Adnan Oktar`ın 2 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
OKTAR BABUNA:Ahmet Hakan’ın yazısının devamında Hocam; “Numan Kurtulmuş ne yapar, ne yapmaz” diye sıralamış, kendince yine. “Asla AK Partiye geçmez” diyor. “AK Partinin oluşturmayı başardığı o geniş cemaatler, tarikatler, cemiyetler ittifakını dağıtmak için çaba sarf eder” gibi birkaç madde sıralamış Hocam.
ADNAN OKTAR:“Cemaatler, tarikatler, cemiyetler. İslami parti olarak konumlandırıp AK Partinin, merkez sağ hüviyetini belirginleştirebilir. Erbakan ile çatışmaz” Hocam akıl veriyor.
OKTAR BABUNA:Evet estağfurullah.
ADNAN OKTAR:Yapması gerekenleri ona anlatıyor kendince. Bunlar kendilerini ne kadar uyanık zannediyorlar, ne kadar akıllı zannediyorlar. Yani kim dinler seni, nereden çıkarıyorsun bunları? Bilakis yani zaten mevcut riski bize göstermiş oluyor yani o yönden çok iyi oluyor. Yani ne yapmamız gerektiğini anlamış oluyoruz. Bizi bekleyen riski görmüş oluyoruz, bizleri bekleyen riskler nelerdir bunları görmüş oluyoruz. Yani senin sözünle (Ahmet Hakan) niye hareket edilsin.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Bir de Numan efendiye de kavuştunuz işte Allah Allah. Bir de bana Numan Kurtulmuş’u böyle olağan bir insan gibi gösterme eğilimleri var. Ben bunu anlamıyorum, bunlar yani çok çocuksu bir hareket. Numan Kurtulmuş herhangi bir insan, yani bir vasfı yok. Kendi halinde, içine kapalı, sessiz, sakin bir insan, biraz da etki altında kalabilen bir insan yani biraz gel şuraya desen geliyor, şuraya git dersen de gidebilen bir şeyi var yani biraz itaatkar bir yapısı var yani teslimiyetçi bir tavrı var bazı yönlerde bu, olay budur. Bir de güçlüden yana bazen tavır gösterebiliyor kendince, ama karar almış bak ne diyor? “Firavunlaşmayacağız,” diyor, “Karunlaşmayacağız, Belamlaşmayacağız”, işi bitirmiş maşaAllah. Bu kadar, kesin kararını almış. Bu çok iyi yani düzelen insana gönlümüz açık, bu güzel. Başka bir ifadesi daha vardı ne diyor? Güzel bir sözü daha vardı.
OKTAR BABUNA:“Alemlerin Rabbinden başka kimsenin önünde diz çökmeyeceğiz” diyor.
ADNAN OKTAR:Bak ne kadar mükemmel bir ifadedir. “Deccalların, Firavunların, baronların önünde diz çökmeyeceğiz” diyor. Yani muhteşem bir ifade, böyle bir insana bizim sözümüz ne olur, çok güzel maşaAllah.
Yalnız bu çocuk böyle bu aklı vermelere devam ediyor, devam da edebilir tabi ki hür de ama biraz yani çocuksu bir üslup kullanıyor. “AK Parti ile oluşturmaya başladığı, o geniş cemaatler, tarikatler, cemiyetler ittifakını dağıtmak için çaba sarf eder” Yani yol gösteriyor, yani oradaki cemaatlerle ilgilenirsen senden yana geçerler. AK Parti içerisindeki, AK Partiyi destekleyen tarikatler, cemaatler, cemiyetler biraz uğraşırsan senin safına geçer. Kuracağı partiyi İslamcı parti olarak lanse et” diyor, “o şekilde göster” diyor. “Merkez sağ hüviyetini belirginleştirebilir” Yani AK Parti de böylece içinde hiç dindar yani bizim anladığımız anlamda yani dindar bilinen kitle yani koyu dindar bilinen kitleyi almış olursun, AK Parti de herhangi bir sağ parti hüviyetine bürünür” diyor. Yani “AK Partiye de iyilik yapmış olursun” diyor kısaca yani ona akıl veriyor kendince, fikir jimnastiği yapıyor. Bak ben ona Ahmet Hakan’a karşı akıl vereyim inşaAllah. Bak bu dediğimi görecek, onun dedikleri olmayacak onu söyleyeyim. AK Partiyi yine dindarlar desteklerler söyleyeyim. Yani ben AK Partili değilim ama dediklerimin hep doğru olduğunu görmüşüzdür. Profesör Numan Kurtulmuş da, kendi halinde bir aile babası olarak hayatını yaşar. Kitap okur, bilgisini artırır. Belki Yalova’ya gider, denize girer böyle kaplıcalara girer, gezer, hatıralarını yazar. Ama bak benim dediğimin doğru çıktığını görecek ama bak eninde sonunda yalnız, hemen demiyorum. Tabi ki bir yani doğrudan vazgeçtim demeyecektir. Ama insanların tepkisi, insanların bakış açısını gördüğünde, hakikaten gereksiz olduğunu anlayacaktır. İnşaAllah. Benim Anadolumu tanımıyorlar, benim Türkiyemi pek tanımıyorlar, benim insanımı pek tanımıyorlar. Benim insanım sıcacıktır, sevgi doludur. Saadet Partisi sıcak, sevgi dolu insanların partisidir. Bütün diğer sağ partileri gibi. Sevgi esaslıdır, yani soğukluktan hoşlanmazlar. Öyle entel havalarından falan onlardan da hoşlanmazlar. Oradan, buradan akıl almasından da hoşlanmazlar. Hele en çekindikleri, en tedirgin oldukları insanlara yanaşanlardan hiç hiç hoşlanmazlar. Ben de olsam, çok tedirgin olurum. Şimdi benim çok sevdiğim birisi olsa, benim hiç hoşlanmadığım birisiyle baksam sarmaş dolaş çok tedirgin olurum. Acayip tedirgin olurum. Rahat edemem ben o insanın yanında bir daha. Onun için o akılları bıraksın (Ahmet Hakan). Ama tabi söyleyebilir, yazardır. Ama ben asıl olacağını söyleyeyim. Öyle bir şey olmaz inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları