Adnan Oktar`ın 19 Eylül 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bu konularda çok katılardır. Münafıklarda bu özellik vardır yani. Özellikle aşktan, sevgiden, cinsellikten nefret eder münafıklar. Yani, onu bir suç olarak görür. Mesela Cennette de cinselliğin olmasını çok aşağılayıcı görüyorlar, haşa. Yani, çıkıyorlar, en aşağılık üsluplarla, onlara yakışan bir üslupla Allah’ın verdiği bu nimeti aşağılık bir üslupla telin ediyorlar, çok adice bir üslupla. Bak, Allah bunu bir nimet olarak söylüyor, diyor ki Allah, mesela “göğüsleri yeni tomurcuklanmış” diyor, Kuran ayeti, değil mi? “Saklı yumurta gibidirler” diyor Allah, “sadece bütün dikkatlerini eşlerine vermiş huril-iyn” diyor Allah, “iri, güzel gözlü ve eşlerine tutkuyla bağlı” diyor, tutkudan bahsediyor Allah. Ve tutkudan derin zevk alacaklarını söylüyor Kuran’da. “Ve onlar çadırlar içerisindedirler”, üstleri kapalı ve “yüksek döşeklerdedirler” diyor. Acayip rahatsız ediyor münafıkları bu. Yani, cennetteki müminlerin kavuşacağı nimetten de rahatsızlar. Ve bir kere kafaya koymuş onu, yani cinselliğin adi bir şey olduğunu, insanları sevmenin, mesela kadını sevmenin adi bir şey olduğuna inanmış. Bu, bütün sapkın dinlerde vardır. Yani, Budistlerde de vardır, böyle sapkın inançların hepsini bak inceleyin, hepsinde bir kadın düşmanlığı vardır. Hatta, adam ölüyor, karısını da yakıyorlar beraber. Adam öldüğünde cayır cayır yakarlar kadını, sapkın bir inançtır. Bu, kadına güvenmeme ve kadın nefretinden kaynaklanır. Kuran’da da bunun tam tersi anlatılır. Hatta, Müslümanlar özgür eşlerinle beraber oluyorlardı yani, özgürce. Bunu, münafıklar bundan da rahatsız oldular. Onun üzerine ayet indi: “Kadınlar sizin tarlanızdır, istediğiniz gibi varın”, yani istediğiniz gibi özgür onlara karşı yaklaşabilirsiniz gibisinden, anlaşıldı mı? Acayip rahatsız oluyorlardı bundan. Halbuki orada bir hayvani içgüdü değil bu, aşktan kaynaklanan. Bir insan mesela, bir şeye sarılmak istediğinde bu şehvet midir? Mesela kediye sarılıp bağrına basıyorsun, şehvetten dolayı mı bağrına basıyorsun? Allah aşkındandır o. Ama ayrıca, şehvet gücü de verilmiştir insana, ilave olarak verilmiştir. Ama saf şehvet değildir bu, bu Allah aşkıdır. Yani, sarılmak ve bağrına basmak, öpmesi, koklaması sevgidir. Allah aşkından kaynaklanır. Mesela insan, 3 yaşında çocuğu oluyor, değil mi? Bağrına sıkı sıkı basıyor, kokluyor, öpüyor, bu ne bu? Allah aşkıdır bu. Ama eşinde, helalinde de ekstradan Allah şehvet nasip eder. Ama şehvet orada zannedildiği gibi hakim güç değildir. Yani, münafıkların aptalca inancıdır o. Yani, ufak bir bölümüdür, yani ilave bir bölümüdür o. Asıl olan Allah aşkıdır. Tek başına şehvetin hiçbir gücü yoktur, hiçbir şey yapamazsın. Yani tam anlamıyla kuru kavruk olur, hiçbir şey olmaz. Saf şehvetle hiçbir şey olmaz. Yani, ne sevgi duyabilirsin, ne sarılma isteği olur, hiçbir şey yapamazsın. Zannedildiği gibi değildir şehvet. Allah onlara onu bela olarak vermiştir. Onun için münafıklar çok muzdariptirler, yani, bayağı hastadırlar. Onun için sapıtırlar. Mesela bak, Hz. İbrahim (a.s.) döneminde, biliyorsun o sapıkların konumunu, bir sebebi de budur. Asrımızdaki de, sapıkların bu hallere düşmesinin sebebi budur. Yani, saf şehvetle çıkınca Allah belasını verir. Ama Allah aşkıyla çıktığında, Allah nimet verir ve güzellik verir. Bunu ayırt edemedikleri için, saf şehvet gözüyle sürekli Peygamberimiz (s.a.v.)’i eleştiriyorlar, yani aptalca ve akılsızca. Oradaki Allah aşkının farkında değiller. Mesela cennetteki bütün hayat hep Allah aşkı üstüne kurulu. Cennet evlerine aşk duyuyorsun, cennet çocuklarına aşk duyuyorsun, cennet bahçelerine aşk duyuyorsun, cennet çiçekleri var, cennet müziği var, cennet kokusu var, yani aşk her yerini sarmış. Cennet hurilerine de, vildanlar var, küçük çocuklar, ufak, bağrına basıyorsun, değil mi? Öpüp kokluyor, küçük 2-3 yaşında vildanlar var küçük, cennette koşuşturuyorlar. Bu nedir? Bu Allah aşkı değil mi bu? Değil mi? Ama helaline karşı ekstradan şehvet vardır. Ama diyorum yani, onun payı küçüktür. Zannedildiği gibi değildir, o ilave bir duygudur. Bütün olayı, yani ruhtaki o coşkuyu meydana getiren Allah aşkıdır. Bak, ayette diyor Allah: “Gözlerini eşlerine tutkuyla dikmiş” diyor ve “yalnız onlara” diyor. Bakın, yani aitlik çok etkileyicidir. Mesela bir kadın herkese aitse etkilemez insanı, herkese aitse. Mesela kadın öyle, mesela eşinin fahişe olmasını istemez, değil mi? Mesela kadınlar fahişe erkekten tiksinirler. Jigolo tarzı tiplerden, değil mi? Mesela müthiş iğrenirler, çok aşağılık görürler, elinde değildir yani. Mümin erkek de fahişeden tiksinir, elinde değildir, yani herkese aittir, yani o derinliği bulamaz. Kuran’da yasaklanmasının nedenlerinden bir tanesi de odur. Mesela Allah onun için diyor ayette, “sadece gözlerini eşlerine dikmiş” diyor, “eşlerine dikmiş”, bak devam ediyor, “ve tutkuyla” diyor Allah, “tutkuyla”. Tutku denen bir şey vardır. Mesela münafık tutkuyu bilmez, aşkı bilmez, kavrayamaz yani ne olduğunu anlayamaz. Onun için onu saf şehvet olarak anlar. O yüzden de Peygamberimiz (s.a.v.)’i sürekli suçluyorlar, Hz. Hasan’ı, Hüseyin’i, Hz. Ali’yi hep suçlamışlardır. Ve Kuran’da da sürekli cevap verilmiştir onlara, yani çok fazla ayetle cevap verilmiştir. Bu konu tabii hadislerde de çok kapsamlı anlatılmıştır, hadislerle de sonra başka bir gün anlatırız inşaAllah...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler