Adnan Oktar`ın 26 Eylül 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Şimdi Şebnem kardeş bir şey demiş, onu cevaplayayım. “Selamün aleyküm Hocam” diyor. “Biraz önce Şeyh Nazım Kıbrısi’nin bir söylemine açıklama getirerek Said Nursi’nin kitapları yerine Mehdi (a.s.)’nin kitaplarını okuyun dediniz. Mehdi (a.s.) kimdir? Bir kitabını örnek verebilir misiniz? Allah razı olsun” Şebnem Öznal. Doğru güzel söylemiş. Mehdi (a.s.)’yi arayan bulur. Araştıran bulur. Yani Bediüzzaman net tarihini vermiş. Samimiyse o şahıs, samimiyse, “ve Risale-i Nur’un da gerçek sahibidir” diyor. Bunlara önem vermiyorsa zaten o, Nur talebesi de değildir. Risale- i Nur’la da alakası yoktur, hadislerle de alakası yoktur. Dürüstse, samimiyse diyorum, samimiyse bulur. Mehdi (a.s.)’nin kitapları, zaten dünyaya hakim olan bir ruhtur. Bir hidayet dalgasıdır. Sen istemesen de Mehdi (a.s.)’nin kitaplarıyla karşılaşırsın zaten. Yani mesela şimdi Şebnem, Mehdi (a.s.)’nin kitaplarıyla karşılaşmamış mıdır?
OKTAR BABUNA:Karşılaşmıştır Hocam.
ADNAN OKTAR:Sen zaten biliyorsun Şebnem, niye soruyorsun? Sen mutlaka karşılaşacaksın. Bakın istemesen de karşılaşacaksın. Ben şudur demiyorum ki, kitapları zaten dünyayı kaplayacak. Biz onun sözlerini duyacağız, o kitaplardan alıntılar duyacağız, yani kitap deyince ille selülozdan olması gerekmez ki. Kitap, bilgidir. Mehdiyetin bilgisi dünyaya yayıldı şu an. Haldir. Allah’ın “Hadi” ismiyle tecellisidir. Bir ışıktır, bir ruhtur, bir elektiriktir Mehdiyet. Ve bu bir kitaptır. Bu yayılmış oluyor. Kitaplardır yani. Kitaplar derken, tabii vahye dayalı Kuran gibi, hadis gibi kitap anlamında değil. İmam Gazali’nin İhya’sı gibi, İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ı gibi yahut Risale-i Nur gibi kitaplardır. Bu, mesela ben burada bir şeyler anlatıyorum, konu anlatıyorum. Bu Mehdiyettir. Mehdiyetin ışığıyla anlatıyorum ben. Mehdiyetten aldığımız feyzle anlatıyoruz. Onun ışığını yansıtıyorum ben. Vesile oluyorum. Şeyh Nazım Hocamız ne yapıyor? Mehdiyetin ışığını yansıtıyor. Fethullah Gülen Hocamız ne yapıyor? Mehdiyetin ışığını yansıtıyor. Yani mesela Fethullah Gülen hareketindeki bu heyecanın sebebi Mehdiyettir. Yani onlar da İslam ahlakının dünyaya hakim olacağını biliyorlar. Ama bir kısım kardeşlerimiz onlara gereksiz tedbir alıyorlar. Olağanüstü tedbirler alıyorlar. Yani buna gerek yok, dürüst, açıkça söylesinler. Mehdi (a.s.) gelmiştir, Bediüzzaman’ın ifadesine göre. Ha, kimdir? Hiç sorun değil. İslam ahlakı dünyaya hakim oldu mu biz göreceğiz. Yani biz Mehdi (a.s.) aramakla mükellef değiliz ki. Ben Mehdi (a.s.)’nin talebesiyim şu an, hizmet ediyorum. Bak, gece saat saat kaç? 2’ye az bir süre var, evet. Geceleri bakın, Mehdi (a.s.) gibi ben de sohbet ediyorum.
Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde; “Mehdi (a.s.) yatsı namazından sonra ortaya çıkar, çok uzun hutbe irad eder” diyor. İnsanlara ders verir. Bu ne demektir? Talebeleri de bunu yapacak demektir. Onu sevenler de bunu yapacak demektir. Ben de onu seven birisiyim, onun kapıcısıyım, hizmetçisiyim, bak, ben de aynı görevi yapıyorum. “Mehdi (a.s.) her yere girer. Her insanın evine girer, insanlar yattığı yerden Mehdi (a.s.)’yi dinlerler,” diyor. Şu an Şebnem muhtemelen uzanmış, beni dinliyor televizyondan, değil mi? İnşaAllah. Yani uzanmış halde dinliyor. Ben neyim? Mehdi (a.s.) talebesiyim, öncüsüyüm. Bakın, bende de tecellisi oluyor. Şebnem’de de tecellisi olur. O da gidip anlatacaktır, değil mi? O da anlatacaktır. Başkaları da anlatacaktır. Dolayısıyla Mehdiyet yayılacaktır, yayılıyor ve kimse bunu durduramaz. Ve alenen artık dillendirmeye başladılar, maşaAllah.
Bakın, Türk-İslam Birliği’ni devletimiz devlet politikası olarak uyguluyor. Devlet politikası, resmi devlet politikası. Şahane bir şeydir bu, tabii...
Dergiler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler