Adnan Oktar’ın 23 Ağustos 2010 tarihli Adıyaman Asu TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Fakat tabii bizim gönlümüz Hocamıza karşı derin bir saygı ve sevginin tesis edilmesi. Mesela bak ne diyor Numan Kurtulmuş? “Erbakan Hoca ölümlü, dava ölümsüz.” Kardeşim herkes ölecek, şimdi bu söz mü bu yani. Bir insanın ölümlü... Tamam ölümlü ama mesela Alparslan Türkeş rahmetli çıktı MHP’yi kurdu ve partinin misyonunu oluşturdu. MHP durduğu müddetçe Alparslan Türkeş de duracaktır, mecburen duracaktır. Saadet Partisi durduğu müddetçe de Erbakan Hocamız vefat etse dahi duracaktır. Yani kurucusu, burhanisidir yani partinin. Değil mi? Oradaki ruhu, oradaki mantığı, oradaki derinliği veren kişidir ve yaşatan kişidir. Dolayısıyla Numan Kurtulmuş Beyefendi, sonradan partiye katılmış bir insan. Sonradan parti içerisinde eğitilmiş bir insan. Yani üstad, Erbakan gibi dava adamı değildir. Dava kurucusu değildir, dava adamı değildir. Hatta ben açıkça da söyleyeyim yani ben Numan Bey ile görüştüğümde, konuştuğumda biraz ısrar etmek durumunda kaldım, ikna etmek için. Yani Saadet Partisi’nin başına geçmesi için şahsi vatandaş olarak benim kanaatim olarak çok istirham ettim, söyledim. Hocam dedim; “siz başa geçseniz çok iyi olur, ama benim asıl merak ettiğim Hocamıza karşı sadakatiniz bu beni çok etkiliyor. Çok önemli görüyorum” dedim. “Beni Hocam yetiştirdi. Acayip bağlıyım, son derece sadığım, o ne derse ben ona göre hareket ederim” dedi. İki kere ben bunu ondan ayrı ayrı duydum. Yani birinci konuşmamda o kadar kanaatim gelmedi ama ikinci konuşmamda çok detaylı olarak bu konuyu konuştuk. Yani gönlüm çok müsterih oldu. Yani benim aklımın ucundan geçmezdi Numan Kurtulmuş’un gidip Taha Akyol’un dizinin dibine oturup, ‘sen ne dersen o’ mantığıyla onunla konuşacağını. Yani ondan talimat alır gibi bir üslup geliştireceği aklımın ucundan geçmezdi. Taha Akyol bilmişlik yapıyor, akıl veriyor. Yani akıl almaz bir üslupla akıl veriyor. Erbakan Hocamız’a karşı üst perdeden, saygıya uygun olmayan bir mantık içinde yaklaşıyor; “sen şöyle, şöyle, şöyle yapman lazım, şöyle olman lazım” diyor. Numan Hocamız da ne diyor? “Doğru söylüyorsunuz efendim. Ben aynen sizin dediğiniz gibi olacağım” diyor. Yani konuşma o, ben şimdi getireyim isterseniz o konuşmayı, getireyim daha iyi olur, daha net olur. Taha Akyol ne demektir? Aydın Doğan demektir, Ertuğrul Özkök demektir. Aydın Doğan ne demektir, eşittir? Ben ne demek olduğunu biliyorum. Şimdi söylesek yani biraz acayip olur. Taha Akyol’un dizinin dibine oturup onu yetiştiren Hocasını, onu yetiştiren büyüğünü bırakıp Taha Akyol’un dizinin dibine oturup, “efendim sizin dedikleriniz doğru” diyorsa bir insan, ben o insana karşı bir itibarım olmaz yani ben ona itibar etmem. Dolayısıyla yani desteklemem, kalben desteklemem, dua etmem. Çünkü bizim konuşmamızda öyle konuşmadı o. İki kere geldi, ikinci geldiğinde çok net konuşmuştu. Karşımda Taha Akyol’dan medet uman bir insan üslubu var. Şimdi Taha Akyol’a bir insan uyduğunda benim için o insan bambaşka bir insan olmuştur. Ben ona böyle şaşırdım yani hayret ettim ve yakıştıramadım. Ama inşaAllah bu üslubunu düzeltir yani ben zannettim ki “ne münasebet, Taha Akyol ne karışır” diyecek zannettim. Taha Akyol’un dediklerini aynen pekiştiren tasdik eden konuşmalar yaptı arkasından, aynı tasdik eden. Ben bilsem böyle olacağını ne teşvik ederdim ne de konuşurdum. Yani vatandaş olarak, şahıs olarak, yetmiş milyondan biri olarak vicdanen rahatsız oldum...
ADNAN OKTAR:... Bir de Erbakan Hocamızı sahipsiz zannetmesinler. Yani milyonlarca milyonlarca onu seveni var. Mesela bak bugün de gördüm akşam iftarda, gönlümüz hep onunla inşaAllah. Ee “yaşlandı?” Sen yaşlanmayacak mısın? Kaç yaşında, 10 sene sonra o da yaşlanır. Ne olacak? Olur mu öyle şey? Bir de yaşlı arıyorlarsa gitsinler Hürriyet’in içine bir girip baksınlar. Akıl aldıklarına baksınlar kaç yaşındalar. Kaç yaşında o Oktay Ekşi?
OKTAR BABUNA:70 küsur Allah-u alem.
ADNAN OKTAR:Tabii yani bayağı dede yani çok yaşlı. Daha da 80 falan vardır. Ben çocukluğumda, ortaokulda falandım o adam vardı, aynı şekilde vardı. Onlar akıldaneliğe devam ediyorlar da, değil mi, Erbakan Hocamız gibi profesör, başbakanlık yapmış bir dava insanının karşılaştığı üsluba bakın, mantığa bakın. Yani bu öyle kabul edilebilir bir durum değil. Bak o yetmiyor pırlanta gibi ağabeylerimize, o Erbakan’ı çok seven ağabeylerimize de böyle bir üslup var.
Ne kadar garip örnek veriyor Taha Akyol. Diyor ki; “Türkeş de aynı konumdaydı. Türkeş terk ettikten sonra MHP güçlendi” diyor. Kardeşim MHP’yi kuran Türkeş zaten. Sen ne konuşuyorsun? Türkeş olmasa MHP olmazdı zaten. Bütün fikriyatını, o gençliğe o ruhu veren, efendilik, terbiye ruhunu veren, Anadolu ruhunu veren, onları böyle Alperen ruhuyla yetiştiren, vatansever milliyetçi yetiştiren Türkeş’tir. Devlet Bahçeli’yi kim yetiştirdi? Türkeş yetiştirdi. Onun evladıydı manevi evladıydı. Sürekli yanında yetişti. Türkeş’in bulunduğu dönemde zaten Türkiye çok karışıktı. Zorlu ortam vardı. Sonra ortalık yatıştı. Ondan sonra MHP gelişme gösterdi tabii ki, değil mi? Mesela bak şehidimiz de Büyük Birlik Partisi’ni kurdu Muhsin şehidimiz. Muhsin Yazıcıoğlu şehidimiz. Yeri asla doldurulamaz, Allah’ın izniyle asla. Kıyamete kadar, Kıyamete kadar da genel başkandır. Birisi dese ki “yok unutun artık”, olmaz o. O Büyük Birlik Partisi olmaktan çıkar, başka bir şey olur o. Fikir partisi bu inşaAllah, değil mi? ...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları