Adnan Oktar`ın 17 Eylül 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Kardeşim, olayın çapının büyüklüğünü görmeleri gerekiyor. Bakın, bir PKK hareketi var. PKK hareketi bağıra bağıra söylüyoruz, komünist harekettir ve komünist partisidir, Kürt komünist partisidir. Kendi adlarıyla PKK, Partiye Karkeren Kürdistan, o değil, asıl anlamı Kürt Komünist Partisi’dir, PKK’nın. Çözülümü budur. Dolayısıyla bu parti liberal eğilimli bir parti. O PKK’nın kaale alacağı bir şey değildir yani. Onlar konuşuyorlar ama onları hiç dinlemez PKK. Kaale alacakları bir durum da yok yani inşaAllah. Dolayısıyla PKK’ya karşı en etkili yöntem bilimsel mücadeledir. Bilimsel mücadele yapılmadığı müddetçe bu faaliyet devam eder, ben açıkça söyleyeyim. Yani diyalektik felsefenin bilimsel eleştirisi yapılmadıktan sonra, Marksist felsefenin bilimsel eleştirisi yapılmadıktan sonra, Darwinist felsefenin yani bu felsefelerin kökeni olan Darwinizmin ilmi eleştirisi yapılmadıktan sonra bu düşünce devam eder, gelişir. Amerika’da da böyle olmuştur, başka yerlerde de böyle olmuştur. Amerika’da bununla karşılaştı Vietnam’da, Kamboçya’da. İlmi mücadele vermedi, gelişti ve baş edemediler, geri çekildiler. Binlerce ton bomba yağdırdılar Vietnam’a, Kamboçya’ya. B-52’leri. Hallaç pamuğu gibi attılar. Adamlara vız geldi tırıs gitti. İlmi mücadele yapmıyor Amerika. Habire demokrasiden, barıştan bahsediyor. Kardeşim, tamam; demokrasi, barış güzel. Ama karşında senin komünist var. Fikri mücadele yapıyor musun? Tek yanlı, avantajlı konumda olmuş oluyor o zaman. Tek yanlı avantajlı konumda oluyor. Bilimsel mücadeleden kaçınmak inanılır gibi değil. Diyorlar ki bak, “sosyolojik mücadele yapılması gerekiyor” diyorlar. Güzel. Peki, bilimsel mücadele yapmanın mahsuru nedir? Asıl çözüm, ana çözüm budur. Yani %99’luk çözüm budur. Bundan kaçınıyorlar. Milletimiz bu konuda; söyledim, dilekçe versin. Yani mutlaka devlet buna el koyup, bilimsel mücadeleye girmesi lazım. Diyalektik felsefeyi devlet savunursa adamlar da savunuyorlar o zaman işte. PKK da savunuyor diyalektik felsefeyi.
OKTAR BABUNA: Hatta delil olarak devletin kitabını gösteriyor demiştiniz Hocam.
ADNAN OKTAR: Tabii. Güneydoğu’da adam komünist propaganda yaparken Darwinizm geçerli olduğunu nereden anlıyoruz” diyor. Adam devletin biyoloji kitabını açıp gösteriyor. “Buradan anlıyoruz” diyor. Devletin tarih kitabını açıp oradan gösteriyor. Devletin felsefe kitabını, sosyoloji kitabını açıp oradan gösteriyor. Kaynak gösteriyor. “Buyurun, burada” diyor. “Aksi var mı?” diyorsun. “Tek yanlı bilimsel bir gerçek bu, aksi olmaz. Olsa zaten devlet bunu yayınlardı” diyor adam. “Aksi yok, devletin de kabul ettiği bir gerçek bu” diyor. “Yani diyalektik felsefe gerçek mi?” “Gerçek tabii” diyor. Diyalektiği kabul edip de Marksizmi kabul etmemek nasıl olsun? Bana bir anlatsın. Marksizm zaten dünyayı diyalektik olarak, bütün tarihi sahte bir bilim anlayışıyla analiz ediyor ve “bu görüşe göre” diyor adam, “feodal, kapitalist yapıdan geçtiniz, şimdi komünal aşamadasınız” diyor. “Görüyorsunuz” diyor, “karşınızda da faşistler var, mücadele veriyorsunuz” diyor. “Marks aynısını söylemedi mi?” diyor, “Lenin aynısını söylemedi mi? İşte aynısı oluyor” diyor adam. Kardeşim, buna şimdi bilimsel mücadele yapılmazsa, bilimsel cevap verilmezse adam haklı olduğunu ilan ediyor. Ne diyeceğiz o zaman? Yapılacak şey, devletin kitaplarında Darwinizmi daha kapsamlı anlatmak ama cevabını da daha kapsamlı vermek. Marksizmi anlatmak ama cevabını da çok kapsamlı vermek. Güneydoğu’daki, bütün Türkiye’de devlet kitaplarında. Gençler çünkü Marksizmi bilmiyorlar, cevabını da bilmiyorlar. Darwinizmi yarım yamalak biliyorlar, inanıyorlar. Halbuki Darwinizm tam anlatılsın, cevabı da tam anlatılsın. Diyalektik felsefe tam anlatılsın, cevabı tam anlatılsın, değil mi? Devlet kitapları ne demek? Gençler kültürlü olsun. Çok az genel kültürleri; Tevrat’ı bilmiyorlar, İncil’i bilmiyorlar, Kuran’ı bilmiyorlar. Mesela Kuran dersi olması lazım. Kuran’ı bütün gençler… Milletinin dini, adam milletinin dinini bilmiyor, olur mu öyle şey? Tabii bilenler var ama bilmeyenleri söylüyorum. Milletinin dinini öğrenecek. Hıristiyanlığın ne olduğunu öğrenecek. Tevrat’ı öğrenecek. Marksizmin ne olduğunu öğrenecek, faşizmin ne olduğunu öğrenecek. Zevkle okur çocuklar. Hangi genç öğrenmek istemez? Aman, aman, aman öğrenme. Aman, aman öğrenme. Olur mu öyle şey? Öğrenmezse işte böyle illegal öğreniyor. Ondan sonra devlet baş edemiyor. İllegal öğrenmeye karşı legal anlatım gerekiyor. Başka türlü olmaz, inşaAllah.
Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler