Adnan Oktar’ın 25 Ağustos 2010 tarihli TV Kayseri ve Samsun AKS röportajından
ADNAN OKTAR: ... Ama bak mesela, Fatih Altaylı bile Erbakan Hocamız’a karşı tavır almış. Bir kere kardeşim Fatih Altaylı’nın Erbakan’a karşı olması, Taha Akyol’un karşı olması, Aydın Doğan’ın karşı olması, o bıyığın karşı olması yani bu zaten yeterlidir. Olayın ne çapta olduğunu, nasıl büyük bir olay olduğunu, nasıl bir şeylerin döndüğünü, yani ferasetli, basiretli bir Müslüman bunu hemen anlar. Anlamıyorlar, bir kısım insanlar anlamıyor. Bak ne diyor; “Partinin başına Numan Kurtulmuş gibi herkesin sevdiği, beğendiği, saygı gösterdiği düzgün bir adam geçmiş”, Yani Fatih Altaylı gidip Saadet Partisine oyunu verecek şu an. Ben böyle anladım ben buradan. Bak diyor ki; “Numan Kurtulmuş gibi herkesin sevdiği” demek ki o da seviyor. Yani ez az % 80-90 oyu var demektir o zaman, Numan Kurtulmuş’un, Başbakan olması garanti. “Saygı gösterdiği, düzgün bir adam geçmiş.” O da, Fatih Altaylı da destekliyor. Saadet iktidar oluyor demektir. Böyle oluyor. Yani Fatih Altaylı’nın Saadet partisine nasıl bakacağını beş yaşındaki çocuk bile bilir, değil mi? Milli Görüş zihniyetine nasıl bakacağı, düşüncesine nasıl bakacağını beş yaşındaki çocuk bile bilir. Bak diyor ki; “Necmettin Erbakan bunu kabul edemiyor. Adamın yemeklerini bastırıyor”, yani Erbakan diyormuş ki, “gidin yemekleri basın, dağıtın, dövün milleti” diyormuş. Hayatında bunu hiç yapmış insan mı bu? Bu kişi, bu mübarek insan. Bak bu yaşına kadar hep şefkati, merhameti, sevgiyi savunmuş, değil mi? “Olaylar çıkarttırıyor”, sanki mahkeme hükmü gibi görüyor musun? Karar vermiş, sanki olayların içinde görmüş, duymuş, bilmiş, emir verdiğinden de emin. “Açıkça terör estiriyor”, bak terörist konumuna getiriyor. “Açıkça terör estiriyor”, terör estirene terörist denir, değil mi? Terörist gibi gösteriyor. “Ben de bu doymak bilmez ihtiras karşısında söylemem gerekeni söylemiyorum. Sadece, "Ayıptır ayıp” diyor, bakın Erbakan Hocamıza. “Milletten utanmıyorsan, yaşından utan" diyorum diyor. Ve bunu Erbakan Hocamız’a dedirtiriyorlar adamlar ve onlarla beraber kol kola Erbakan Hocamız’a karşı tavır alıyorlar. Seçim zamanı karşımıza gelirler. Ben de oyumu vermeyeceğim işte, inşaAllah. Bu nasıl bir iştir. Nasıl vicdanları titremiyor. Erbakan Hocamız’a bu sözü söyletiyorlar ve bunlarla kol kolalar. Aydın Doğan, Fatih Altaylı bunlar aynı kafanın iki kolu, sağı ve solu. Aynıdırlar, birbirlerine muhalif değildirler. Yani bu bilinmiyor. Hiçbir şekilde muhalif değil, o tamamen sandalcı kavgasıdır, gösteriştir, o. Yani ayrı ayrı kollardan ilerliyorlarmış gibi gösteriyor, böyle bir şey yok. İkisi de aynıdır, aynı kafadadırlar. Ve aynı yerin mantığıdır ikisi de, inşaAllah. Bakın ben de diyorum ki; “ayıptır ayıp Erbakan Hocamız’a bu sözü söyletmek, milletten utanmıyorsanız Allah’tan korkun” diyorum, inşaAllah, değil mi? En başta Allah’tan korkun diyorum. Milletten de utanın diyorum. Milletten onun sözünün aynısı söylemiyorum, yanlış oluyor, Allah affetsin. Çünkü yanlış o söz, inşaAllah. Bak, “Bugünlerde Türkiye'nin en yakışıksız siyasi figürü, hiç tartışmasız Necmettin Erbakan, Numan Kurtulmuş’u da çok seviyorum ben” diyor. Fatih Altaylı. Kardeşim bunu nasıl anlayamazsınız siz. Burada ki dönen olayı nasıl anlayamazsınız. Fatih Altaylı gibi bir adam tavır koyuyor, Erbakan Hocamıza. Ne demek olduğunu anlayamıyor musunuz siz bunun? Hatta coşuyorlar. Mesela gazetelere falan çıkarıyorlar bunları falan. Demeç üstüne demeçler veriyorlar. Diyorlar; “ne iyi adamsınız siz maşaAllah. Erbakan hakkında ne güzel konuşuyorsunuz siz, aydınlandınız, kafanız aydınlandı, aferin size” diyorlar. Bunun ne olduğunu anlayamıyorlar. Ben buna şaşıyorum. Baksana daha çocuğu yaşında adamlar Erbakan’a akıl vermeye kalktılar. Her kafadan bir şey, bayram sevinci içindeler. Numan Kurtulmuş, Fatih Altaylı, Aydın Doğan kol kola adeta halay çekiyorlar, sevinç halayı yani. Necmettin Erbakan bizim başımızın tacı ve ne kadar değerli olduğunu şimdi daha çok anlıyoruz. Ne kadar önemli bir insan olduğunu daha çok anlıyoruz. Bu reaksiyondan anlıyoruz. Fatih Altaylı, Numan Kurtulmuş’u destekliyorsa, bir şey vardır. Fatih Altaylı, Cübbeliyi destekliyorsa bir şey vardır. Buna insanlar uyansınlar fevkaladelik vardır. Durduk yere desteklemez. Yani Kuran’a, İslam’a, dine Fatih Altaylı’nın bakış açısını televizyonlarda görüyorsunuz, değil mi? Peki bu durumda bu nedir bu, kol kola hareketler?
OKTAR BABUNA: Çok açık Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: “Terör estiriyor” diyor mesela, ne kadar ayıp. Hocamızın haberi bile yok böyle şeylerden, olmaz. Ne bilsin koskoca milyonlarca insanın ne yapacağını, nerede ne hareket yapacağını ne bilsin? Saadet Partili olur adam gider hırsızlık yapabilir, soygun yapabilir, cinayet işleyebilir. Erbakan Hocamız’ı niye bağlasın bu, değil mi? “Git de adam mı öldür?” diyor, değil mi? Hayır CHP’li oluyor insan, CHP’liler var. Adam PKK’lı çıkıyor. Bu CHP’yi bağlar mı? Terörist çıkıyor, CHP’yi bağlar mı bu? CHP de olaylar çıkartıyor adamlar, saldırıyor, kafa göz yarıyorlar, bu parti liderini bağlar mı? Ama bunlara göre bağlıyor. Adı gibi emin bak ne diyor? “Partinin başına Numan Kurtulmuş gibi herkesin sevdiği, beğendiği, saygı gösterdiği düzgün bir adam geçmiş”. Kardeşim sen bilinçaltını dürüstçe söylesene Fatih Altaylı. Sen Numan Kurtulmuş’a nasıl bakacağını, Saadet Partisi’ne nasıl bakacağını herkes bilir, değil mi? Eskiden beri de bilir, gösteriyorsun zaten bakış açını. Bak, “Necmettin Erbakan bunu kabul edemiyor”. Niye etmesin? Onu partiye alan o, yetiştiren o talebesi olarak, değil mi? Her türlü imkanı sağlayan Erbakan, değil mi? Yıllarca ona saygı, sevgi gösteren o, değil mi? Partinin başına geçmesi safhasına kadar her türlü desteği sağlayan o değil mi? Ben niye sağladım destek Numan Kurtulmuş’a bizim evimize geldi. İki kere geldi. Erbakan Hocamız’a saygısını, sevgisini ve beğenisini hissettiğim için “ben şahsen, şahsım olarak seni destekliyorum. Allah muvaffak etsin inşaAllah geçersin başa” dedim. Ben ne bileyim ben böyle çıkacağını. Bak burada bir yanlış anlatım yapmış Fatih Altaylı çok ayıp yapıyor. Eğer Numan Kurtulmuş varsa Erbakan Hocamızın sayesinde var. Onu çocukken aldı, büyüttü. Bu noktaya getirdi o. Geliştirdi, eğitti, saygı gösterdi. Müslümanların ona değer vermesine vesile oldu. Onun verdiği garantiyle biz onunla görüştük, konuştuk. Referans oldu o, biz tanımayız, bilmeyiz Numan Kurtulmuş’u, değil mi? Bu çok yanlış bir kere burada doğru konuşmuyor. “Necmettin Erbakan bunu kabul edemiyor”. Ediyor, etti fakat Numan Kurtulmuş birden döndü. Bir şeyler oldu ona sorun bu. Yani Aydın Doğan’la bağlantısı ve diğer zevatla ve Fatih Altaylı ile bağlantısı bir şeyler meydana getirdi. Demek ki bir şeyler var. Bir mühendislik var. Bak “adamın yemeklerini bastırıyor” bu bir iftiradır. Erbakan çok nezih bir insan, yemek falan bastırmaz. Hayatında böyle bir şey yapmamıştır. O zaman CHP de çıkan bütün olaylardan CHP sorumlu oluyor, öyle mi? AK Parti de çıkan bütün olaylardan da Başbakan sorumlu oluyor, öyle mi? Bu nerede görülmüş bu. Mesela bir holding de çalışıyor bir adam gidiyor, eşini öldürüyor. Eee holdingin sahibi gel bakalım teröristsin sen. Niye bunu yaptın mı? Denilecek bu. Böyle bir mantık olur mu? “Olaylar çıkarttırıyor”, çok ayıp, bu alenen bir iftira. “Açıkça terör estiriyor”, terör estirene terörist denir. Ne biçim söz bu, değil mi? Babası yaşında bir insana, Başbakanlık yapmış bir insana bu üslup kullanılır mı?
OKTAR BABUNA: Kullanılmaz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: “Ben de bu doymak bilmez ihtiras karşısında”, Allah rızası için yapıyor Erbakan Hocam, ihtiras falan yok. Nerenin ihtirası, bu yaşında insanın ihtirası olur mu? Mücahit, cehd ehli, Allah’a boyun eğmiş, Allah’a kendini bağlamış, Allah için mücadele ediyor. 130 yaşındaydı daha Hz. Musa (a.s.) Peygamberlik yapıyordu kavmine, 130 yaşında, değil mi? Hz. Yusuf (a.s.) 120 yaşındaydı, kavmine Peygamberlik yapıyordu. Nerden konuşuyorsun sen? İhtiras, Allah için ihtirası onun. Benim de ihtirasım var. Türk-İslam Birliği ihtirasım var. İttihat-ı İslam ihtirasım var, değil mi? İslam ahlakının bütün dünyaya hâkim olması ihtirasım var. Dünyaya sevgi, barış ve kardeşliğin hakim olması ihtirasım var. Demokrasinin gelmesi ihtirasım var. Erbakan’ın ihtirası da bu tarz bir ihtirastır. “İhtiras karşısında söylemem gerekeni söylemiyorum”. Bir de söyle bari, daha ne söyleyeceksin? Yani sanki söylememiş, eksik kalmış gibi. Sadece “ayıptır, ayıp” diyor. Bak Başbakanlık yapmış bir insana, babası yaşındaki bir insana hitaba bak. Görmemiş, duymamış, bilmiyor yani. Sen gözünle görürsün, kulağınla duyarsın, değil mi? Onda bile senin konuşacak hakkın olmaz. Mahkemeye intikal eder, mahkeme karar verir. Hâkim kararıyla hüküm belli olur, ondan sonra konuşabilirsin. Onda bile saygılı bir üslup kullanman lazım böyle konuşulmaz, değil mi? “Ayıptır, ayıp. Milletten utanmıyorsan, yaşından utan”. Ben de sana diyorum ayıptır, ayıp, değil mi? Bilmeden, görmeden insanlara iftira atarsan, asıl ayıp olan budur. İftira atmış oluyorsun çünkü. Sen de milletten utanmıyorsan, değil mi? Benim sana sözüm yok o zaman. Ama Allah’tan kork diyorum ben. Ben milletten utanmayı esas almıyorum. Allah’tan korkmayı esas alıyorum. Allah’tan kork, milletten de utan diyorum, inşaAllah. “Yaşından utan” sen de yaşından utan. Bu yaşında sen, baban yaşında olan, Başbakanlık yapmış, profesör olan, değerli, milyonların sevdiği bir insana, karınca ezmez bir insana, müşfik ve merhametli bir insana kullandığın üsluba bak, değil mi? Ben de sana diyorum yaşından utan diye, inşaAllah. Yani Fatih Altaylı ile kol kola girmek, Taha Akyol ile kol kola girmek inanılır gibi değil. Ben Numan Hoca’nın böyle bir yönünün olduğunu bilmiş olsam uzaktan, yakından yaklaşmazdım, konuşmazdım. Erbakan Hocamız da zannetmiyorum ki onunla konuşsaydı ve partisine alsaydı. Partisine alırdı, girer ama bu konuma getirmezdi, onu. Onu bu konuma getiren Erbakan Hocamız’dır. Yetiştiren de Erbakan Hocamız. Kendisi söyledi bana, evde anlattı uzun uzun. “Beni yıllardır yetiştirdi Erbakan Hocamız, bu konuma getirdi, teşvik etti” dedi. Uzun uzun saatlerce konuştuk biz Numan Bey ile. Ondan dolayı yani özetle bu çok büyük bir olay. Müslümanlar, inananlar, Türk Milliyetçileri herkes olaya çok akılcı baksın.
Aynı olay Türkeş içinde yapmışlardı. Yapmaya kalkmışlardı. Türkeş’i gözden düşürmeye kalkmışlardı. Genelde böyle bir mantık var. Mesela; İnönü’ye karşı da böyle saygıda kusur eden bir üslup, İnönü kusursuz değil, tamam hataları var. Ama nezaketli olunur, değil mi? Vatana, millete her halükarda hizmet etmiş bir insan. Bir adap edep vardır yani, inşaAllah...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler