Adnan Oktar’ın 25 Ağustos 2010 tarihli TV Kayseri ve Samsun AKS röportajından
ADNAN OKTAR:Türkiye’nin daha önce bir Osmanlı tecrübesi var. Yani üç kıtaya da hakim olmuş. Şefkatli, efendi bir millet. Mesela ordu giderken bağlık bir yerden geçiyor. Osmanlı askerleri koparıp üzüm yiyorlar. Üzüm yediği dallara parasını çıkartıyor cebinden oraya küçük bezden bir bohça yapıyor. Parayı oraya bağlıyor fazlası ile. “Biz sizin üzümünüzü de yedik. Ücretinizi de verdik” diyorlar. Öyle eşkıya gibi yiyip içip geçme yok. Böyle efendi bir millet. Nezaketli bir millet. Allah’tan korkuyorlar. Sürekli Allah korkusu üzerine kurulu oldukları için Allah muvaffak etti. İstanbul’un alınması mucizedir. Avrupa asla vermez İstanbul’u. Bir kere dini başkent, dini başkentini adam verir mi? Ama Hz. Mehdi (a.s.) çıkacak, Allah verdiriyor işte. Hz. Mehdi (a.s.) çıkacak diye verdiler İstanbul’u yani Allah verdirdi. Türk-İslam Birliği için deniyor ki; Türkiye güçleniyor. Büyük güç. Bizim ekonomik gücümüz falan yok. Biz gariban bir milletiz, o anlamda. Bir ekmek ile biraz peynir ile doyan mütevazi, sevecen bir milletiz. Biz çok kaliteli arabalar evler yaşamadık Anadolu belli. Bizim gönlümüz zengin. Manevi zenginliğimiz kastediyor Avrupa. Yani itibar değil sözümüz geçiyor. Şefkatimize güveniyorlar. Sevgimize güveniyorlar. Saygımıza güveniyorlar. Somali’ye gidiyor Türk askeri herkes bağrına basıyor. Afganistan’a gidiyor bağrına basıyorlar. Sevilen bir millet, konu bu, Avrupa’nın. Birde lider olmak istiyoruz, kaderimiz böyle. Şimdi bakın, daha türkçesi dünyayı yöneten dünya devleti bunu böyle istiyor. Yani beni zorla konuşturmasınlar. Türkiye’nin liderliğinde Türk-İslam Birliği istiyor, dünya devleti. Başında kim var derseniz, o malum inşaAllah. Bakın adım adım bütün dünya buna doğru gidiyor. Obama çıkıyor bunu anlatıyor. Fransa devlet başkanı çıkıyor bunu anlatıyor. Rusya devlet başkanı çıkıyor bunu anlatıyor. Herkes adım adım buraya doğru gidiyor. Bilemedikleri bir güç onların hepsini sürüklüyor oraya doğru. Türk-İslam Birliği’ne doğru. Hiçbiri duramıyor. Aleyhte faaliyet yapan da oraya doğru gidiyor. Leyhte faaliyet yapan da oraya doğru gidiyor.
Mesela Fatih Altaylı İttihat-ı İslam’ı ister mi derseniz, malumdur. Mesela ne diyor, Erbakan Hocamız’a akıl almaz sözler sarfediyor. Bu meskenet halinde olan, uyuyan adamı uyandırır bu. “Hamiyet-i İslamiyem coştu. Kendime geldim” der. Olayın büyüklüğünü anlar ve coşku getirir...
Bir Ayet Bir Açıklama
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler