Adnan Oktar`ın 29 Eylül 2010 tarihli Samsun Aks Tv ve TV Kayseri röportajından
OKTAR BABUNA: MİT Kontrterör Dairesieski başkanı Mehmet Eymür’ün bir açıklaması var Hocam. “İş Öcalan’ı affa doğru gidiyor” “Mit Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür’ün, PKK ve Kürt sorununda geline noktayı NTV’de değerlendirdi” diyor. 19 Eylül’de ki güvenlik zirvesiyle başlayan yurtdışı ve yurtiçi pek çok kritik teması sürdüren... Özetle iş Öcalan’a affa doğru gidiyor, demiş Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ne demek o yani. Ne anlıyorsun?
OKTAR BABUNA: “Canlı getirmekte ki amaç,şimdikine benzer bir yöntemle yararlanmak ve ilişkileri ortaya çıkarmak ve kimden yardım aldığını kanıtlama ve adalete teslim etmek düşüncesindeydik”
ADNAN OKTAR: Evet. Ama hükümetin böyle bir ifadesi olmadı nerden acaba böyle bir kanaate vardılar.
OKTAR BABUNA: Evet. “Öcalan’ın af kapsamında olması Türkiye tarafından kabullenebilir mi. Ben oraya varacağını düşünüyorum ve iş oraya doğru varacak görünüyor” demiş. Kendi kanaati olarak söylüyor.
ADNAN OKTAR: Kardeşim şimdiAbdullah Öcalan’ı affetmek, hapsetmek veyahut orada askeri müdahale yapmak, polisiye önlemler almak hiçbir şekilde süreci değiştirmez.Her halükarda komünist, marksist ideoloji tırmanır.Marksist, Leninist düşünce tırmanır. Çözüm ilmidir bilimseldir.Adamı affedersen PKK kudurur, adamı cumhurbaşkanı yapacağız diye ortaya çıkarlar,değil mi? Farz edelim. Bölünmeyle de istekleri bitecek gibi değil. Çünkü “Biz komünist milletiz devrim ihraç ediyoruz” diyor. “Diğer yerleri de komünist yapmak istiyoruz” diyor. “Diğer yerleri de kan revan içinde bırakmak istiyoruz” diyor. Onun için burada bilimsel mücadeleden kaçınmak en büyük hatalardan bir tanesi olur. Çünkü eninde sonunda karşılaşılacak bir gerçektir, bilimsel mücadele, ilmi mücadele. Eninde sonunda. Bundan kaçmanın yolu yok. Erkence baskınca net olarak ilmi karşılık verilmesi gerekiyor, bilimsel. Bundan kaçtığı müddetçe bak adam abuk subuk haberler gönderiyor. Mesela “Bir yıl daha müsaade ediyorum” filan diyor. Sen kimsin de bir yıl daha müsaade edeceksin? Çok acayip üst perdeden işte hadi neyse bir yıl daha bekleyeyim bari filan gibi. Beklesen kaç yazar, beklemesen kaç yazar değil mi? Oturup seninle kim pazarlık yapar. Tabii adamların amacı şu, Öcalan’ı çıkartıp, cumhurbaşkanı yapmak kendilerine, orayı bölüp o toprağı ayırıp Güneydoğuyu ayırıp orada bir komünist devlet kurmak istiyorlar. İran’ı da içine alacak, Suriye’yi de içine alacak, Irak’ı da içine alacak büyük bir komünist devlet kurmak istiyorlar. Amerika da bunu var gücüyle istiyor, Avrupa da bunu çok istiyor. Çünkü Evanjelikler için çok büyük komünist devlet kurması gerekiyor. Kanlı bir sonlar bitmesi için Çünkü Evanjelike sen neden gidip orada adam öldüreceksin? Gerekçe gerekiyor ne diyecek Evanjelik bak; “Fırat Bölgesini Yecüc Mecüc işgal etti” diyor, mesela Bush çıktı dedi ki; “Yecüc Mecüc zuhur etti” diyor. Adam eriyor net söylüyor. Kürtleri kastediyor oradaki kardeşlerimize inen. Güneydoğu Anadolu’ya, tüm bölgeye diyor çünkü Fırat açıkça belirtiyor zaten bölgede söylüyor; “Fırat Havzası” diyor. Orada öncelikle hemen acil Kürt devleti olması ve orada bir komünist diktatörlüğün oluşması gerekiyor. Şimdi bak; “Amerika ne diyecek?” Kardeşim diyecek bakın burada, dev bir terörist ordusu buraya hakim oldu. “Bak Türkiye’yi böldüler” diyecek. “İran’dan da bak toprak koparttılar, Suriye’den de her yerden de koparttılar, şu an kimsenin itirazı var mı?” diyecek Amerika. “Bunlar kaşınıyor mu, kaşınmıyor mu?” diyecek. “Şimdi bizi bir bırakın” diyecek, Birleşmiş Milletlerden karar çıkarttıracak. “Biz bunları hizaya getireceğiz” Ondan sonra işte sel gibi kan akıtma olayı o. Armagedon dediği o. Ondan sonra diğer ülkelere saldırmak, diğer İslam ülkelerine saldırmak. Ortalığı birbirine katmak o planın bir parçası bu. Burada PKK’yı kullanıyorlar şu an. Armagedon gecikti, bunaldılar, acele ediyorlar. Bak mesela adam oturduğu yerden alın kaşıyor, “Bir yıl daha müsaade ediyorum” diyor. Sen kimsin de müsaade edeceksin, ne demek biz müsaade edeceğiz, değil mi? Bir de bunu haber olarak yazmanın alemi ne, muhatap olmanın ne gereği var? Affetme falan, Kürt devletini kurma idealinin, düşüncesinin bir yansıması oluyor. Bakın buna karşı yöntem nedir biliyor musunuz? Bu haberlerle hiç muhatap olmamak da çok önemli bir çözümdür. Sürekli internet kanalıyla adam sanki adamın hakikaten bir gücü varmış gibi. Sanki pazarlık yapmaya hakikaten imkanı varmış gibi. Sanki böyle bir dayatma varmış gibi bir imaj oluşturuyor basında. Çünkü bu bilinç altını etkiliyor. Yazarlar çıkıyor diyor ki mesela, “Türkiye’nin üçe bölündüğünü gördüm, kafamda düşündüm, olabilir manasında fikir jimnastiği yapıyorum” diyor. Sürekli bölünmeden bahsediliyor. İnsanların beyni yavaş yavaş o fikre doğru, acabaya doğru gidebilir. Böyle bir üslup kullanılırsa. Bir kere bu ağzı hiçbir vatanseverin kullanmaması lazım. İşte kafamdan geçti, yok rüyamda gördüm üçe bölündüğünü gördüm, dörde bölündüğünü gördüm, rüyan kendine kalsın kardeşim. Az yiyip yatarsan, kabus görmezsin. Sen niye kabuslarını anlatıyorsun, meraklısı değiliz. Bu bölünme hikayelerini, bunlar falan hiç gündem olmayıp hiç muhatap olmamak çok önemlidir. Bakın çözümün her noktada ilmi mücadele olduğunu Allah bize gösteriyor. İlmi mücadeleden kaçılması inanılır gibi değildir. Bir zaaf göstergesidir. Zaaf gibi görünüyor, değil mi? Silindir gibi ezeceğimiz bir fos düşünceyi, boş düşünceyi sanki hakikaten kaale alınacak bir düşünceymiş de ondan kaçınılıyormuş gibi bir görünüm oluyor. Bırakın ezelim, inşaAllah.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler