Adnan Oktar`ın 17 Eylül 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
OKTAR BABUNA: Yine hadislerde Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.); “Zilkade ayında kabileler savaşır, hacılar kaçırılır, melhameler (kanlı harpler) olur” diye buyuruyor. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman) Diğer hadiste; “Şevval ayında ayaklanma, Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak. Hacılar soyulacak kanları Cemret-ül Akabe üzerine akacak” (Kıyamet Alametleri) Nitekim bu da aynısıyla gerçekleşti. Hem 79 yılında bu şekilde kan aktı, hem de 87 yılında aynı şekilde Kabe’de, Hocamızın biraz önce söylediği gibi ilk defa oluyor, yani 1400 senedir ilk defa olan olaylar, inşaAllah.
Yine başka bir alamet olarak Peygamberimiz (s.a.v.), masum çocukların öldürülmesini bildiriyor. Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alameti olarak. “Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde, gökten bir Melek 'hak onda (Mehdi (a.s.)'de) ve onun yanında olandadır' diye haykırır” Sabban isafur Ragibin’den aktarılan hadiste masum bir çocuğun öldürülüşü bildiriliyor alamet olarak. Nitekim günümüzde tarihte hiç olmadığı kadar çocukların öldürülme haberleri yoğunlaştı. Bu dönemde özellikle son 30 yıl içerisinde. O haberleri görüyoruz, inşaAllah. Bir alamet daha olmuş oldu. Irak halkının Şam’a kuzeye kaçması bildiriliyor alamet olarak. “İnsanların en şerlileri Irak'a saldırmadıkça Kıyamet kopmaz. Ve ıraktaki masum insanlar Şam'a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır” (Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal) Hem Irak’a saldırı hem de Irak halkının Şam’a kaçması bildiriliyor alamet olarak. Nitekim baktığımız zaman aynısıyla bu Irak savaşı sırasında Amerikan işgaliyle gerçekleşti. Hem Irak’a saldırı oldu, hem de hakikaten Şam’a, bakın “göç yolları” ve Şam’a gitmelerini bildiren haberleri görüyoruz. 2003 yılının haberleri, Irak işgal edildiğinde. “Irak halkının üç fırkaya ayrılması” bildiriliyor, Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından. “Resulullah (s.a.v) bildirdiğine göre; Irak halkı üç fırkaya ayrılır” Üç bölüme ayrılır. “Bir kısmı çapulculara katılır. Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar. Bir kısmı savaşır ve öldürülürler. Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın” Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alameti olarak bildiriliyor. “Küfe halkı üç kısma ayrılacak: Bir kısmı, Süfyani’nin ordusuna katılacak. Bir kısmı onlarla savaşacak. Bir kısmı da yağmacılara katılacak” Yani Irak’ın üçe bölünmesi tarif ediliyor. Nitekim bakın aynı şekilde, “bir kısmı çapulculara katılır” bölümünün gerçekleşmesini görüyorsunuz burada. “Musul’da yağmalayıp Erbil’e taşıyorlar” “Yağma ve kaos” “Ne bulurlarsa yağmalıyorlar” Çapulcalara katılan bir kısım. “Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar” “Kaçan kaçana” “Yarı çıplak kaçtılar” Yine Irak’tan haberler, 2003 yılındaki işgal sırasında. “Bir kısmı savaşır ve öldürülürler” Savaşıp, öldürülenlerin görüntülerini görüyorsunuz. Aynısıyla bu hadiste gerçekleşti, bu alamet de.
“Şam’da, Irak’ta ve Arabistan’da kargaşalar olması” “Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse, sığınabileceği bir makan bulamayacaktır. Bu belalar Şam'ın etrafında dolanacak, Irak'ın üzerine çökecek. Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır. İslam ümmeti orada belalara karşı bozkırlarda savaşacaklar. Hiçbir kimse, onların haline acıyıp; vah! vah! bile demeyecek. Onlar belayı bir taraftan defetmeye çalışırlarken, diğer taraftan o yine ortaya çıkacaktır”” (Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame kısm-ul efal)
ADNAN OKTAR:Bak, hadisteki detaya dikkat ediyor musun? “Hiçbir kimse, onların haline acıyıp; vah vah bile demeyecek” diyor. Avrupa’daki durum bu. Adam diyor; “tavuk kadar kıymeti yok Müslümanların şehit edilmesinin, benim için hiçbir önemi yok” diyor. “Acımayacaklar Müslümanlara Ahir zamanda” diyor, Peygamberimiz (s.a.v.). “Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır” Şu anda onların elleri ve ayakları bağlandı, oturuyorlar. “Irak’ın üzerine çökecek” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Aynı şekilde Irak2ın üzerine çöktüler, onu da gördünüz. Şam’ın etrafında dolanıyor bela. Türkiye önlemiştir Amerika’nın Şam’a müdahalesini. Şam’a müdahale edecekti Amerika, hazırlanıyordu. Herkes biliyor, Türkiye önledi. Yani Şam’la yakınlaşmamız, anlaşmalar yapmamız neticesinde Şam’a karşı tavrında bir duraksama oldu Amerika’nın. Yani Suriye’ye karşı.
OKTAR BABUNA:Nitekim haberler de bunu tam teyit ediyor. “Belalar Şam’ın etrafında dolanacak” Sizin, tam dediğiniz gibi Hocam. “Sıra Şam’da ne demek?” Amerika’nın planlarını anlatıyor. “ABD, Suriye’yi de hedef gösterdi” “İran’a terör uyarısı”
ADNAN OKTAR:Bak o zaman ki gazete haberleri. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisinin aynısı.
OKTAR BABUNA:“Irak’ın üzerine çökecek” “ABD’den İran, Suriye ve Kuzey Kore’ye uyarı; Irak’tan ders alın” “Bağdat’ı Hülagû'dan beter yağmaladılar” Yine 2003 yılının haberleri. “Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaklar” “Eli kolu bağlı İslam dünyası” diyor. Bu da Arabistan’ı içine alan haberdi Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Haberi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gazete başlıklarına varıncaya kadar söylemiş. Aynısını.
OKTAR BABUNA:“Şam’da fitneler olması” “Şam’da fitneler bir taraftan sakinleştikçe diğer taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir Melek "Hz. Mehdi (a.s.) emirinizdir. Hz. Mehdi (a.s.) halifenizdir" demedikçe de bu fitneler bitmez” (Risalet-ül Huruc-ül Mehdi)
ADNAN OKTAR: Açıkla biraz.
OKTAR BABUNA:Şam’a dikkat çekiliyor, Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından. Şam’da fitnelerin olması söyleniyor, inşaAllah. Siz bunu da açıklamıştınız Hocam; “gökten çağırıcı bir Meleğin,” bu Melekler aleminde görülen bir şey şeklinde, inşaAllah. “Hz. Mehdi (a.s.) emirinizdir. Hz. Mehdi (a.s.) halifenizdir” demedikçe de fitneler bitmez” Diyor. Yani “"Hz. Mehdi (a.s.) emirinizdir. Hz. Mehdi (a.s.) halifenizdir" demedikçe de bu fitneler bitmez” diyor, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
ADNAN OKTAR: “Gökten çağırıcı bir Melek “"Hz. Mehdi (a.s.) emirinizdir. Hz. Mehdi (a.s.) halifenizdir" demedikçe de bu fitneler bitmez” Melek böyle dediğinde zaten Müslümanların uyması farzdır. Melek böyle bir şey söylerse. Yani ikinci bir tercihi olamaz Müslüman’ın. Ama ne diyor Peygamberimiz (s.a.v.); “Mehdi (a.s.)’nin talebeleri çok az olacak, 313 kişi olacak” diyor. 1,5 milyar İslam alemi var. Gökten bir Melek böyle bağırsa, Müslümanlar görse zaten hepsi gider, tabi olurlar. Demek ki görülmeyen bir Melek. Bizim yanımızdaki Melekler görünüyor mu? Görünmüyor. Gökteki Melek görünecek mi? Görünmeyecek. Melekler aleminde olacak olayı anlatıyor, Peygamberimiz (s.a.v.). Cübbeli diyor ki; “alenen görünecek” Allah diyor ki; “alenen göründüklerinde iş biter, belanızı bulursunuz” diyor Allah. Alenen görünme olmaz, inşaAllah. Yani hadisin kast ettiği mana o değil. Evet, devam et şimdi.
OKTAR BABUNA: Yine Şam’a dikkat çekilmişti, bakın gazete haberleri 2003 yılından: “Suriye’ye çifte uyarı” “Washington Şam’a sert çıktı” “Yeni hedef Suriye” “Powell yine Suriye ve İran’ı tehdit etti” Hep bakın Suriye’de Şam’a yönelik fitneler olması şeklinde, Peygamberimiz (s.a.v.)’in dikkat çektiği şekilde gerçekleşti Hocam tam olarak.
ADNAN OKTAR:Değil mi? Bak Şam’la ilgili, “Şam’ın etrafında fitnenin döneceğini” söylüyor. Hakikaten bak, Şam’ı vurması ayrıdır, dönmesi ayrıdır. “Etrafında döner” diyor, aynı dediği gibidir. Kelimesi kelimesine aynı çıkıyor Peygamberimiz (s.a.v.)’in.
OKTAR BABUNA: “Irak’ı vuracak” diyor, Irak’ı vuruyor.
ADNAN OKTAR:Mesela “Irak’ı vuracak” diyor, Irak’ı vuruyor. “Para birimi kalkacak Irak’ın” diyor, o da kalkıyor.
OKTAR BABUNA: “Üçe bölünecek” diyor.
ADNAN OKTAR:“Üçe bölünecek” diyor, o da oluyor. “Irak ordusu bir günde kaybolacak” diyor, gece kayboldu Irak ordusu, bir gecede. Gazeteler yazdı. Koskoca, “dünyanın üçüncü büyük ordusu” deniliyordu, “bu ordu nerede?” dediler gazeteler, sabahleyin. Gazetenin haberini gösterebiliyorsan göster şu an, var mı?
OKTAR BABUNA: Var Hocam, bulurum inşaAllah.
“İran-Irak Savaşı”, “Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce’de ise harb vaki olacak”. (Kıyamet Alametleri, s. 166)
ADNAN OKTAR:Bakın, aynı bu şekilde oldu İran-Irak Savaşı. Şevval ayında hakikaten ayaklanma oldu, Zilkade'de harp konuşmaları oldu, Zilhicce'de de harp vaki oldu, aynısıyla vaki oldu.
OKTAR BABUNA: “Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! "” Şimdi, “Faris yönünden gelecek” ifadesi, İran tarafından gelecek olan kast ediliyor. Farsi, İranlı demek, İranlı. “Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız!” “Yazıya inecekler” deniliyor, ‘ovalık’, Irak ovası kastediliyor buradan, bir bölgenin ismi. ‘Mutık’, bölgede bir dağın adı.’Rakabe’de olacağı bildiriliyor, petrol kuyularının çok olduğu bölge. Tam kast edilen yerde Irak Savaşı oldu. “Bağdat alevler içerisinde” Yine hadiste bildirildiği şekilde ve “kazananı olmayacak” deniliyor hadiste, yine; “Bir ileri bir geri işte İran-Irak savaşı” diyor, sekiz yıl süren savaşta hakikaten galibi olmadı savaşın, tam hadiste bildirildiği şekilde”İran, Irak’a girdi” “Irak uçakları bombalıyor” Dönemin gazete haberleri.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler