Adnan Oktar`ın 28 Eylül 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Bak, o çakallar, Amerikalı o it kopuk ne diyor o herifler? “Adam öldürmek çok zevkli” diyor,
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, burada var. “Savaş seksten çok daha güzel” diyor. Afganistan’da görevli Norveç askerlerinin açıklaması bu. Tarif ediyor Hocam. “Düşmanınıza odaklandığınız an çok heyecan verici. Özellikle de nişan alıp onu vurduktan sonra o ilk kanın etrafa saçılma anını yavaş çekimde yaşanıyormuş gibi hissediyorsunuz. Şansınız yaver giderse de bana bu sene olduğu gibi, bir Taliban askerini boynundan vurup, ardından sevinç nidaları atıyorsunuz” dedi.
ADNAN OKTAR:Sen oku bakayım. Bu çok hayati bir konu. Oku, başından oku.
OKTAR BABUNA:“Afganistan’da görevli Norveç askerlerinin Norveç’e yayınlanan erkek dergisi Alfa’ya verdikleri röportajda ‘Savaş seksten daha güzel’ sözleri, ülkede tartışma yarattı. 1 Ocak’ta yayınlanacak sayısı için geçtiğimiz Ağustos ayında, cepheye giderek askerlerle birebir röportaj yapan Alfa dergisi, askerlere savaşın onlara ne hissettirdiğini sordu. Bunun üzerine askerlerden biri ‘sevişmeden üç ay cephede nasıl durduğumuzu soruyorlar, belki bu kulağa aptalca gelebilir ama savaşmak seksten daha güzel’ derken; bir başka asker ise ‘düşmanınıza odaklandığınız an çok heyecan verici. Özellikle de nişan alıp onu vurduktan sonra o ilk kanın etrafa saçılma anını yavaş çekimde yaşanıyormuş gibi hissediyorsunuz. Şansınız yaver giderse de bana bu sene olduğu gibi, bir Taliban askerini boynundan vurup, ardından sevinç nidaları atıyorsunuz’ dedi. Norveç Savunma Bakanı Grete Faremo ‘eğer askerler gerçekten böyle konuşmuşlarsa burada bir etik sorunu vardır’ dedi. Afganistan’daki orduların işinin oradaki güvenliği sağlamak olduğunu da sözlerine ekleyen Faremo zaten ordu kültürü üzerine soruşturma başlattıklarını açıkladı”.
ADNAN OKTAR:Şimdi buradaki olaya baktığımızda genel belanın, genel deccaliyetin, bir özetini görüyoruz. Yani netleşmiş bir özetini görüyoruz...
...
ADNAN OKTAR: ... Şimdi bak, bu askerlerin psikopat ruhunu da bu göstertiyor. Şimdi Faremo, bak ne diyor? Etik tetik bilmem ne, ipsiz sapsız konuşmalar. Desene ahlaksızlıktır, alçaklıktır, kahpeliktir. Yani bu sapık çakalları, bak etikle açıklıyor olayı. Görüyor musun? “Etik değil” diyor. Yani bunların ne mal olduğu belli. Türk-İslam Birliği olduğunda bu çakallar böyle alçakça, şımarık hareketleri tahayyül dahi edemezler. İt gibi korkaklar yani. Asla yapamazlar. Gidip biz bunları tabii sille-tokat döveceğimizden değil. Kardeşim, güç sahibi olduğunda güç titretir adamı. Yani gücü olmayan bir insanın tevazu göstermesi o kadar etkili olmaz. Gücü olan bir insanın affetmesi önemlidir. Yakıp yıkabilecek güce sahip olursun, affedersin. Yakıp yıkacak güce sahipsindir; şefkat gösterirsin. Bu zaman değerli olur. Sen zaten acizsen senin gösterttiğin tevazuyu adam dinlemez. Senin gösterdiğin, “ben seni affediyorum” dese adam, adam “kulağını kesiyorum” diyor. Parmaklarını kesip, saklıyor adam. Adamın, birbirlerine arkadaşlarının hediyesi. Diyor; “Taliban askeri’nin parmağını hediye ediyorum”. Kolye olarak kullanıyor adamlar.
OKTAR BABUNA:Eve kuru kafa götürüyorlarmış.
ADNAN OKTAR:Bir de adamlar orada zaten o Afganistan’daki genç kızları, kadınları falan yani genel olarak hepsini kullanıyorlar. Ve bunun sorumluluğunun hepsi Müslümanların boynunun üstünedir. Yani bu, Müslümanların namusuna çok ağır şekilde dil uzatılmış ve eylem yapılmış durumda şu an. Bütün Müslüman alemine yani. Irak’ta da, Afganistan’da da. Hepsinin boynunun borcudur. Kardeşim, siz Allah’tan sedece diyeceksiniz ki; “Ya Rabbi bize İttihat-ı İslam’ı, Türk-İslam Birliği’ni ver”. “Olmaz, adetullaha aykırı” diyor. Kardeşim, küfür oluyor, Amerika gidiyor, bak kabadayılık yapıyor. Ufacık bir ülkedir Amerika. He yere gidiyor, kabadayılık yapıyor. İnançla ilgilidir; Evanjelik inancından kaynaklanıyor. İnancı olmasa gitmezler adamlar oraya. Bir avuç evanjeliğin inancından kaynaklanıyor. Bak, “iman ediyorsanız siz güçlüsünüz” diyor, Allah. Bak “gevşemeyin, üzülmeyin, eğer iman etmişseniz siz güçlüsünüz” diyor. Adam iman edemiyor kardeşim. Bizim diyor; “gücümüz yetmez, adetullaha aykırı”. Bediüzzaman diyor ki; “bir saniyede Allah denizin fırtınasını teskin eder. Bir saatte kışı ortadan kaldırır. Allah’ın gücü tamdır” diyor. Kardeşim, İslam ülkelerinin orduları çok mükemmel. İnsan gücü de çok mükemmel. Halk da istiyor. Kardeşim, gidin Irak’a sorun; “İttihat-ı İslam’ı ister misin arkadaşım?” deyin. Yani en fazla yüzde 1’i karşı çıkacaktır. Türkiye’de komünistler bile kabul eder. Kardeşim, “İttihat-ı İslam olacak, Türk-İslam Birliği olacak, ama demokrasi, barış, kardeşlik, özgürlük olacak. İstediğiniz gibi yaşayacaksınız” diyorsun.
Ben Cübbeli’nin kafasını demiyorum. O felaket o, Allah vermesin. Yani o, çok çok büyük bir felaket ve asla yaşamayacak bir sistemdir, asla yani. Asla da müsaade etmeyeceğimiz bir sistemdir, inşaAllah. Asr-ı Saadet dışında bir modeli asla kabul etmeyiz, inşaAllah. Şimdi, bu insanların yaptığı bu alçaklığın, kahpeliğin sorumluluğunun bütün Müslümanların üstüne olduğunu anlamamak mümkün değil. Çünkü bak, Afganistan’daki genç kızlar bizim çocuklarımız, bizim evimiz orası; bizim evimize saldırdılar. Irak da bizim evimizdi, bizim evimize saldırdılar. Oradaki kardeşlerimiz, bacılarımız, kızlar bize aittir, bizim kardeşlerimizdir, annelerimiz de bize aittir. Irak’ta da cayır cayır asıp kesiyorlar adamları. Buna karşı alınacak şey ne biliyor musun? Kuş tüyü yatağında adam, sokağa çıksın bağırsın da demiyorum. Mesela Cübbeli veya onun benzeri Şaşar Beşer, Faruk Beşer. Veyahut Osman Ünlü bu yüzyıl da hemen çünkü bak acil durum var. Genç kızlarımızın ırzına geçiliyor, insanlarımız gece gündüz tavuk boğazlanır gibi boğazlanıyorlar. Ve adamlar da söylüyor, “kolye yapıyorum, var mı diyeceğin” diyor, değil mi? Hemen bak acil. “İttihad-ı İslam’ı istiyorum. Türk İslam Birliği’ni istiyorum” diyecekler. Kardeşim bir şey yapsın da demiyorum yani oturup uğraşmasına gerek yok. Sadece çıkıp söyleyecek bunu Faruk Beşer. “Türk İslam Birliği acildir” diyecek. Osman Ünlü çıkıp “acildir” diyecek. Adam gevrek gevrek, gayet sakin cigarasını tellendirerek anlatıyor, değil mi? Gayet sakin “daha 1000 sene var. Çok rahat edin” diyor, 1000 sene. Öbürü de diyor ki; “570 sene var. İslam ahlakının hakimiyetine. Çok rahat edin” diyor. Öbürü “5 milyar yıl var” diyor evrimci dede. O, en ilginçleri o...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler