Adnan Oktar`ın 18 Eylül 2010 tarihli Maraş Aksu Tv röportajından
OKTAR BABUNA:Yedinci Mesele: Rivayette var ki, "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilimle dalâlete düşer”
ADNAN OKTAR:Evet Süfyan, mesela Hafız Esad Marksist felsefeyi, Darwinist felsefeyi çok iyi biliyordu. Bu Apo da öyle, Abdullah Öcalan bebek katili de öyle. Komünist felsefeyi en iyi bilenlerdendir. Acayip bir komünistlik bilgisine sahiptir. Yani Marksizmi, Leninizmi, efendim Stalinizmi, yutmuştur. Gerilla yöntemlerini, Ho Şi Minh’in hayatını, Che’nin hayatını, onların düşüncelerini, hepsini yutmuştur herif. Dolayısıyla o da bir Deccal’dir. Mesela Hafız Esad da bir Deccal’di. Yani bunlarda müthiş bir bilgi oluyor, ama şeytani bilgi oluyor. İşte buna Rahmani bilgiyle cevap verilmesi gerekiyor. Sorun bu. Şimdi mesela bu bebek katilinin ve onun takımının bilgisine karşılık verilmiyor, vermiyorlar. Biz de diyoruz ki; “Bizi bırakın, biz bu cevabı verelim” Şimdi bırakın derken, tabii elim ayağım zincirli anlamında değil. Yani ben oraya nasıl çıkıp gidip konuşayım? Ya TRT’nin imkanlarıyla olacak, ya devletin imkanlarıyla olacak, ben başka türlü nasıl yapabilirim yani? Mesela o ŞEŞ TV denen, TRT 6, mesela orada bize imkan verilmesi lazım. Veyahut devletin oraya yayın yapan radyoları var, orada imkan verilmesi lazım. Veyahut kitap dağıtmamız olabilir, ama biz orada nasıl Güneydoğu’da kitap dağıtalım şimdi? Yani asker ve polisin yardımcı olması gerekiyor. Şimdi ben oraya kitap dağıtmaya gitsem, adamlar herhalde hoşgeldin demezler yani. Hayır benim Kürt kardeşlerim benim canlarım ayrı, ben onlarla sarmaş dolaş olurum. Beraber mırra içeriz, beraber sohbet ederiz. Ben oradaki it kopuk takımını, komünistleri kastediyorum. PKK’lıları kastediyorum. Yoksa benim can dostum Kürt kardeşlerim o kadar çokki. Az kaldı zaman inşaAllah. Gideceğiz, Mardin, Urfa, Siirt, hepsini gezeceğiz birlikte. Kürt çadırlarını kuracağız güzel, dağda oğlak keseceğiz inşaAllah. Ben gezmeyeceğim de, orada bir gezen olur. Güzel ızgara yapacağız inşaAllah. Kürtçe şarkı söyleyecekler, dinleyeceğiz. İnşaAllah. Zılgıt çekecekler. Sohbet edeceğiz, beraber namaz kılacağız, yemek yiyeceğiz inşaAllah. Böyle o yüksek yaylalıklarda, o güzel dağlarda, Mardin’de, Urfa’da, Siirt’te. Özgür olacak kardeşlerim. Davar güdecekler, koyun sürüleri olacak, sığır sürüleri olacak. Ondan sonra, onların sütlerini böyle taze taze içeceğiz. Neşe içinde olacaklar oradaki bacılarım, kardeşlerim, benim Kürt kardeşlerim. Onlar benim birtanem inşaAllah. Onların üzerindeki belayı, hüznü ve acıyı tamamen gidereceğiz inşaAllah. Ama “Gelin siz anlatın” diyoruz, olmuyor. “Gidelim biz anlatalım” diyoruz, o da olmuyor. “Beraber hareket edelim” diyoruz, o da olmuyor. Onun için bu konuda rica etmeye devam edeceğiz. İnşaAllah...
Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler