Adnan Oktar`ın 27 Eylül 2010 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bugün bir haber vardı, görmüştük Hocam. Nükleer bombanın haram olduğunu söylemiş İranlılar ama siz bunu daha önce söylemiştiniz Hocam, açıklamıştınız haram olduğunu. Başkent TV, 13 Mart 2009 yılında; “İran’ın son derece iyi niyetli olduğuna inanıyorum, yani kötü niyeti yok. Bir kere Müslüman bir ülke, dinen haramdır, atom bombası kullanamaz. Çünkü atom bombasında haklıyı haksızı ayırt etmek mümkün değildir. Mesela bir şehre bombayı attın mı sen, orada Müslüman’ı da öldürürsün, muttakiyi de öldürürsün, kim varsa öldürürsün. İslam’da böyle bir şey yoktur. Küfür ayrılır, Müslümanlar da ayrılır. Süre verilir, ondan sonra zaruri olarak savunma savaşı yapılır. Dolayısıyla atom bombasının kullanılması Müslüman için zaten haramdır. İran inancında da, yani Caferi inançta da haramdır” diyorsunuz Hocam, inşaAllah. “Nükleer silah peşinde değiliz.” Bugünkü haber, zaten dinimiz de bunu yasaklıyor. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR:Yalnız dünyadaki politika Mesihiyet üzerinde gittiği için, yani Allah o şekilde yarattığı için Mesihi üslupla cevap vermesi lazım. Yani Kral Mesih’in, Mehdi (a.s.)’nin üslubuyla cevap vermesi lazım ve doğrudan hadislerle cevap vermeleri lazım. Bak, “Peygamberimiz (s.a.v.) bize bunu emretti, vahiyle gelen emir budur, biz kan akıtamayız, Mehdi (a.s.) devrindeyiz” diyecekler. Mehdiyetin devrini onlara tam tarif edip, anlatmaları lazım. Çünkü onlar da biliyorlar Mesih devrinde olduğumuzu. Mesela Amerikalıların ezici çoğunluğu, Hz. İsa Mesih (a.s.)’in önümüzdeki en fazla 30-40 yıl içerisinde tam anlamıyla vazifesini yapacağına inanıyorlar. Amerikan halkının büyük çoğunluğu, ezici çoğunluğu. Evanjeliklerin tamamı bu kanaatteler. Şimdi böyle bir durum varken ve dünya politikasını da Evanjelikler yönetirken bunu anlamazlıktan gelmek çok acayip olur. Sen anlamasan da zaten Allah buram buram hakimiyetini gösteriyor, değil mi? İnşaAllah. Evet, Oktar Hocam, seni dinliyoruz.
OKTAR BABUNA:Diğer konuşmanızı da okuyayım mı Hocam, 2009 yılında?
ADNAN OKTAR: Evet.
OKTAR BABUNA: “Atom bombası zaten kullanamaz onlar. Adam enerji elde etmek istiyor, nükleer enerji elde eder. Yani ne karışıyorsun? Ne mahsuru var? Uranyum mesela, ağırlaştırılmış uranyum elde eder, yani kullanacakları gibi uranyum elde eder. İşlenmiş uranyum elde eder, kullanır. Yani bunu kullanmayacaksın demek çok garip bir şey. İslam’a göre atom bombası haramdır yani kullanılamaz. Bunun üstüne bir şeye gerek yok. Bunlar takva insanlar. Niçin atom bombası kullansın?” dedikten sonra Hocam, “yakıt verin çalışmalara son verelim” diyor bugün itibariyle Ahmedinejad. “ İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, bilimsel araştırmalar için nükleer yakıt verilirse uranyum zenginleştirme çalışmasını durduracaklarını söyledi. Ahmedinejad'ın teklifi Türkiye ile Brezilya'nın Tahran Mutabakatı'nın şartlarını hatırlattı” diyor. MaşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Ama buna rağmen anlamazlıktan gelip illa biz Armageddon istiyoruz, kan dökmek istiyoruz, onun için bahane arıyoruz derlerse bu olmaz. Bu olmaz, olamaz ve bildiklerimden dolayı hiç hiç olamaz, yani inşaAllah.
OKTAR BABUNA:İzin yok demiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet. Bak Irak Savaşı'nı Peygamberimiz (sav) bildiriyor, o doğru, o olacaktı, oldu. Ama İran'a yönelik böyle bu çapta bir savaş yok. Buraya hahamlar geldiğinde de söyledim ben. Onlar dedi ki; “çok yakın, büyük bir savaş olacak” dediler, ben “olmayacak” dedim, çok dikkatlice yüzüme baktılar, “neden?” dediler, açıkladım, “tamam” dediler, ondan sonra gittiler.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: En yetkili kişiler yani İsrail'de, inşaAllah. Ama bakın Ahmedinejad bu sözüme çok önem versin, hadisle açıklasın. Bakın Amerika ne istiyor biliyor musunuz açıkça? “Bize bütün İslam alemi adına konuşma yapacak yetkili birini gösterin” diyorlar, bütün İslam alemi adına. “Bize savaş olmayacağını, kan dökülmeyeceğini o söylesin, bir muhatabımız olsun” diyorlar. Ne zaman görüşsek, zaten Amerikan politikası şu an da o yönde. Şu an muhatap bulamıyorlar. Mesela İran'da diyorlar ki; “bizim muhatabımız kim? Ahmedinejad mı, Genelkurmay Başkanı mı, kuvvet komutanları mı, o nükleer bombaları kontrol eden kişiler mi, başka kişiler mi, dini liderler mi, kim? Biz muhatabı bilmiyoruz” diyorlar. Muhatap Mehdi (a.s.)’dir. Ahmedinejad bunun için gayret etsin, bu fitne durmaz, bu durmaz. Muhatabı onlara gösterecekler. Tek muhatap. Mehdi (a.s.) çıkacak diyecek ki; “nerenin kanı? Allah'ın vahyi var” diyecek. “Kan haram, savaş haram, böyle bir şey yok” diyecek. Amerika böyle derin, rahat bir uykuya dalar, günler çok rahat olur. İsrail de, bak son derece tedirgin İsrail. Çünkü vahye dayalı bir emir bu, burada takiyye olmaz, mümkün değil. Ondan çekiniyorlar acaba takiyye mi yapıyorlar gibisinden. Takiyye var, Şii inançta vardır takiyye, Caferi inançta vardır fakat Mehdi (a.s.)’nin gizliliği konusunda vardır. Yani Mehdi (a.s.)’nin yüzlerce yıldan beri yaşayan insan olarak tanıtılması bir takiyyedir. Çünkü Mehdi (a.s.)’ye dokunulmasın diye, çünkü Mehdi (a.s.)’nin isminin dahi açıklamıyor Peygamberimiz (sav), Hz. Ali (r.a.)'ye bildiriyor, “ismi bu, fakat ismini söyleme” diyor, “Ahir Zamanda ortaya çıkacak ismi” diyor. Hatta “adını dillendirmeyin” diyor, “adını dillendirmeyin” ta çıkıncaya kadar, zuhur edinceye kadar. Mehdi (a.s.)’nin zaten bir vasfı da gizlenmesidir. Yani çok önemlidir. Zahir ve aşikar olduktan sonra, bu gizlilik tamamen kalktıktan sonra, zaten takiyyenin de bir anlamı kalmamış oluyor. Yüzlerce yıldan beri devam eden Şii inancındaki Mehdi (a.s.)’yi gizleme takiyyesidir. Mehdiyet her zaman ruhunu hissettirmiştir. Ama et ve kemiğe bürünmesi ayrıdır Mehdiyetin. Mehdi (a.s.) et ve kemik olarak, insan olarak şu an dünyada. Ve feyz ve bereketler onun kanalıyla, hidayet onun kanalıyla iner, Allah onu vesile ederek dünyaya yayılıyor. Dolayısıyla Amerika, Evanjelikler böyle bir şeyle karşılaşsalar çok rahat ederler tabii ki. Onlara hadislerin yani vahyin değiştirilemeyeceğini bilmeleri rahatlık getirir çünkü Peygamberimiz (sav) emrettikten sonra Mehdi (a.s.) bunu nasıl değiştirsin, değil mi? Yani diğer Müslümanlar da zaten uyamaz böyle bir şeye, haram olur. “Kan dökülmeyecek” diyor, Mehdi (a.s.) çıkacak kan dökecek, mümkün değil. Allah yasaklamış, kaderinde yok ki Mehdi (a.s.)’nin kan dökmek. Haşa, neuzubillah, Allah esirgesin, istese de yapamaz zaten, kaderde yok çünkü. Bunu bilecek Amerika. Armageddon da yok. Armageddon Irak'ta yapılan savaştır, o kaderdeydi, o bitti, o kadar. Çok geniş çaplı zannetti onlar, halbuki denilen bölgede denilen şekilde de oldu Armageddon, aynı tarif edilen şekilde, bu kadar, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler