Adnan Oktar’ın 23 Ağustos 2010 tarihli Adıyaman Asu TV röportajından
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, birkaç gündür detaylı olarak hadisleri inkar eden, Ehl-i sünnet alimlerini inkar eden farklı bir modernlik anlayışının ne kadar tehlikeli olduğunun üzerinde duruyorsunuz dolaylı olarak bu şekilde.
ADNAN OKTAR: Kardeşim şimdi bak iftira gittim. Necati Özfatura Ağabeyimiz yanımızda; o haliyle seksen küsur yaşında, her geldiğimde ayağa kalkıyor. Kardeşim bu bir hürmet, bir sevgidir. Ben de onun iki büklüm elini öptüm, inşaAllah. Biz böyle manevi değerlerimizle güzeliz, bunlarla güzeliz. Bunlar ne yapmak istiyorlar? Kütüb-i Sitte’yi kaldırıyor, İmam Rabbani’yi kaldırıyor, Bediüzzaman’ı kaldırıyor; “ben varım” diyor. Ben de seni kabul etmiyorum, değil mi? Ben müceddidlerin yolundayım, değil mi? İmamı Şafi’nin, İmamı Maliki’nin, İmamı Hanbeli’nin yolundayım, İmamı Ebu Hanife’nin yolundayım. Yüksel Ağabey vardı mesela Aydınlar Ocağı eski genel başkanıydı biliyorsun. Son derece hürmetkar sevgi dolu, mütevazi, mazlum. Bizim insanlarımız böyle. Bambaşka bir nesil getirmeye kalkıyorlar, bir şekil getirmeye kalkıyorlar.
Mesela Necmettin Erbakan Hocamız bizim canımız ciğerimiz ben onu görsem sevinçten içim titrer, acayip muhabbet duyarım. İşte yaşlandı... O terbiyesizin biri de “vagon” diyor. “Vagonlar kopsun, ayrılsın, biz yolumuza devam ederiz” diyor, terbiyesizin teki. Vagon sensin terbiyesiz, kimse de senin peşinden gitmez. Biz sevginin, efendiliğin, saygının, sevginin, hürmetin, adabın edebin peşinden gideriz. Büyüğüne saygısı olmayan adamı ben ne yapayım? Benim seninle ne muhataplığım olur, değil mi? Seni yetiştirmiş Hocan o senin, değil mi? İnsan ona nasıl saygı göstereceğini, nasıl hürmet göstereceğini şaşırır. Vagon senin kafan vagon, inşaAllah. Böyle edepsizlere kapıyı açtılar ve garip bir ortam meydana geldi. Adaptan edepten yoksun tipler, inşaAllah.
Mesela bakıyorum bu zihniyeti, bu ruhu, bu efendilik ruhunu kaldırmak istiyorlar; bambaşka bir kişilik, bambaşka bir yapı getirmeye kalkıyorlar modernlik adına. İslamı, Kuran’ı bambaşka bir şekle sokmaya kalkıyorlar. Biz bunu kabul etmeyiz, inşaAllah. Bizim bir Anadolu ruhumuz var, değil mi? Mesela bak şehitlerimiz var şehit aileleri var. Gösteriyorlar bomboş evler. Kardeşim oranın kaynaması lazım, onlara sevgi gösterilir, değil mi? Bağrına basarsın, ondan sonra onların evini güzelleştirirsin, çevresini güzelleştirirsin. Bunlar mesela bak biz iftar verdik orada, ne güzel oluyor orada; insanların birbirine gösterdiği hürmet, nezaket. Oraya yemek yemeğe sadece adam gelmiyor. Adam evinde de yer yemeğini. Orada bir adap edep, bir sevgi mevzubahistir, inşaAllah, bu çok güzel. Yeni modernist akımlar bambaşka bir çizgi. Yani Marksist özentili, Darwinist, marteryalist ruhun yansıması olan garip bir çizgi. Yani hiç hazmedemeyeceğimiz bir yapı, inşaAllah. Hocasına, büyüğüne, mürşidine, bir insana saygısı yoksa, onu bir kalemde harcayabiliyorsa, ona karşı hürmet gösteremiyorsa; onun yetiştirdiği talebeler de onu bir gün harcayacaktır. Hemen yakındır harcanması. Ondan sonra onu yetiştirenler de o da onu harcar, olmaz öyle şey...
Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler