Adnan Oktar'ın 30 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ...Uydurma izahlarla ortaya çıkar veyahut o devrin hak kitabı neyse onu kullanır. Mesela Hz. Musa (a.s.) devrinde Tevrat’ı kullanıyor. Hz. İsa (a.s.) zamanında İncil’i kullanıyor. Mesela Hz. İsa (a.s.)’yı ihbar eden kahpe de öyle. O kahpeye sorsan ne diyecek? “İncil’de zaten demedi mi, İsa (a.s.) ihbar edecek diye?” diyor, değil mi? “Allah dedi bunu” diyor. “İşte Allah’ın emrini ben de yerine getiriyorum” diyor. Al sana münafık işte, değil mi? “Bak,” diyor, “İncil’de demedi mi” diyor, “İsa (a.s.)? Söyledi” diyor, “’birisi ihanet edecek’ dedi” diyor, değil mi? “Allah’ın hükmü bu,” diyor, “işte Allah’ın hükmünü yerine getiriyorum” diyor. Ama ne yaptı Romalılar da? Avuçlarından çivilediler, ayaklarından çivilediler, karnından çivilediler, bir de kafasından çivilediler ve belasını buldu. Çünkü Hz. İsa (a.s.) için düşündüğünü Allah ona uyguladı değil mi? Bas bas bağırıyordu. “İsa Mesih (a.s.) ben değilim” diye, değil mi? Askerler de döve döve götürdüler, “nasıl sen değilsin?” dediler. Çünkü ihbar ettiği yere girdiğinde bir kişi var, değil mi? O da olsa olsa Hz. İsa (a.s.) olmuş oluyor, onlara göre, askerlere göre. Halbuki ihbarcı, Allah; “ona benzetildi” diyor, ayette, “benzetildi.” Yani; “ihbarcı Hz. İsa (a.s.)’ya benzetildi” diyor. Ve onu Hz. İsa (a.s.) zannettiler. Hatta talebeleri de Hz. İsa (a.s.) zannettiler. Onun için, “onun çarmığa gerildiğini gözümüzle gördük” diyorlar. Halbuki çarmığa gerilen Hz. İsa (a.s.) değil. Yehuda İskaryot, Yehuda. Beni niye terk ettin, Elohi, Elohi?” diyor. “Allah’ım beni niye terk ettin?” diyor. Sen Allah’ın Peygamberine tuzak hazırlıyorsun. Allah seni terk etmiyor ki, belanı veriyor, değil mi? Tabii. Bağıra bağıra can verdi inşaAllah. Talebeleri de hakikaten çarmıha gerildi zannettiler. O yüzden İncil’e böyle yanlış düşünceler girdi. Halbuki Hz. İsa (a.s.) böyle bir şey olmayacağını onlara önceden söylüyor. Allah’ın tuzağı bozacağını da söylüyor. Yani bu konuda başarılı olamayacaklarını söylüyor. Ama buna rağmen orda böyle, o konuda cahillik eden insanlar oldu ve böyle naklettiler. Kuran’da tam doğrusunu açıklıyor Cenab-ı Allah. Allah’ın Peygamberi “beni niye terk ettin?” der mi?
OKTAR BABUNA: Demez inşaAllah tabii ki.
ADNAN OKTAR: Peygamber sözüolur mu böyle bir şey? Ulu’l Azm Peygamber, değil mi? Var gücüyle bağırır mı, “Ben İsa (a.s.) değilim” diye?
OKTAR BABUNA: Bağırmaz tabii ki inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Değil mi? Yehuda İzaryot.
OKTAR BABUNA: Şeyi örnek vermiştiniz Hocam. Hz. Zekeriya (a.s.), ağacın kavuğundayken, keserlerken yine Allah’ı tesbih ediyor. Tam şehidlik anında.
ADNAN OKTAR: Tabii; “Yarabbi, baki olan sensin” diyor. “Yarabbi, baki olan sensin” diyor. Öyle tesbih ede, ede, ede, ede şehit oldu, maşaAllah. Peygamberler korkmaz öyle şeyden, çekinmezler. Yani şehit olmaktan çekinmez. Sevinç duyar, iftihar eder, değil mi? Bak, Allah’ı zikrede ede ede şehit oldu maşaAllah. Hz. Zekeriya (a.s.)’yı da, Hz. Yahya (a.s.)’yı da ikisini de şehit ettiler, inşaAllah. Ki Yahya (a.s.) biliyorsunuz. Hz. İsa (a.s.)’nın çok sevdiği yardımcısıydı. Çok çok seviyordu, maşaAllah. O da Hz. İsa (a.s.)’nın imtihanı oldu. İmtihanıydı. Yani talebelerinin de imtihanı olmuş oldu. Mesela bak, Allah onu, şehid olması gerekiyor, şehid ediyor. “Şehid oldu” diyor zaten, olduğunu Allah. Mesela “Peygamberleri şehid ettiler” diyor, Allah, açıklıyor. Ama göğe aldığında da “Allah, tuzaklarını bozdum” diyor, değil mi? “Mâ katelûhu” diyor, Allah. “Katletmediler, asmadılar” diyor. Bir daha söylüyor Allah, “lakin” diyor, “benzetildi, ona benzetildi” diyor. Ve bu iddia ile şüphe içindedirler zaten” diyor, Allah ayette. “Allah onu Kendi Göğü’ne yükseltti” diyor,” katına aldı” diyor. Adamlar diyor ki; “ölmedi ama öldü.” Kardeşim şimdi bu nasıl bir söz? “Hz. İsa (a.s.) ölmedi ama öldü” diyorlar. Allah “tuzağı bozdum” diyor. Tuzak bozma nasıl olur? “Ve onların içinden seni temizledim” diyor, “tahir ettim” diyor “ve tuzağı bozdum” diyor. Öldürerek tuzak olur mu, değil mi? Allah “Katım’a aldım” diyor, inşaAllah. Ama tabii, onlar kendi kafalarına göre yorumlamaya çalışıyorlar. Halbuki bir tek Hz. İsa (a.s.) ile ilgili bu açıklama var. Hayır, isterse Allah öyle de yapar, o şekilde de yapardı. Fakat Kuran’da açıkça beyan ediyor, çok sarih, anlaşılmayacak gibi değil, inşaAllah. Ve Kütüb-i Sitte’de de bu çok açık vurgulanıyor. İncil’de bir yanlışlık olduğunda Kuran onu şiddetle üstüne giderek açıklıyor. Mesela teslis. Ama Hz. İsa (a.s.)’nın yeniden dünyaya dönüşü ve Hz. İsa (a.s.)’nın göğe alınması çok mühim bir konudur, çok mühim bir konudur. Kuran bunu tam tasdik eden üslup kullanmış Kuran’da, Cenab-ı Allah. Yani yanlış olan da tam aksine muhkem, bakın; muhkem hüküm kullanıyor Allah, muhkem. Mesela, “Allah üçtür demeyin” diyor. Bakın; “demeyin” net, muhkem ifade. İma yok, değil mi? Çok muhkemdir. “Allah birdir” diyor. “Allah üçtür diyenler küfre düşmüştür” diyor, Allah; net. Bak, muhkem ayet. Ama bu konuda, Hz. İsa (a.s.)’ın göğe alınması ve yeniden yeryüzüne inişi konusu ki Hıristiyanlığın temel inançlarındandır, onu tam anlamıyla destekleyen ayetler var. Ve sadece Hz. İsa (a.s)’ya mahsus olarak, mahsus olmak üzere. Ve Kütüb-i Sitte’deki hadislerinde meşhur hadisler, tevatür derece hadisler de hep bu konuyu açıklar mahiyette...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler