Adnan Oktar`ın 26 Eylül 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Kehf Suresi’ni açmışsın. Şeytandan Allah’a sığınırım. “O gençler mağaraya sığındıkları zaman demişlerdi ki; ‘Rabbimiz Katından bize bir rahmet ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır.’” Bu doğrudan Mehdiyete bakan bir ayettir, onuncu ayet. Ve gençlerden oluşuyor. Mehdi (a.s.) cemaati de gençlerden oluşur, inşaAllah. O devrin deccalleri onların üstüne gelecekler, onlar da anneleri, babalarının yanlarından kaçıp bir araya gelip, topluca birlikte yaşıyorlar. O devrin deccallerinden bak, bir avuç genç. Annesini babasını, kiminin babası üç kağıtçı, kiminin babası o devirde mason, kimisi sapık, kimisi ahlaksız, kimisi dinsiz. Hakkı yaşamak için kaçıp bir araya geliyorlar. O zaman da bir çok grup, güç, o devirde etkin olan kuvvetler o kişileri hedefledikleri için, onlar da can havli ile bir yere saklanıp, sığınıyorlar. Kuran onu anlatıyor. “Biz sana onların haberlerini bir gerçek olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi, Biz de onların hidayetlerini arttırmıştık” Yani Allah “Hadi” ismi ile, Mehdilik yönü ile Cenab-ı Allah onlara hidayet veriyor, inşaAllah. Allah “Hadi”’dir. Yani Mehdilik yönü vardır Cenab-ı Allah’ın. Mehdi (a.s.) de onu tezahür ettirir. Yani Mehdi (a.s.)’nin bir özelliği yoktur. Mehdi (a.s.) etten, kemikten Allah’ın bir tecellisidir. Mehdi (a.s.)’yi Allah kullanır, vesile eder. “Hadi” ismi onda tecelli eder. Allah Mehdilik vasfını onda tecelli ettirir, Mehdi (a.s.)’de, inşaAllah. “Onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi, Biz de onların hidayetlerini” Mehdilik görevlerini, “arttırmıştık” Ebcedi, bir tane ebcedi var 1996 tarihini veriyor. “Ve onların kalpleri üzerinde (sabrı ve kararlılığı) rabdetmiştik” diyor. Sabırlı ve kararlılar. “Deccale karşı kıyam ettiklerinde demişlerdi ki: ‘Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir; İlah olarak biz O'ndan başkasına kesinlikle tapmayız’”, Darwinizme, materyalizme inanmayız diyorlar, deccale karşı. “Söyleyecek olursak, eğer tersini söyleyecek olursak, yemin olsun” diyorlar, “gerçeğin dışına çıkarız” Yani “yalan söylemiş oluruz” diyorlar. "Bunlar, bizim kavmimizdir; O'ndan başkasını ilahlar edindiler” Atomu, atomları değil mi? Darwin’i, Marx’ı ilahlar edindiler. “Onlara apaçık bir delil getirmeleri gerekmez miydi?” Paleontolojiden, biyolojiden, arkeolojiden, her şeyden. Genetikten delil getirmeleri gerekmez miydi? Ben asrımıza göre tefsir ediyorum, açıklıyorum. “Apaçık bir delil getirmeleri gerekmez miydi?” Adamlar diyorlar ki “delil yok” diyorlar. “Getirmiyoruz” diyorlar. “Öyleyse” diyor “Öyleyse Allah'a karşı yalan uydurup, iftira edenlerden daha zalim kimdir?” diyor Allah. Niye yalan söylüyorsunuz o zaman diyor Cenab-ı Allah, değil mi? Ben genellikle asrımıza bakan yönüyle açıklıyorum.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Evet, “Biz gerçekten (yeryüzü) üzerinde olanları kupkuru-çorak bir toprak yapabiliriz” Bu ne zaman olacak Oktar, bütün yeryüzü kupkuru bir toprak olarak?
OKTAR BABUNA:Kıyamet Hocam.
ADNAN OKTAR:Kıyamette. Ebcedi kaç biliyor musun? Sekizinci ayet. Tam 1545, Hicri 1545, Kıyamet’in tarihini veriyor tam. Ne bir rakam aşağı, ne bir rakam yukarı. 1545’i veriyor.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Evet, bak “kupkuru-çorak bir toprak yapabiliriz” diyor Cenab-ı Allah. Tam 1545...
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Sakın Unutmayın
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler