm'i yıktık diye “hayır” olur mu? Sen bize hayır oyu verebilirsin, biz bir oylamaya gidersek sen bize hayır oyu verebilirsin ama tabii onu dinleyen olursa, tabii.
OKTAR BABUNA: Ağlamasına mahal yok.
ADNAN OKTAR: Yeni Şafak gazetesinde zaman zaman evrimin lehinde, evrimi öven haber çıkar, ararız telefonla deriz; ne yapıyorsunuz siz kardeşim, yapmayın etmeyin. Türkiye gazetesinde çıkar uyarırız; yapmayın etmeyin, bak yanlış yaptınız deriz. Arkasından ilanlar çıkartıyor çocuklar. Bunun yanlışlığına dair biz bayağı uğraştık. Bu Fethullah Hocam’ın dergisi var neydi o, Aksiyon. Haber kapaktan: “İnsan mı, maymun mu belli değil” Al sana Darwinizm propagandası. Kardeşim dedik siz ne yapıyorsunuz, yıllardan beri biz neyle uğraşıyoruz siz ne yapıyorsunuz, onunla da uğraştık. Haber 7 sık sık yapıyordu, onları uyardık ve daha yeni netice alabildik. Ne uyarmalar, telefon ettik, anlattık, yazılar gönderdik, ilanlar verildi zor durdurduk. Hocaları çıkartırlar Yaşar Nuri Hoca çıkar bilmem başkası çıkar; Kuran’da da evrim var zaten der yani bir çoğu bu Abdüllaziz Bayındır'ı şunu bunu falan hepsi. Bizi çok uğraştırdılar, ama elhamdülillah bu ibadet tabii ki uğraşacağız ama netice aldık. Dolayısıyla yani hükümetin böyle bir politikası olmadığı gibi dindarların da bir kısmı zaten Darwinizm'i savunuyorlardı bilerek veya bilmeyerek evrimi savunuyorlardı ama biz onları ikna ettik; bilgiyle, sevgiyle, nezaketle, kültürle, delillendirerek ikna ettik. Ama hükümeti bizim ikna edecek konumumuz yok, yani hükümetin resmi politikası var, anayasaya dayalı bir hükümet. Dolayısıyla bizim sözümüze göre hareket etmez. Ne yapıyor TRT’de açık açık Darwinizm propagandası yapıyorlar, değil mi? Ne yapıyor Bilim Teknik'te açık açık Darwinizm propagandası yapıyorlar; idi. Ama yapacak hal bırakmadık, yani öyle bir milleti aydınlattık ki halkın %95’i Darwinizm'e inanmıyor. E bu durumda Bilim Teknik yazsa kaç yazar kardeşim. Darwinizm var, dese kaç yazar. Hükümetin tavrı öyle özgür değildir. Hükümetin sistemi yok Türkiye'de, bu laikliğin bir gereğidir zaten, anlaşıldı mı? Laiklik Darwinizm'i git anlat demez, değil mi? Darwinizm'i de anlat, karşıtını da anlat der. Karşıtını anlatmak yasak Türkiye'de. Siz hiç devletin herhangi bir televizyonunda veyahut yayınında proteinler tesadüfen meydana gelemeyeceğini duydunuz mu? Duyamazsınız. Ancak bizlerden duydu milletimiz. Ara fosil olmadığını hiç devletin bir yayın organında siz duydunuz mu? Duyamazsınız. O zaman Dahi Bey’e ne oluyor, değil mi? O gazetesini yapıştırmaya devam etsin, kova kova boyalarını serpsin, eliyle de şöyle bir karıştırsın. O dehaya biz bir şey dediğimiz yok, baksın şu resimlerine uzaktan.
İlanlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler