Adnan Oktar`ın 18 Eylül 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Ülfetin dengesini iyi kurmak lazım.
Mesela Hz. İsa (a.s.) gibi, Peygamberimiz (s.a.v.) gibi, Hz. İbrahim (a.s.) gibi büyük insanlar, ülfetin dozunu kırma sanatını da bilen insanlar. Ülfetin beyni örtme gücünü geriye çekebilen insanlardır. Mesela İsa (a.s.) bakıyor, çok net. Öyle bir iman ediyor ki, milyonlarca kişinin imanının toplamından daha fazla. Bir kere iman ediyor, bitiyor. Ne yaparsan yap vazgeçmez artık, ne yaparsan yap. Mesela Peygamberleri şehit ediyorlar, mesela Hz. Yahya (a.s.) da, Zekeriya (a.s.) da kütüğün içinde kesiyorlar, bir insan dehşete düşer normal insanlar, başka insan. Yalvarır, bağırır, en azından feryat eder canıyla. Çıt yok, “ya Rabbi baki olan Sensin” diyor, sadece bu zikri yapıyor, o kadar. İman gücüyle bu, müthiş bir iman gücü var.
Mesela sahabelerde kolu kopuyor, devam ediyor. Kolu kopan insan; normal benim bildiğim dışarıdaki insan, panik olur yani, değil mi? Dehşete kapılır, savaşı da durdurur. Derhal geri çekilir. Devam ediyor. Mesela yine sahabelerden var, ayağı kopuyor savaşta, haberi yok ayağının koptuğundan, uyuşmuş, vücudu uyuşmuş Allah aşkından, heyecandan, savaşın heyecanından.
Yani özetle yakini kırmayı bilmek gerekiyor. Yakini kırmayı bilince, mesela arının hayatını inceleyen bir insan; annelere falan anlatıyoruz, “hay mübarek hayvan, ne güzel, ne hoş maşaAllah. Hayret, nasıl yapıyor bunu?” falan diyorlar. Halbuki ülfet kalksa, nefesi kesilir. O konu biter, arıyla konu biter. Yani insan aklının milyonlarca misli akıl gösteriyor hayvan, normal bir insan aklının.
Ondan geçtin artık, protein, değil mi? Anlatıyorsun, geliyor, kontrol ediyor falan. Şimdi simsiyah karanlık. Adam geliyor, diyor ki; “ya bu bardaklar yerli yerinde mi?” Şimdi bütün her bardağın yeri var. Mesela numaralı bardaklar var, mesela bu 21 numaralı bardak değil mi? 21 numaralı kutuda olması gerekiyor. Böyle milyonlarca bardak var. Adam geliyor bakıyor, “21 numara burada olmaması gerekiyordu, ben bunu buradan alıyorum” diyor. Bak, protein bu. “Ben bunu götürüyorum. Arkadaşlar şimdi burası boş, buranın ki 21 numaralı protein. Bunu alın, adam gibisini alın getirin” diyorlar. Haber gidiyor, ilgili protein yapılıyor, adamlar da getiriyor, şakırt takıyorlar. “Şimdi dolabı kapatabilirsiniz” diyor. Baştan başa proteinleri gacırt diye proteinleri kapatıyor. Protein kardeşim, şimdi bir adama desen ki; “milyonlarca bardağın içerisinde, mesela 9818 numaralı bardak, değil mi? Ama öyle bir bardaki bu mikroskopta görünmüyor, mikroskopta görünmüyor. Adam bunu görüyor, simsiyah karanlıkta görüyor ve yerini değiştiriyor. Çıkartıyor onu oradan, orijinal, önemli olan bardağı koyuyor. Bu genetik biliminde bu konuları inceleyen insanlar, bu konuları biliyor, kromozomun yapısında. Bunun filmini de bir ara gösterebiliriz. Şimdi mesela bu tek başına, ülfetini eğer bir insan düzgün hale getirebilirse, nefesi kesilir ve adama senin Darwinizm’i anlatmana gerek kalmaz bu konuyu anlattıktan sonra. İnsan beyninin, insan aklının milyonlarca misli akıl gösteriyor, tek bir protein.
OKTAR BABUNA:Hiçbir bilim adamı yapamaz bunu, kimse yapamaz böyle bir şeyi...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler