Adnan Oktar`ın 25 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Güneydoğu Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bak Bediüzzaman ne diyor bu konuda; (Mektubat sf.56-57) “Her vakit semevattan melaykeleri (gökyüzünden melekleri) yere gönderen,” melekler diyor, bak meleği Allah alıyor gökten yere gönderiyor, yere indiriyor. Melek yere geldiğinde bazen insan suretinde olur. İnsanlar farketmezler, güzel bir insan olarak insanlar arasında gezer. Cisim alır, cisim şekline girer, cisim olarak gezer. Diyorlar ki, “nasıl iner?” Bediüzzaman işte bunu ispat etmek için diyor ki, bak “meleği” diyor “Allah gökte tutuyor normalde” diyor, değil mi? “Ama yere iniyor” diyor ve insan cismine giriyor, insan görünümünü alıyor ve insanlar arasında geziniyor. Ama bilinmez. Çok güzel bir insan olarak gezer. “Ve bazı vakitte insan suretinde vaaz eden,” Hz.Cibril’i Dıhye suretine girmesi gibi, örnek veriyor. Hz. Dıhye suretinde gelmiştir Cebrail (a.s). “Ve ruhanileri (cisim olmayan, gözle görülmeyen varlıkları, cin ve melekleri) alem-i ervahtan (ruhlar aleminden) gönderip beşer suretinde, insan şeklinde temessül ettiren,” mesela bazen Abdülkadir Geylani’yi bir insan, insan suretinde görebiliyor, temessül ettirebiliyor Cenab-ı Allah, “(sokan) cisimleyen, hattâ ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını (ruhlarını) cesed-i misaliyle (varlığı maddi olmayan fakat, cinsinin cesedine benzeyen beden) dünyaya gönderen” yani aynı o görünümde, ruhani varlık ama cisim görünümünde dünyaya gönderiyor “gönderen bir Hakîm-i Zülcelâl, (her şeye muktedir olan Yüce Allah) Hazret-i İsâ Aleyhisselâmı,” Hazret-i İsâ Aleyhisselâmı “İsâ dinine ait en mühim bir hüsn-ü hâtimesi için,” yani Hıristiyanlık dininin en güzel şekilde sonlanması için. Çünkü şu an teslis inancı içerisindeler ve şirk içindeler. “Bu acıdan bu beladan kurtulmaları için” diyor Cenab-ı Allah “değil semâ-i dünyada (gökler aleminde) cesediyle (insani bedeniyle) bulunan ve hayatta olan Hazret-i İsâ,” hem hayatta diyor Bediüzzaman, “şu an canlı ve dünyadaki bedeniyle” diyor, “dünyadaki etiyle kemiğiyle Allah’ın katında şu an” diyor. Bakın, cesediyle diyor. Yani “cesedi çürüdü öldü” diyorlar ya, “gömdük” diyorlar, yalan söylediklerini söylüyor Bediüzzaman. “Bu doğru değil” diyor. “Doğrusu budur” diyor. “Cesediyle (insani bedeniyle) bulunan ve hayatta olan”, “ölü de değil” diyor, “canlı şu an” diyor, “belki âlem-i âhiretin (Ahiret aleminin) en uzak köşesine gitseydi“ hakikaten sizin dediğiniz gibi olsaydı diyor, reddedenler var ya, “hakikaten ölseydi,” diyor. “Ahiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten öyseydi” diyor Bediüzzaman “yine şöyle bir netice-i azîme (büyük bir sonuç) için” yani Hıristiyanlık dininin İslam’a girmesi ve bu felaketin, bu facianın son bulması için “ona yeniden ceset giydirip” yeniden beden giydirip “dünyaya göndermek, o Hakîmin hikmetinden uzak değil.” Yani, “meleklere nasıl beden veriyor geliyorlar” diyor, değil mi? Melek ruh halindeyken ama, beden veriyor Allah geliyorlar, burada insan bedeniyle geziyor. Ama “İsa (a.s.)’nın buna da ihtiyacı yok” diyor, çünkü “bedeniyle zaten duruyor” diyor. “Cesedi duruyor” diyor. Yani “ilave bir şeye gerek yok” diyor. “Cesedi duruyor ve canlı” diyor, “ölü değil” diyor. Yani, “normal hayatta şu an” diyor. “Bedeniyle, ruhuyla hayatta” diyor, “gökte”. “Dünyaya göndermek, o Hakîmin hikmetinden uzak değil.” Allah’ın hikmetinden uzak değil. “Belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği (gerektiği) için vaad etmiş”, “Allah Kuran’da vaad etmiş” diyor. İki ayette vaad edilmiştir net, “ve vaad ettiği için elbette gönderecek.” Değil mi? “Elbette gönderecek.” Ne diyor Nur talebesi kardeşlerimiz? Bak, “gönderecek” diyor, “geldi” diyor, “Bediüzzaman’la birlikte” diyorlar, “namaz kıldı, pencereden çıktı gitti Hz. İsa (a.s.)” diyorlar. Kardeşim ayıp yapıyorsunuz. İnanamıyorsan, “inanamıyorum” de, Allah’a dua et. Yani buna da inanan insanlar, mesela Cübbeli’nin hurafelerine inanan insanlar var, bu kardeşlerimizin bu doğru olmayan sözlerine inananlar var. “Geldi” diyorlar ikinci bir güruh da, “Nur talebesi ağabeyler gördü” diyorlar, “onunla konuştu İsa (a.s.), sonra orada birden öldü onların yanında, biz de Isparta’da gömdük Hz. İsa (a.s.)’yı” diyorlar. Peki dünya hakimi olacak, Hz. İsa (a.s.)’ya “hüsn-ü hatemesi” diyor, değil mi? Hz. İsa (a.s.) Müslüman oluyor, dünyaya geliyor ve bütün Hıristiyan alemini Müslüman yapacak. Allah’ın iki tane ayeti var. Bak, “ehl-i kitaptan sana iman etmedik hiçbir fert kalmayacak” diyor. Hz. İsa (a.s.)’yı görecek adam, görüp iman edecek. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i mesela sahabeler görüp iman ediyorlardı. Şimdi bak, Cübbeli’nin başka bir modeli buradaki kardeşlerimiz de. Onlar da Hz. İsa (a.s.)’yı örtbas etmeye çalışıyorlar, Hz. İsa (a.s.)’nın nuzülünü. Cenab-ı Allah ne diyor? “Sana inananları, seni sevenleri Kıyamete kadar dünya hakimi edeceğim, dünya hakimi olacak” diyor. Niye ölmesi gerekiyor Hz. İsa (a.s.)’nın? Niye taktınız ölmesine? Niye diri kalmasını istemiyorsunuz? Niye ümmetin başında, Hıristiyanların başında kalmasını istemiyorsunuz da, illa toprağa sokmaya çalışıyorsunuz Allah’ın yüce Peygamberini, değil mi? Ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kendi yanında onun yerini açtı Hz. İsa (a.s.)’ın. Vefat ettiğinde Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanına, Isparta’ya değil, Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanına gömülecek. Yapmayın, etmeyin bunu, değil mi? Çok ayıp yapıyorsunuz. Bak diyor ki Bediüzzaman: “Hazret-i İsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı (derin imanlı yakın talebeleri), nur-u imanla (imanın ışığışla) onu tanır. Yoksa, bedâhet derecesinde (birden bire) herkes onu tanımayacaktır.” İlk geldiğinde tanınmıyor, gizli. Sonradan ortaya çıkıyor. Sonradan herkes tanıyor. Hz. Mehdi (a.s.) ile birlikte namaz kılacaklar, Bediüzzaman Said Nursi söylüyor. “Birlikte namaz kılacaklar” diyor. Ve bütün insanların gözü önünde olacak bu. İsa (a.s.) dünyayı gezecek, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi var, bütün dünyayı gezecek, değil mi? Onlar da “Isparta’ya geldi” diyorlar. “Orada gömdük” diyorlar. Buna inananlara da ben şaşıyorum. Hayret edilecek şey yani. Peygamber (s.a.v.)’in hadislerine güvenmiyorlar, oradaki ağabey dedikleri kişinin sözüne güveniyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’e güvensene, Peygamberimiz (s.a.v.) “ bütün dünyayı gezecek” diyor. “İslam onun zamanında tamamen hakim olacak” diyor. Değil mi, İttihad-ı İslam olacak, bütün Hıristiyanlar Müslüman oluyorlar. İnşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler