Adnan Oktar`ın 17 Eylül 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bak, diyor ki Cenab-ı Allah Nisa Suresi 61; “O münafıkların” şeytandan Allah’a sığınırım. “O münafıkların senden kaçabildiklerince kaçtıklarını görürsün” Bak, mağaraya bile razılar diyor Allah, mağaraya, uyuz köpek gibi. Yeter ki kaçsın. Rahat edeceği böyle keyfini, yalnız kalacağı, riskten uzak olduğunu düşüneceği, yiyip içeceği bir yer. Kendilerini çok acayip yüceltir, münafıklar. Tam takva olduğu, gerçi tevazulu cümleler kullanır ama tam takva olduğuna yüzdü yüz emindir. Peygamber (s.a.v.)’den de üstün olduğunu düşünür onlar. Onların gizli dünyası çok manyaktır. Sapıktır şeyler, münafıklar. Gerçekten sapıktırlar. Gerçek sapıktırlar. Var böyle Amerikalı manyaklar var. Buzdolabında kedi kafası falan çıkıyor böyle. Öyle azılı manyaktır bunlar.
Bak, diyor ki ayette, şeytandan Allah’a sığınırım Nisa Suresi 49, “Kendilerini (övgüyle) temize çıkaranları görmedin mi?” Bunlar hep kendilerini temize çıkartırlar. En takva, en iyi çalışma yapan nerede? Münafık hemen onu tespit eder. Bütün mesaisini ve dikkatini oraya verir. Allah’ın hikmeti, hayrettir. Mesela münafığa sor, Hz. Mehdi (a.s.)’ı bul. Öyledir. Mesela münafığa diyeceksin ki, “Senin en nefret ettiğin kişi ve kişiler nerede?”. “Burada” der. Kokuyu alır o, bilir. Oradan öğrenirsin Hz.Mehdi (a.s.)’ı. Hak cemaati ondan, münafıktan öğreneceksin. Yani şeytana soracaksın. Şeytana diyeceksin ki, “En nefret ettiğin kim?” diyeceksin. “Hz. Mehdi (a.s.)” der. Sonra “cemaati” der. “Nerede?” diyeceksin. Götürür gösterir. Şeytanla bağlantıda olan varsa, bilir onlar. Çağırıyorlar şeytanı alenen, direk gösterir. “Şu adreste” der. Zaten bellidir yani. Anlaşıldı mı? Kendini över fakat münafık oraya odaklanır. Yani küfrü bırakır. Münafık kendi gibi münafıkları bırakır. Müşrikleri bırakır, onlar zaten müttefikidir, onları destekler. Bütün hayatını, amacını, gayretini hak cemaati yıkmaya, Hz. Mehdi (a.s.)’ı etkisiz hale getirmeye adar. Bütün münafıkların özelliğidir bu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında da müşriklerle uğraşmaz, küfürle uğraşmıyor, Allahsız, Kitapsızlarla uğraşmaz. Kimle uğraşıyor? Peygamber (s.a.v.) ile, sonra sahabelerle. Ana konusu budur. Cihad, tebliğ, dinin yayılması onu ilgilendirmez. Sadece oraya teksif olur o. Oradan anlarız zaten münafık olduğunu.
“Onlar” bak, şeytandan Allah’a sığınırım. Nisa Suresi 88 ve 89, şeytandan Allah’a sığınıyorum, “Münafıklar, kendilerinin inkara sapmaları gibi sizin de inkara sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız” Onun için çevrelerindekini de kendilerine katmaya çalışır. Ama münafık öyle şuursuzca bir kendine katma politikası yoktur. “Bana gel, bize katıl” dediği diyor. Kardeşlerine “bana katıl, bize katıl” der ama onda bir çıkar varsa “katıl” der. İşine yarayacaksa, yoksa uğraşmaz münafık. Bir miras gelecekse, bir yiyecek gelecekse, üstüne başına bakılacaksa, onunla bir yerde sükse yapacağını düşünüyorsa, onlarla bir dünyevi menfaat elde edeceğini düşünüyorsa onları almaya çalışır. Hem kendi seviyesine getirmek ister. Hem kendi ruh haline, hasta haline getirmek ister ki “bir olacak”.
Bak, ayette diyor ki; “Münafıklar, kendilerinin inkara sapmaları gibi sizin de inkara sapmanızı istediler” Yani onların da Müslümanlar’a karşı mücadele etmesini istiyorlar. Onların da sapıtmasını istiyorlar. “Böylelikle bir olacaktınız” diyor Allah ayette. Münafıklarda şiddetli bir manyak korkusu, manyak ızdırabı vardır. Acı çeker. Ondan kurtulmak için, mesela AIDS’li sapıklar olur bazen başkasını da AIDS’li yapmaya çalışır. Gider kendi kanının tüpü oluyor. Gidip o tüpüyle onları çiziyor falan. Manyak yani. Enjektör batırıyor. Münafık da böyledir. Kendi hastalığını başkalarına bulaştırmak ister. Onla rda böyle münafık ve Müslüman düşmanı olmasını ister. Yahut Hz. Mehdi (a.s.) düşmanı, yahut Resulullah (s.a.v.) düşmanı olmasını ister. Onun için uğraşır. Bak, “Böylelikle bir olacaktınız” diyor. O zaman rahatlar. Yoksa münafığın ruhu sürekli karanlıktır zaten. Dehşetli acı çeker. Yalnızlığın, şeytanla bir olmanın acısından, o ızdıraptan saldırganlaşır kuduz köpek gibi. Mesela kuduz köpeği hiç tahmin etmezsin, hiç ummadığın yerlere gider, hiç ummadığın yerlerde gezer. Salyalar saçarak. Hoşt dersin, kovalarsın. Yine gelir hayvan. Kudurmuştur çünkü. Kudurmanın acısını da çeker. Rahatsızdır, ama ısıracak da yer arar böyle. Hoşt deyince de kuyruğunu arasına sıkıştırır kaçar. İnşaAllah. Bak diyor ki; “O münafıkların senden kaçabildiklerince kaçtıklarını görürsün” diyor ayette, Nisa Suresi 61...
Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler