Adnan Oktar`ın 30 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Kaçkar Tv röportajından
OKTAR BABUNA: Abdullah Öcalan’ın bir açıklaması olmuş. “İşler bana düğümlendi” diyor. “Öcalan: “Gördüğünüz gibi işler bana düğümlendi. Ben 99’da durumuma ‘çarmıhtaki adam’ demiştim. Buna rağmen büyük bir çaba içerisindeyim. Başbakan ne yapmaya çalışıyor?” dedi.” Son paragrafta da şöyle bir şey demiş Hocam; "Mahalleye Eğitim Birimi: Kürtler Diyarbakır’ı ilmek ilmek örmelidirler. Gerçek bir kale haline getirmelidirler. Mesela ana dilde eğitimi devlet kabul etmiyor, o zaman ne yapılabilir? Kürtler de her mahallede Kürtçe eğitim birimlerini oluştururlar. Bunu yaparlarsa sonra yasal boyut da gelir. Tehlike, örgütlü olmayan Kürtler’i de kapsıyor, biz olmazsak devlet onları da ezer geçer, tehlike bütün Kürtler içindir. Ben tehlike büyüktür derken, paniğe de kapılmamak gerekir aksine daha da cesur olunmalıdır” demiş Hocam.
ADNAN OKTAR: Yani “eğitiyoruz” diyor değil mi? Mahalle mahalle.
OKTAR BABUNA: Evet Hocam, tam dediğiniz gibi inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Buna karşı, devletin de, mahalle mahalle karşı eğitim vermesi gerekiyor. Eğer susulursa tek yanlı çalışma olur. Biz bunu söyledik, adam da açıkça söylüyor. Bak net, aylardan beri anlattığımız konuyu adam özetlemiş. Ne diyor açıkça: “İlmek ilmek örmelidir” diyor. İlmek ilmek... Darwinist, materyalist, ateist olarak gençleri eğitiyorlar. Marksist, Leninist, terörist olarak. Kürtçe işin hikâye kısmı, aldıkları kaynaklar zaten İngilizce kaynaklar, Türkçe kaynaklar. Kürtçe Marksist bir eser bulamazsın ki, çok nadir. Leninist düşünceyi anlatan eserler hep İngilizce, yabancı. Adamlar İngilizce’yi de gayet iyi biliyorlar. Kürtçe’den kastı bölme amacıyla. Bir insan ana vatanında kendi dilini çok iyi biliyorsa bu çok büyük bir nimettir, az biliyorsa da tam öğrenir. Her yere gittiğinde kullanacağın bir dil. Devlet dairesinde kullanacaksın, gelirsin İzmir’e, gelirsin Antalya’ya, koskoca vatan senin yanında, değil mi, senin emrinde, ne güzel! Bütün Türkiye bütün Türkler’in, hepimizin, ama buradaki üslupta bir fitne olduğu, oyun olduğu çok açık, aşikar.
OKTAR BABUNA: Bu, Hocam söylediğiniz konuyla ilgili, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah, dün de bugün de anlattınız. Bölücü terörün eğitimle yayıldığına, komünist, faşist ideolojilerde eğitimin önemli bir yeri olduğuna dikkat çekmiştiniz Hocam. “Adamlar sürekli eğitim yapıyorlar” demiştiniz. Ho Chi Minh’in gerilla mücadelesini nasıl verdiği şöyle anlatılıyor Hocam; “bu mücadele tamamen eğitime dayanıyor.” Ho Chi Minh Vietnam’ın komünist lideri. “Parti ve cephe kadrolarının iyi bir örgütleyici olabilmeleri için, tek tek, propaganda, eğitim ve ayaklanma üzerine programlar hazırladı. Halkın da anlayabileceği kolay bir dil kullandı. Bunu günlük gazetelerde yaygınlaştırdı, her köye, her kasabaya ulaşmasını sağladı. Genel bir propaganda ve örgütlenme meydana gelmesi ve gerilla taktiklerinin yaygınlaşması bu sayede mümkün olmuştur. Bunun dışında kaleme aldığı gerilla taktikleri, “Rusya’daki gerilla savaşının deneyleri”, “Çin’deki gerilla savaşının deneyleri” gibi broşürler, bütün kendini koruma birlikleri, ulusal kurtuluş birlikleri tarafından okunmuştur. Ho Chi Minh de gerilla taktiklerinin önemini anlatırken, asıl olarak insanları komünist eğitime tabi tutmanın önemini şöyle söylüyor; “yerel silahlı ünitelere gelince bunların kadrolarını eğitmek üzere toplayacağız. Çeşitli bölgelere görgü ve bilgi alış-verişinde bulunmak üzere eğitilmiş kadrolar göndereceğiz. İlişkiyi muhafaza edeceğiz ve askeri eylemlerle iş birliği yapacağız.” Tam dediğiniz gibi Hocam. Askeriden ziyade, komünist eğitimin üzerinde duruyor ve “o şekilde eğiterek zaten askeri hareket gelir” diyor.
ADNAN OKTAR: Kardeşim bak adam ne kadar açık söylüyor bak. Kürtler Diyarbakır’ı, tabii bütün illeri kastediyor Güneydoğu’daki. “Adeta ilmek ilmek örmelidirler” diyor. İlmek ilmek nedir? “Çok kapsamlı bir eğitim gerekiyor” diyor. Ve zaten bunu yapıyor adamlar, yıllardan beri yapıyorlar. Biz de karşılık olarak ilmek ilmek vatandaşlarımızı kurtarmakla mükellefiz. İlmi çalışma yapmak durumundayız. Bilimsel çalışma yapmak durumundayız. Bu yapılmazsa adamlar ilmek ilmek çorabı örüp oradaki insanlara giydirmek istiyorlar.
OKTAR BABUNA: Che Guevara’nın sözleri var Hocam, onu da okuyabilir miyim?
ADNAN OKTAR: Evet.
OKTAR BABUNA: O da, Che Guevara da komünist-terörist. Che Guevara da; “komünist mücadelede eğitimin ne kadar önemli olduğunu, bazı cahil insanların sürekli eğitilerek, propaganda yapılarak komünist gerilla içine çekildiğini” söylüyor. Şöyle diyor; “bir asker” gerilla kastediliyor burada; “ona biraz silahların kullanılmasını öğretecek, bazı siyasi yöneliş kavramlarını kazandıracak, sivil halka karşı nasıl davranacağını, nasıl savaşacağını vs. gösterecek bir grup arkadaşı tarafından eğitilebilir. Er eğitim okulları asla politik eğitimi savsaklamamalıdırlar” diyor. “Ayrıca öğretmenlerin, birlikte okutacakları metinleri seçtikleri ve eğitim konusunda karşılıklı katkılarını koordine edecek kendi ihtisas okulları olmalıdır” diyor.
ADNAN OKTAR: Akademi.
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: Onlar da işte, dökülen akademileri var, değil mi? Akademiliğini yazmışlar dağlara taşlara, eğitim veriyorlar kendi kafalarınca. Ve bu eğitimin sonucunda bu adamlar oluştu. Bak kimse de buna cevap vermiyor. “Böyle bir şey yoktur” desinler, “böyle bir eğitim yoktur” desinler konu bitsin, anlayayım yani. Desinler ki; “bu adamlar komünist eğitim yapmıyor, diyalektik felsefeyi öğretmiyorlar, Marksist, Leninist, Darwinist, Güneydoğu’da yoğun bir propaganda yok. Dağda bu yönde bir eğitim yok” desinler. “Kendilerince bu konuda akademiler kurmadılar” desinler. Bunu kabul ediyorlar. O zaman buna karşı bilimsel cevap verilmesi gerekmiyor mu? Bilimsel cevap da yok. Bu da açık. O zaman neyi bekliyoruz. Bu bir tek benim anlatmamla olmaz. Herkes bunu anlatsın. Duyanlar da birbirlerine anlatsınlar. Gerekirse dilekçe verelim. Değil mi? Genel Kurmay’a dilekçe verelim, başbakanlığa dilekçe verelim. Bu konunun mutlaka hallolması lazım. Bilimsel karşı propaganda şart! Anti-komünist propaganda şart! Anti-terörist propaganda şart! Çorba edebiyatıyla olmaz. Birkaç kişi çıktılar, konuştular. Bakın, büyüklerimiz söylüyor ama çok kapalı ve çok flu açıklamalar yapıyorlar. Diyorlar ki; “sosyal bazı tedbirler de gerekiyor.” Nedir bunlar? Bilimsel çalışma yapılması gerekiyor. Bunun söylenmesinde ne mahsur var. Açıkça söylensin değil mi? “Anti-komünist, anti-materyalist, anti-Darwinist çalışma yapılması gerekiyor” diye açıkça söylemeleri lazım. Söylenmediğinde bu adamlar devam ederler.
Yoksa diyalektik felsefe, bak adam oradan sürekli talimat yağdırıyor; “gidip eğitin gençleri orada” diyor. Ben de diyorum “eğitin” diyorum. Benim sözüm dinlenmiyor. Ama bak adamın sözünü dinliyorlar. Onun sözü üzerine eğitimi daha yoğunlaştırıyorlar, zaten yapıyorlar eğitim, ilk defa yapıyor değiller. O, eğitimin ne türde olduğunu vurgulamak için onu açıklamış. Yoksa Kürtler’in bulunduğu, yoğun olduğu yer sadece Diyarbakır değil ki, Mardin, Siirt, Urfa benim canlarım Güneydoğu’nun her yerinde varlar değil mi? Dolayısıyla Diyarbakır’ı herhalde biraz riskli görmüş anladığım kadarıyla “orada yoğunlaştırın” mesajı veriyor. Bu konuşmalar aslında örtülü mesajlardır. “Orada daha yoğunlaştırın, biraz daha bastırın, ora biraz riskli görünüyor” mesajı vermiş oluyor. Dolayısıyla da yerine göre, mesela orada çok yoğunlaşacaktır eğitim. Bu bir talimat. Ben de istirham ediyorum devletimden biz de karşı eğitime başlayalım. Bak adamın sözünü tutuyorlar. Ben de bir vatandaşım, istirham ediyorum yani devletimden ve arkadaşlarımdan, kardeşlerimden değil mi? Karşı bilimsel eğitim yapalım. Tamamen bilimsel. Tek kelime ayet, hadis kullanmayacağım. Söz veriyorum. Ve kökünden bitiririm. Kökünden biter yani konu. Ama tabii tekrarlar gerekiyor herhalde tekrar edeceğiz. Oluncaya kadar. Bak ama eninde sonunda sözüme de gelinecek, göreceksiniz, eninde sonunda. Dikkat ederseniz duruyor duruyor duruyor, bakıyor ki en sonunda; “evet, haklısın, dediğini yapalım” diyorlar. İnşaAllah. İstirham ediyoruz.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler