Adnan Oktar`ın 2 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
OKTAR BABUNA:... Bu çocuk kaçırma olaylarına dikkat çekmiştiniz siz Hocam. Dolayısı ile organ mafyasına dikkat çekmiştiniz. Bu yönde haberler vardı Hocam siz söyledikten sonra. Siz Hocam Krak Karadeniz ve Kanal 35’deki canlı röportajınızda; Ekim 2009 tarihinde son zamanlardaki çocuk kaçırma olayı ile ilgili olarak diyorsunuz ki; “önümüzdeki günlerde Türkiye çapında yoğun bir kampanya yapalım. Bu çocukların mutlaka bulunması lazım. Yani bunlar sabi, ağzı var dili yok, kendini korumayı beceremez. Belli ki bunları kaçıranlar psikopat ve tehlikeli insanlar. Yeri-göğü her yeri aramamız lazım. Neresi varsa, mahalleler, sokaklar, özellikle o çocukların kaybolduğu semtlerde. Ben Sayın Başbakanımız’a buradan rica ediyorum, istirham ediyorum. Ne tür kanuni düzenleme gerekiyorsa hemen yapılsın. Biz millet olarak hazırız. Mesela bize deseler ki; “24 saat arayacaksınız” ararız. Tabii müthiş rezalet, nasıl olur? İğne değil ki bu kaybolsun. Koskoca çocuk nasıl kaybolur. Nihayet nereye saklayabilirler? Evlerin tavan arasına kadar aranır, her yer aranır. Bulunmuyor diye bir konu yok” Demiştiniz Hocam, maşaAllah. “35 bin polis aradı, minik Burhan bulundu” diye bir haber var bugün Hocam. “Fatih’te annesinin Pazar alışverişi yaptığı sırada kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce kaçırılan 9 aylık bebek Burhan Karagöz, polisin yoğun takibi sonrasında Gaziosmanpaşa’da bulundu” Siz; “herkes ararsa bulunur. Ne demek bulunamaz?” diye söylemiştiniz Hocam, inşaAllah. Öyle yoğun bir arama ile bulmuşlar.
ADNAN OKTAR:Tabii vatandaşlar da dedektif gibi olacaklar böyle şeylerde. Yeri-göğü birbirine katmak lazım. Sabi bu, küçük çocuk. Ağzı var, dili yok. Kendini savunamaz, bir şey diyemez. Bu çok çok kızdırıcı bir olay. Bir de çocuk kaçırmanın cezasının ağırlaştırılması lazım. Çok büyük bir suçtur. Çünkü kendini korumaktan aciz, mazlum, tertemiz bir varlık. Adam her türlü zulmü yapabilir. Ne diliyle kendini savunabilir, ne koluyla kendini savunabilir. Bir de böyle olay olduğunda, bütün vatandaşlar var güçleri ile gayret etmeleri gerekir, özellikle o bölgede, o olayın olduğu yerde. Şüpheli en ufak bir hareketi hemen bildirmeleri lazım. Çünkü bu gizli olamaz, mümkün değil gizli olması, mutlaka ortada oluyor, belli olur. Adamların pervasızlığından, hemen yakalanır, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Organ mafyasına da dikkat çekmiştiniz Hocam, çocuk kaçırma ile ilgili olarak. Bunu da 2009 tarihinda Kanal 35’teki canlı röportajınızda söylüyorsunuz. “Yani müthiş rezalet bu, muazzam rezalet. Öyle bir şey oldumu, adamın direkt ensesine çökmek lazım, nereden buldun sen bunu diye” Organ için söylüyorsunuz, nakledilen organ için. “Ya ne iyi, ver hemen monte edelim, olmaz. Mesela buralardan bunlar yakalanabilir. İllaki demek bu tür menfaatleri var, buradan yakalanabilir. Bu konuda bütün dünyanın her yerinde kanun çıkarılması gerekiyor. Bir de kuşkulu olaylarda vatandaşlarımız ihbar etsinler, bilgi versinler. İhbar çok önemlidir” demiştiniz Hocam. Burada; “Kayıp 3 çocuk için şok mektup”, “Kayıp çocukların organlarını aldılar” diye haberler var Hocam. “Cezaevinden ihbar var” Dediğiniz gibi, organ mafyası organlarını aldığı yönünde haberler var Hocam, çocukların.
ADNAN OKTAR:Mesela bu çocukların resmine bakıp da, bir insanın sakin kalması mümkün değil. Yeri-göğü oynatmak lazım. Geceli-gündüzlü gayret edilmesi lazım. Çünkü her an, ya işkence yapıyorlarsa şu an çocuklara? Nereye saklayabilir bu adam bunu? Hiç mi bunu duyan birisi olmaz? Mutlaka ihbar edip, hemen gereken tedbirleri almak lazım. Mesela şüpheli, kuşkulu bir şey oluyor, geçiştiriyorlar. Olmaz, bildirin ne olur ne olmaz. Bir şey olmaz ki. Tamam bakarlar, değilse değildir. Ama o ise, tamamdır. İnşaAllah...
Web siteleri
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...