Adnan Oktar`ın 25 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Güneydoğu Olay Tv röportajından
OKTAR BABUNA:... “Bu Çatı’da çalışma imkanı kalmadı” diye bir haber var Hocam. Numan Kurtulmuş şöyle bir açıklaması olmuş Hocam. “Şiddete maruz kaldık, ama saygıda kusur etmedik, ağabeylerimizi üzecek tavır ve söylemlerden kaçındık. Partinin toparlanmasından rahatsız olanlar, operasyon yaptı. Ancak bu şekilde, bu çatı altında çalışma imkanı kalmadı” demiş.
ADNAN OKTAR:Yalnız şimdi bak bu konuşmalar ayıp yani orayı bir terör merkezi gibi göstermek, yani Müslümanları böyle saldırgan göstermek, anti demokratik bir yapı varmış gibi göstermek, pek yakışık alacak bir tavır değil. “Kol kırılır, yen içinde kalır” derler değil mi? Özellikle yani böyle dava yönü ağır basan parti hareketlerinde, değil mi? Daha özenli kelimeler seçilmesi lazım ve Müslümanların karşıtlarını tahrik edecek, onlara malzeme verecek cümlelerden de özellikle imtina edip kaçınmak lazım. Şimdi bu malzeme ilgili yerlerin ağzına giderse ne olur? Ağızları pabuç gibi olur, değil mi? Bundan kaçınsın. Hangi parti de kavga, gürültü olmuyor? Kafa, göz yarıyorlar, bilmem ne yarıyorlar. Dünyanın her tarafında oluyor, Türkiye’de de oluyor, diğer partilerde de oluyor, değil mi? Gerilim olur, bağırtı, çağırtı her zaman olur. CHP Kongresi’nde de gördük, kaç defa gördük, sille tokat birbirlerine giriyorlar. Ama sonra da delikanlı gibi tokalaşıp barışıyorlar. Yani gönül ister ki tabii olmasın, ama olur böyle şeyler. Yani bunu bu hale getirmenin, böyle bir üslup kullanmanın yakışığı yok. Ne diyor? “Büyüklere hürmette kusur etmedik” mi diyor?
OKTAR BABUNA:Evet, “saygıda kusur etmedik” diyor.
ADNAN OKTAR:O zaman saygı kavramını tam bilmiyor. Yani bizim anladığımız anlamda bilmiyor. Yani benim anladığım anlamda saygı kavramını bilmiyor. Ben mesela benim bir büyüğüm olsa, onu incitmekten şiddetle kaçınırım. Bana dese ki birisi mesela, Taha Akyol geldi bana diyor ki işte: “Erbakan yaşlandı, sen onun fikirlerinden istifade etmene gerek yok, düşüncelerinden istifade etmene gerek yok.” Veyahut o günkü ifadeleri var ki çok galiz, yani çok çok galiz ifadeleri var. Bir tek o değil, o takımın içinden, o Bıyık’tan tut bilmem kimden çık. Hepsinin de böyle galiz ifadeleri oldu. Ne yaptı Numan Kurtulmuş? “Haklısınız arkadaşım” dedi, “doğru söylüyorsunuz, gereğini yapacağım” dedi. Bu benim saygı anlayışıma yakışmaz. Ben ne derim biliyor musunuz? “ Arkadaşım” derim, “siz kim oluyorsunuz?” derim. “Bana o kimliğinizi bir anlatın” derim, değil mi? “Sen kendi aklını kendine sakla” derim. Ben Hocama laf söyletmem, dava büyüğüme laf söyletmem, değil mi?
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Bütün ömrünü, hayatını, davasına adamış bir insana laf söyletmem. “Senin icraatın ne?” derim. Ne yapmışsın sen? Yani Türkiye’ye hizmetin ne? “Bu insanın hizmeti ortada” derim, davası ortada, çektiği çileler, acılar ortada, değil mi? “Sen ne yapmışsın?” derim. “Onun gibi konuşabilmen için yani onun adına konuşabilmen için, onun yaptığının hiç olmazsa şu kadarını yapmış olman lazım” derim. “Dolayısıyla senin konuşacak bir durumun yok” derim, değil mi?“Sen lafını al ve yut” derim. Yani saygı budur. Veyahut neyse artık ne yapması gerekiyorsa, en azından yani. Başka yönleri de var, ben bir daha tekrar etmek istemiyorum o söylenen çirkin sözleri. Böyle insanları tasdik etmek ne demektir? Ağzını bozan adamları tasdik etmek ne demektir? Erbakan Hocamız ağzı var, dili yok, son derece nezaketli bir insan, saygılı bir insan ama yalnız değil. Bunu bilecekler. İnşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...