Adnan Oktar`ın 20 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu TV röportajından
OKTAR BABUNA: ... Allah’ın her yerde olduğunu anlayamayan bazı kimseler vardı Hocam.
ADNAN OKTAR: Kardeşim defalarca anlattım ama tamam sen biraz anlat hadi.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. Allah’ın her yerde olduğunu bildiren bazı ayetler var Hocam inşaAllah. Onlardan örnek okuyayım. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Doğu’da Allah’ındır batı da. Her nereye dönerseniz Allah’ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, bilendir” Bakara Suresi 115.
ADNAN OKTAR: Kardeşim bunların hatası nerden oluyor biliyor musun, bu adamların dengelerinin bozulması veyahut kavrayamamalarının nedeni? Biz Allah her yerde deyince, onlar zannediyor ki Allah’ın Zatı her yerde. Allah’ın tecelileri her yerdedir, Allah’ın Zatı hiçbir şeye benzemez, bizim hiç tasavvur edemeyeceğimiz, asla kavrayamayacağımız bir varlıktır Allah. Sonsuza kadar onu anlayamayacağız, yani Allah’ın kendi Zatını bildiği gibi, Zatını bilmek mümkün değildir. Biz tecellilerini görürüz. Mesela insan olarak tecelli eder, bitki olarak tecelli eder. Ateş olarak tecelli eder, çalıda tecelli eder, tecellilerini görürüz. İlmiyle ve tecellileriyle dünyaya hakimdir Cenab-ı Allah, Zatıyla değil. Onlar Zatıyla zannediyorlar. Zatı, yani Zatı bizim tasavvur edebileceğimiz, biz zamanlı ve mekanlıyız, biz nasıl tasavvur edelim yani? Yani bunun imkansızlığı belli değil mi burada? Allah zamansız ve mekansız, bak Zatı zamansız ve mekansız, biz zamanlı ve mekanlıyız, bitti. Yani imkansız bizim onu bilmemiz. Ne zamana kadar? Sonsuza kadar bilemeyiz, bilemeyeceğiz. Hep tecellisidir, hep tecellisidir. Her yerde Allah vardır. Bardağın içinde, şah damarımızda, beynimizin içinde, dilimizde, her yerde Allah vardır. Tecellisi olarak, Zatı değil, Zatı değil. Zatını hiçkimse tasavvur edemez, Allah hiçbir şeye benzemez. Yani tahayyül etmeye çalışsa da insan anlayamaz. İnşaAllah. Mesela “Göklerdedir” diyor, “Allah göklerdedir” şimdi ayet söylüyor, tamam doğru Allah göklerde. Şimdi dünyanın gögü var, Kuzey Kutbu’na gidiyoruz gök, Güney Kutbu’na gidiyoruz gök, iki ayrı gök. Ekvator’a gidiyoruz bir gök, Venüs’ün göğü ayrı, dünyanın merkezine gidiyoruz dünyanın merkezindeki gök ayrı, dünyanın merkezinde de gök var, onun nasıl yapacak o zaman? Bu ne demektir? Allah her yerde demektir. Uranüs’ün ortasında gök yok mu? Orada da gök var. Allah her yerde demektir. Bak mesela buradaki şeyde de, mesela o dünya. Dünyanın burasında olan bir kardeşimiz Allah’a elini kaldırdığında, bu tarafa doğru dua eder. Bu tarafından olan, bu tarafa doğru dua eder. Ama bakıyoruz ki, Allah her yerde o zaman, değil mi? Her yerde olduğu anlaşılıyor. Zannediyor ki kardeşimiz, ellerini havaya kaldırdığı vakit, mesela Türkiye’deyse sadece Türkiye de gök var zannediyor. Oranın yükseklik devamında orada bir yerde zannediyor, Allah’ı. Öyle değil. Allah zamansız ve mekansız. Mekansız olunca nasıl bir yerde olsun Allah? Hiçbir yerde değildir, her yerdedir. Yani mekansız olunca nasıl bir yerde olsun Allah? Bunlar kafayı mekana bağladıkları için, zamana bağladıkları için biraz zorlanıyorlar. Zamansız ve mekansız olarak Allah her yerdedir, tecellisi olarak. Zatı olarak değil. İnşaAllah...
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler