Adnan Oktar`ın 22 Eylül 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
OKTAR BABUNA:CNN, "3000 yıllık peygamber mucizesi gerçek çıktı" diye bir haber yapmış Hocam, tam sizin söylediğiniz gibi. Siz Kızıldeniz'de Hz. Musa'nın geçişinin aslında olağanüstü olmayacağını hatta günün şartlarına uygun olarak aklın ihtiyarını kaldırmayacak şekilde olabileceğini söylemiştiniz Hocam. Tam bunu yapmışlar maşaAllah. ABD Uluslararası Atmosferik Araştırma Merkezi'nin Colorado Üniversitesi'nin araştırmacıları hazırladıkları simülasyonlarda Kızıldeniz'in ikiye ayrılmasının mümkün olduğunu söyledi. Bilgisayar modelleri saatte 100 km hızla doğudan esen rüzgara maruz kalan bölgede yaklaşık 1.8 metre derinliğindeki suyu 12 saat boyunca inceledi. Simülasyonda rüzgar suyu hem göl oluşturduğu havzaya hem de Nil nehrinden aktığı kola itti. Bu şekilde saatler boyunca 4,5-5 km uzunluğunda ve 1.8 km genişliğinde düz çamur bir alan ortaya çıktı, rüzgarın sona ermesiyle sular çamur alanını hemen kapattı diye haber var Hocam. MaşaAllah, tam söylediğiniz gibi.
ADNAN OKTAR:Yalnız tabi, şimdi bakın, Firavun'un ordusu Hz. Musa'nın peşine takılmış ve öğrencilerinin peşine takılmış yani o ümmet beraber gidiyorlar. Hz. Musa tam denizin kenarına geliyor, adamlar ne diyorlar “eyvah” diyorlar, yakalandık diyorlar. Hz. Musa ne diyor, “asla” diyor, “Rabbim benimle beraberdir” diyor, şeytandan Allah'a sığınırım. Şimdi deniz o anda duruyor, değil mi, mesela bak, "asla, Rabbim benimle beraberdir", bu sözünün hemen üstünde mesela asasını denize dokundurmasıyla kısa süre içerisinde bir rüzgar meydana geliyor ve şiddetleniyor gittikçe rüzgar ve suyu tamamen alıyor ve dev dalgalar şeklinde oluşuyor. Yani yüksek dalgalar şeklinde ayrılıyor deniz, ayrılırken öyle ufak bir dalga şeklinde ayrılmaz. Ve gelirken de dev dalga şeklinde gelir, yani büyük dalga şeklinde gelir yani su ani boşalma şeklinde geliyor. Şimdi bu harika üstü harikadır. Çünkü tam o anda, tam sıkıştıkları anda, o arada da su duruyor bakın deniz duruyor, "asla" diyor "Rabbim benimle beraberdir" diyor, asasını denize dokundurduktan sonra bu olay başlıyor. Bu her yönüyle harika ve mucizedir, çok büyük bir olaydır. Karşıya geçiyorlar, karşıya geçinceye kadar hiçbir sorun yok, gayet güzel. Öyle demeyeyim de sorun demeyeyim de yani mükemmel geçiyorlar. Geçip bittikten sonra Firavun ordusu önce bir tereddüt ediyorlar girelim mi acaba diye, bakıyorlar bomboş arazi yani sular çekilmiş, e adamlar onlar da geçtiğine göre hiçbir mahsuru yok diyorlar. Bunlar giriyor, epey bir yol alıyorlar, tam ortaya geldiklerinde, su büyük bir hızla geriye dönüyor, çok dev dalgalar şeklinde geriye dönüyor, aldığıyla bunları götürüyor. Şimdi bu da ikinci bir harika. Mesela onlar geçtikten hemen sonra su geri kapanabilirdi veya son anlarında kapanabilirdi, onlar daha henüz suya girerlerken su kapanabilirdi, onlar karşıya geçtiklerinde su kapanabilirdi. Hiçbiri olmuyor, bak onlar tam geçinceye kadar hiçbir şekilde su kapanmıyor, onlar tam ortaya geldiklerinde su kapanıyor, bu da çok büyük bir mucizedir.
O anda suyun içinde Firavun biliyorsunuz yüzmeye çalıştı, boğulmamak için gayret etti, normalde yüzebilirlerdi ama tsunami dalgası şeklinde olduğu için yani çok sert vurucu dalgadır o, yani onun gücü normal bir su akışı gibi normal bir dalgaya benzemiyor, yani yıkıcıdır yani çok tahrip edicidir, araba maraba parçalar dokunduğu şeyi, parçalayıcı vasfı vardır. Feci şekilde arabaları şunları bunları parçalayıp denizin içerisinde unufak etti. Firavun bütün gücüyle direndi, yüzmeye çalıştı, dedi ki, şeytandan Allah'a sığınırım, "Musa'nın ve Harun'un İlahına iman ettim". Ben Müslümanım dedi, iman ediyorum dedi. Cenab-ı Allah "Şimdi mi?" dedi Cenab-ı Allah, yani son anda imanın geçerli olmadığına işte delil. Diyorlar ya Hıristiyanlar konusunda, evet, Hz. İsa (a.s.) diyorlar, vefat anında gidecek Hıristiyanları imana getirecek, gidecek efendim Musevileri imana getirecek. Ne faydası var? Bak faydası olmadığını Allah gösteriyor. Firavun'a soruyor Allah, şimdi mi diyor. Son anda imanın geçerli olmadığının Kuran'da çok fazla açıklaması var. Buradan da anlıyoruz ki Hz. İsa son anda insanların iman etmesi için gelmiyor yani ölen insanlara gelmiyor, kendisi dünyaya geliyor ve bütün insanların iman etmesine vesile oluyor, şahsı geliyor, anlaşıldı mı, bunu anlıyoruz. Orada da Cenab-ı Allah diyor, duasını kabul ediyor, seni kurtaracağım diyor. Ama bedenini kurtaracağım diyor. Yani zaten ruha inanmıyor Firavun, bedenimi kurtar diyor, Allah da senin bedenini kurtaracağım diyor, ama ruhunu alacağım diyor. Ruhu cehenneme, bedeni de sahile. Ve ibret olarak kalacak diyor Allah Kuran'da ayette. Bir tek o değil, bütün sülalesi kalmış durumda, yalnız o değil hepsi şu ana kadar ibret olarak kalmış durumdalar. Ki yani bütün hepsinin bedeni yok olabilirdi, bu da Kuran'ın mucizesidir. Yani mumyalarını parçalayıp yok edebilirlerdi insanlar, sonradan yok edebilirlerdi, çürüyebilirdi, yani yok eder adam ne işine yarayacak niye muhafaza etsin? Kirli bir şey, adam paramparça eder atar veya tahrip eder. Hepsi muhafaza olmuştur, ibret olması için, konu budur...
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler