Adnan Oktar`ın 19 Eylül 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Çünkü Hz. Hasan’ın öyle bir mal varlığı yoktu, yani böyle cariye alacak gibi durumu yoktu. Kadınlar kendini hibe ediyorlardı, Allah rızası için, sevdikleri için. Ama Hz. Hasan da Hz. Yusuf (a.s.) gibiydi. Yani, nefes kesecek bir güzelliğe sahip, Hz. Yusuf (a.s.) da öyleydi biliyorsunuz. Tabii, yani kadınlar, bakan kadın, yani aşık olmaktan kendini alamıyor, yani iradesini kullansa da gücü yetmiyordu Hz. Yusuf (a.s.)’a. Mesela direnmek istiyor kadın, direnemiyor, gücü yetmiyor. Ve Kuran’da Cenab-ı Allah onu överek anlatıyor. Oradaki, Allah aşkından kaynaklanan tecellidir. Ama Hz. Yusuf (a.s.), yani bu güzelliğini, bu etkisini, etten kemikten almıyordu, Allah onda ahlakının derinliğinden dolayı bir cazibe olarak tecelli ediyordu, yani o tarif edilmez. Mesela erkek vardır, yakışıklıdır, boyu posu, geniş omuzlu falan, ağız burun falan düzgün, köşeli hatları falan vardır. Ama “kof kütük gibidir” diyor Allah ayette. Yani kof, kof insan vardır, içi boş. Yani o garip bir şeydir. Mesela yakışıklıdır ama kadını etkilemez, kadın tarif edemez nedenini. Koftur yani, ona o elektriği vermez. Hatta halk arasında söylenir yani, değil mi? Evlenmek istediğinde, yahut evlendiğinde, helali olduğunda, o elektriği bulamadığını söyler. Yani diyor mesela, “çok yakışıklı” diyor. Yahut mesela kadınla evleniyor, fakat kadın kof. Yani bakıyor, bir et kitlesi yani. Hakikaten et var, yani klasik anlamda et hakikaten belirli yerlerde birikmiş. Ama kof ve etkilenmiyor. Etkilenme iman derinliğiyle olur, Allah aşkıyla olur. Öyle olunca da görüyorsunuz rezaleti. Yok işte bilmem ne macunu yiyor, yok şunu alıyorum, yok bunu ilaç alıyorum. Allah aşkını ilaç sağlamaz, tutkuyu ilaç sağlamaz. Tutku imanla olur, akılla olur, derinlikle olur, kültürle olur, değil mi? Sevgi anlayışıyla olur, fedakarlıkla, yiğitlikle olur, fedakarlıkla olur ve çok yüksek ahlakla olur. Mesela bir kadın çok güzel ahlaklıysa, insan onu seviyor. Ama ahlaksız bir kadın ne kadar güzel olursa olsun, insan soğuduğunda mümkün değil, gücü yetmiyor. Yani, beyni isyan eder, yapamaz, beyni felç olur. Yani kadın olağanüstü güzel olabilir, olağanüstü. Beynin yapacağı hiçbir şey yoktur. Yani, ahlaksızsa beyin onu kitler, yani adamı, insanı kilitler. Kadında da böyledir, mesela erkek ne kadar yakışıklı olursa olsun, basit ve adiyse, yani karaktersizse kadının beyni kitlenir. Yani istediği kadar uğraş, ne yaparsan yap etkilenmez. Hatta onlar derler ki: “Büyü mü yaptı?” falan derler. Ne büyüsü? Sen kendin ahlaksızlık yapıyorsun, o da senden tiksiniyor, ne büyüsü? İki taraf da birinin ahlaksızlığından kaynaklanıyor olay. Büyüden müyüden kaynaklanmaz. Yok sabunun üstüne bilmem ne yazmışlar da, örümceğin kanadından bilmem ne yapmışlar falan, ipe sapa gelmez şeyler böyle, değil mi? Yok köpek kulağına işte bilmem ne, bunlar hikaye. Bunların hiçbir etkisi olmaz. Direk Allah aşkı ve imanı kaybetmeyle ilgilidir. Ya kadın kaybetmiştir, ya erkek kaybetmiştir, Allah sonlandırır, konu budur. Münafıklarda bu çok şiddetlidir. Yani kadın onlar için bir et parçasıdır. Bir mana veremez münafık. Onun için, müminlerin sevgisine de bir mana veremez. Mesela, Peygamberimiz (s.a.v.)’le ilgili eleştiren dinsizlerin, münafıkların sitelerine bakıyorum. Tek konu, Peygamberimiz (s.a.v.)’in kadınlara olan düşkünlüğü. Başka varsa bana söyleyin, başka konu yok. Bayağı bir koymuş demek ki, bayağı bir koymuş. Bakın her zaman söylüyorum, helal olsun benim dedeme, helal olsun. Allah aşkıyla, Allah aşkıyla yanan bir insandı ve onu seven annelerimiz de Allah aşkıyla yanıyorlardı, Allah aşkıyla evlendiler onunla. 18-19 yaşında, 60 yaşındaydı Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah aşkıyla kendilerini hibe ettiler, evlendiler. Ne oldu? Evlenmeseler ne kazanacaklardı? Kemikleri yok şu an insanların. Bak 1400 yıl geçti, ondan sonra bir nesil daha geçti, bir nesil daha geçti, onların da kemikleri yok, onların da yok, onların da yok, onların da yok. Yani ne olurdu? Mesela saraylarda yaşasalar ne olurdu? En ala arabalara binip gezseler ne olurdu? Sonunda bak toprak oluyorlar. Kaç nesil geçmiş üstünden, değil mi? En az 14 nesil, en az yani, değil mi? İnşaAllah...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Resullerimiz Diyor Ki
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler