Adnan Oktar`ın 19 Eylül 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bak diyor ki Cenab-ı Allah, 9. Surenin 120. ayetinde: “Kafirleri” yani küfreden münafıkları ve kafirleri, yani Allah düşmanlarını, küfür içinde münafıklar baş yeri alırlar, “‘kin ve öfkeyle ayaklandıracak’ bir yere ayak basmaları” Müslümanların, “ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir”. Şimdi, “bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında”. Mesela, biz Darwinizmi, materyalizmi yıktık diyoruz, değil mi? Anlatıyoruz, münafıkları acayip kızdırır, onun için böyle uzun uzun listeler veriyorum. Yani, satılan kitap listeleri, çıkan yayınlar, değil mi? Mesela, bin, on binlerce gazetede yayınlanıyor yazılarımız, on binlerce. Sırf bu yıl, bakın 110 milyon kitabımız internetten indirildi, 110 milyona yakın eser de satılarak, dünya çapında satıldı. Çok ızdırap çekiyorlar. Müslüman neşesi kızdırır, kudreti kızdırır, Oktar’ım, kıyafeti kızdırır, zenginliği kızdırır, Müslümanların teveccühü kızdırır, kadın sevgisi kızdırır, özellikle kadın sevgisi çok kızdırır. Çok kızdırır, çünkü Kuran ayetleri yoğun olarak bunu anlatıyor, bilimsel başarıları kızdırır. Bak diyor ki, kafirler, yani kafir dedin mi en başında münafık vardır, münafıklar vardır. Daha alttadır dinsizler, ateistler. Yani, halk yanlış biliyor. Kafir deyince, sadece işte Marksist, o anlamda değildir. Yani münafık, en azılı kafir münafıktır. “Kafirleri kin ve öfkeyle” bak, “kin ve öfkeyle ayaklandıracak”, ayaklanma ne demek? Saldırganlaşıyor böyle, porsuk gibi böyle, tin tin tin, deliriyor yani, ne yapacağını şaşırıyor. Çaresizlikten artık duvarlara tırmanıyor bak, “ayaklandıracak bir yere ayak basmaları”. Bu nedir biliyor musun? Gidersin bir, bak en alttan başayıp, en üste kadar, herhangi bir pastanede keyif içinde oturursun, kızdırır; bir yere gezmeye gidersin, kızdırır; bir yere konferansa gidersin, kızdırır; konferansta adamları pestil gibi ezersin, kızdırır; televizyondan dini anlatırsın, kudurtur; kitap bastırırsın, çıldırtır. Bak, diyor, Allah diyor, “öfkeyle parmaklarını ısırırlar” diyor. Yani, sinirden parmak uçlarına kadar acı yayılıyor. O acıyı dindirmek için de, yani buradaki acıyı dindirmek için de karşı acıyla karşılık veriyor. Bazen şey yapıyorlar, değil mi? acıyı dindirmek için karşı acı meydana getiriyor. Yani, o kadar ızdırap duyarlar. Radyodan sesini duyar, ayrı kızdırır, Müslümanların sevgisini, muhabbetini görür, ayrı kızdırır, küfrün ezilmesini görür, ayrı kızdırır, çaresizliğini görür, ayrı kızdırır Oktar, yalnızlığını görür, ayrı kızdırır. Ve kendi içindeki huzursuzluğu ve acıyı görür, o iyice delirtir. Yani çünkü o acının, o çektiği acının nedenini Müslümanlar olarak görür. Hani böyle kuyruğuna mandal takılmış uyuz köpekler olur ya böyle sürekli etrafında döner, yani yakalamaya çalışır ama bir türlü de yakalayamaz yani. Münafık öyledir yani...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler