Adnan Oktar`ın 1 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Bediüzzaman diyor ki Kastamonu Lahikası sayfa 70’te.
“Risale-i Nur; bütün tabakat-ı beşere (insan gruplarına) hem medrese, hem mekteb, hem kışla, hem hekîm, hem hakim olarak, en amî (cahil) avamdan en ehass-ı havassa (en halis ilim sahiplerine) kadar ders verip, talim ve terbiye etmesi bizce meşhuddur (aşikardır, açıkça görülmektedir).” Yani herkes okuduğunda Risale-i Nur’u anlar diyor Bediüzzaman. Onun için Risale-i Nur’u değiştirmek, dil eğip bükmek, bilmem ne falan, bunlar anormal hareketler. Mesela diyor ki Said Nursi yine Şualar, sayfa 549’da: “Bir ortaokul çocuğu veya okumasını bilen bir kadın, büyük bir feylesofun eserini okuduğu zaman istifade edememiştir. Fakat Risale-i Nur'dan herkes derecesine göre istifade etmektedir.” diyor; okuduğunda anlarlar, diyor. Onun için Mehdi (a.s.) ile ilgili olsun, Ahir zaman ile ilgili olsun her konuda dil eğip bükmek çok yanlış bir hareket, anlamı açık çünkü.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet. Bu, mesela doğru söylemeyenler için de Bediüzzaman adına yalan söyleyenlere de, Bediüzzaman uyarı yapıyor. “Yol ikidir: Ya sükût etmektir (susmaktır). Çünkü söylenilen her sözün doğru olması lazımdır” diyor. Yani Bediüzzaman’a sevgi adına yalan söylemek çok çirkin ve haramdır, değil mi? Mehdi (a.s.) gelecek diyor, şahıs olarak gelecek diyor. Yok, şahs-ı manevi olarak gelecek, diyor. Bu açık aleni bir doğru söylememe olayı olmuş oluyor. Bak, “Çünkü söylenilen her sözün doğru olması lazımdır. Veya sıdktır (doğruluktur). Çünkü İslamiyet’in esası, sıdktır (doğruluktur). İmanın hassası, sıdktır (doğruluktur). Bütün kemalata isal edici (iyiliklere ulaştıran), sıdktır (doğruluktur). Ahlak-ı Aliyelin (yüksek ahlakın) hayatı, sıdktır (doğruluktur). Terakkiyatın mihveri (ilerlemenin merkezi) sıdktır (doğruluktur)” diyor. Daima doğru konuşacaklar. “Alem-i İslam'ın nizamı (İslam aleminin düzeni) sıdktır (doğruluktur).” Yine her yerde doğruluğu esas edinin diyor Bediüzzaman. “Nev'-i beşeri kabe-i kemalata isal eden, (insanlığı ahlak ve terbiyeye ulaştıran) sıdktır (doğruluktur). Ashab-ı Kiram'ı (sahabeleri) bütün insanlara tefevvuk ettiren (üstün kılan) sıdktır (doğruluktur). Muhammed-i Haşimî Aleyhissalatü Vesselam'ı meratib-i beşeriyenin (insanlık derecesinin) en yükseğine çıkaran, sıdktır (doğruluktur)” diyor İşaret'ül İ'caz’da, sayfa 82’de. Onun için gözlerimizin içine baka baka yani 70 milyon Müslümanın ve dış alemdeki Müslümanların gözünün içine baka baka alenen doğru söylememek haram olur.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Şu Mehdi (a.s.) hakkında Tevrat’tan sözler var. Şu sayfayı oku, ben de açıklayayım.
SUNUCU:İnşaAllah. “(Mehdi (a.s.)) sadece sedirinden hükümdarlık edecek. (Talmud: Sanhedrin 20b)”
ADNAN OKTAR:Evinden, oturduğu yerde, değil mi? Oradan etkili olacak, oradan faydalı olacak, inşaAllah.
SUNUCU:İnşaAllah. 2-“Onun adı Harika Öğütçü, olacak. (Tevrat: Yeşaya, 9:6)”
ADNAN OKTAR:Çok harika ve güzel konuşacak, “harika öğütçü.” Yani herhangi bir insan gibi değil; çok etkili, özlü ve vurucu konuşacak inşaAllah.
SUNUCU:3- “(Mehdi (a.s.)) unutulduğu/beklenmediği bir anda gelecek. (Talmud: Sanhedrin 97a)”
ADNAN OKTAR:“Unutulduğu ve beklenmediği,” çünkü Cübbeli çıkacak, diyecek ki; “570 sene sonra gelecek” diyecek. Osman Ünlü çıkacak, diyecek ki; “1000 yıl sonra gelecek”. Bir kısmı diyecek; “hiç gelmeyecek”, bir kısmı diyecek; “şahs-ı manevidir” diyecek. Bir kısmı “Bediüzzaman’dı, vazifesini yaptı, bitti gitti” diyecek. Bir kısmı “falanca şeyh efendi, filanca kişiydi” diyecek.
OKTAR BABUNA:Beş milyar yıl sonra gelecek diyecek.
ADNAN OKTAR:Bir kısmı da beş milyar yıl sonraki olaylardan bahsedecek. Dolayısıyla Mehdi (a.s.) unutturulmaya çalışılacak. İslam tarihinde Mehdi (a.s.) aleyhtarı hareket, Mehdi (a.s.)’nin gelmediğinin söylenmesi ve gelmeyeceğinin söylenmesi bu derece, bu dozda hiç olmamıştır. İlk defa akıl almaz derecede yüksek dozda “Mehdi (a.s.) gelmeyecek, Mehdi (a.s.) çıkmayacak” sözleri duyulmuştur. Bunu Peygamber Efendimiz (s.a.v.) belirtmiştir hadislerde. Aynı şey, aynı açıklamayı 3000 yıl önceden Tevrat bildiriyor, 3000 yıl öncesinden. Kader böyle inşaAllah.
SUNUCU:İnşaAllah. 4- “Halk (Mehdi (a.s.)'yi) bütün güzelliğiyle görecek. (Yeşaya, 33:17)”
ADNAN OKTAR:Mehdi (a.s.) yakışıklı olacak demek ki. Güzel bir insan olacak ama bak; halk, bütün insanlık, bütün dünya. Bu ancak televizyonla olabilir.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:İnternet de olabilir, televizyon da olabilir. Çünkü bütün dünya bir insanı nasıl görebilir? Bakın, Tevrat 3000 yıl öncesinden televizyona açıkça işaret etmiş oluyor.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, maşaAllah.
SUNUCU: 5- “Sen insanların en güzelisin. (Mezmurlar, 45:2)”
ADNAN OKTAR:Manevi bir güzellik tabii bu aynı zamanda. Fiziki güzellikten ziyade, manevi güzellik. Yani aklı, feraseti, samimiyeti, metaneti, derinliği, Allah’a olan sevgisi, Allah’tan korkusu ve diğer Kuran’a uygun özellikleri yönünden güzel Mehdi (a.s.), inşaAllah.
SUNUCU:6- “Kral için söylüyorum. Sen insanların en güzelisin, lütuf saçılmış dudaklarına. Doğruluğu sever, kötülükten nefret edersin. (Tevrat: Mezmurlar, 45:1-7)”
ADNAN OKTAR:Evet. Yani konuşmaları çok güzeldir, üslubu güzeldir, ahlakı güzeldir. Bunu söylüyor.
SUNUCU:Hikmetli konuşur demiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, inşaAllah. Mehdi (a.s.)’nin birçok özellikleri var, hikmetli konuşmanın dışında. Mesela seçeceği insanların hal hareketlerini biliyor. Bir insanı yüzünden baktığında anlayabiliyor, tavrından anlayabiliyor Allah’ın dilemesiyle. Merhametli, şefkatli, yardımsever, adaletli, cömert, cesur. Birçok özellikleri vardır inşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Resullerimiz Diyor Ki
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler