Adnan Oktar`ın 28 Eylül 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Evet, seni dinliyoruz.
OKTAR BABUNA: Afganistan devlet başkanı Hocam, Karzai’ den bir çağrı olmuş, gözyaşları içinde, şöyle diyor; “ülkesindeki otuz yıldır bitmeyen kan ve şiddete isyan eden Afganistan devlet başkanı gözyaşları içinde halkına barış ve birlik çağrısı yaptı” diye haber var Hocam. “Ülkesinde ki otuz yıldır bitmeyen kan ve şiddete isyan eden Afganistan devlet başkanı gözyaşları içinde halkına barış ve birlik çağrısı yaptı”.
ADNAN OKTAR: Timsahın gözyaşları olmaması için şimdi ne yapmak gerekiyor? Karzai çıksın, kükresin desin ki; “Allah’ın emri Türk-İslam Birliği, Türkiye lider olsun, bu beladan çıkalım” desin. Barış, kardeşlik mesajları hiçbir şekilde etkili olmaz. Yani adam Armegedon’a kararlı olan, Müslümanlardan nefret eden, Müslümanları deccal ordusu olarak gören bir gürüha, bir topluluğa sen barış, kardeşlik mesajları sundukça, o onu daha da delirtir, değil mi? Bununla olmaz. Biz Karzai’den niye duymuyoruz ittihat-i İslam’ı? Oturup gözyaşı dökeceğine ağlayıp, bir de ağlama modası çıktı. Ağlayarak böyle salyayla bilmem ne ile bu olaylar olmaz. İmanla olur, kararlılıkla olur. Ağlarsın, Allah korkusundan ağlarsın. Sevinçten ağlarsın. Mehdi (a.s.)’ye biattan ağla, kendini yere at. Orada ağla, orada baygınlık geçir. Ama burada ne ağlaması bu? İslam ahlakının dünya hakimiyetini gördüğünde ağla. İsa Mesih’i gördüğünde ağla, sarıl, bağrına bas ağla. Mehdi (a.s.) Peygamberimizin (s.a.v.) hırkasını giydiğinde ağla, değil mi? Kılıcını kuşandığında ağla. Neyine ağlıyorsun orada ve zaaf gösteriyorsun acizlik gösteriyorsun. Kükresene kardeşim de; “arkadaşım, biz ittihat-i İslam’ı istiyoruz, Türkiye başa geçsin, Türk-İslam Birliği olsun” de, konu biter. “Amerikan ordusu çekilsin, Türk ordusu gelsin” de. Kardeşim bize teslim edin Afganistan’ı siz gerisine karışmayın. En ufak bir sorun olursa bize söyleyin. Bize teslim edecekler, o kadar. Ne kadar sapık varsa oraya doldurmuşlar Amerika’da, içinde garibanlar da vardır tabii, hani gürültüyle oraya gidenler de vardır ama birçoğu sapık. Nerede imansız, Allah’sız, kitapsız, psikopat, satanist, o biçim tip varsa doluşmuşlar oraya. Bakın bu hiç yansımıyor. Allah vermesin bakın şimdi kardeşlerimin yanında da yakışık almıyor ama mecburum söylemeye; herifler eşek gibi şarap içiyorlar, viski içyorlar kuduruyorlar gece yarısı. Tekmeliyor kapıları, evlerine giriyorlar. Yani bu rezaletlerinden kimsenin haberi yok. Şimdi benim Afgan kardeşim kime şikayet etsin? Köy evi, briket ev ne yapsın adam. Orada kalıyor. Adam diyor ki; “seni öldürmek zevkli olabilir” diyor. Baksana psikopat; “ben hiç adam öldürmedim. Bir öldüreyim seni” diyor. Çekiyor, vuruyor adam. “İnanmazlar şimdi” diyor. Parmağını kesiyor bu sefer de hatıra olarak, inandırmak için yanında saklıyor. Kurutuyor parmağı giderken yanında götürüyor. İnansınlar, maceralarını anlatıyor. Amerikalı psikopatlar da ellerini çenelerine koyup, hayranlıkla onu dinliyorlar. “Vay anasını ya, nasıl da yaman birisiymişsin sen. Eline sağlık müthiş şey yapmışsın deccal ordusunu darmadağın etmişsin” diyor. Karzai de hüngür hüngür ağlıyor. Ne ağlıyorsun Allah’a verilecek bir can borcun var. “Türk-İslam Birliğini istiyorum” de, gerisine karışma. “İttihat-i İslam’ı istiyorum” de, gerisine karışma, değil mi? Çıtları çıkmıyor. Türkiye’ye geliyorlar buraya, versene demeç gazeteciler falan çevrende. “Allah bize Mehdi (a.s.)’yi kavuştursun, İsa Mesih’i indirsin Cenab-ı Allah, Mesih ile karşılaştırsın” de. Bak Ahmed-i Nejat aslanım benim kükrüyor. Mehdi (a.s.)’yi anlatıyor onlara. Ama şimdi hadisle anlatacak...
...
ADNAN OKTAR: ... Karzai de işte ağlamayı bıraksın, bu üslubu kullansın. Bak Allah’ın yedi emanındadır Allah’ın korumasında korkmasın. Cenab-ı Allah ne diyor ayette? “Ümitvar olacaksınız” diyor, değil mi? “Yeis ve ümitsizliğe girmeyeceksiniz haramdır” diyor, Cenab-ı Allah. “Eğer inanıyorsanız, mutlaka hakim olacaksınız” diyor, Allah, değil mi? “Ama yeis ve ümitsizlik olmayacak” diyor. Dolayısıyla ağlamak Afgan halkını paniğe düşürür. Zayıf insanların karşısında lider ağlarsa ne olur? Bir dava adamı, bir önder, cesur ve delikanlı tavrını mı göstermesi gerekir, aciz, ağlayan tavrını mı göstermesi gerekir? O ağlarsa, öbürü bayılır o zaman. Bu teslimiyetçiliğin diğer adı değil mi bu? Ne korkuyorsun? Çık bütün basını topla, getir. Senin Mehdi (a.s.)’yi müjdelemenden dolayı sana zarar gelmez. Bak Ahmedi Nejat’ın ömrüne ömür katıldı. Mehdi (a.s.)’yi söylediği için, inşaAllah. Yani tabii ömür Allah’ın Katındadır da başından çok büyük belalar gitti. İran’ın da başından çok büyük bir bela kalktı. Mehdi (a.s.) ismini, adamlar böyle cin çarpmış gibi elektrik çarpış gibi oluyorlar.
Mesela bir Evanjelik için, Mehdi (a.s.)’den bahsettiğinde o kelime beyninde şimşek çaktırır. Yani Mehdi (a.s.) kelimesi, çok hayati bir kelimedir. Yani nerede de, akan sular durur Mehdi (a.s.) dedin mi. Mesela bak dedi ki; “Mehdi (a.s.) zuhur etti” dedi, bütün Evanjeliklerin kanı çekildi. Anında durdular. Yoksa direk İran’ın tepesine bineceklerdi. Bak dedim ki ; “ısrarla bunu söylesin” dedim, geçen günler yine haber gönderdim. Bak yine çıktı, aslan gibi söyledi. Bak göğsünü gere gere gidip, Birleşmiş Milletlerde açıkça söylüyor. Bağıra bağıra söylüyor. Şimdi de hadisle söyleyecek inşaAllah. Çünkü hadis vahiydir. Peygamberimize (s.a.v.) Allah’ın vahyidir, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları