Adnan Oktar`ın 2 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Selamun aleyküm Hocam.” Aleyküm selam. “Şimdi kaderle ilgili konuşuyorsunuz Hocam, "kaderi doğrudan, Allah ezelden belirtmiş" diyorsunuz doğrudur. Alt detayında insanları da bilgilendirirseniz, ezelde kader tek taraflı belirlendi ise, bize seçenek kader de tolerans bırakılmadıysa, haşa bu ne Allah’ın adaletine yakışır, ne bizim imtihandan geçmemizin bir anlamı olur. Bunları insanlara detaylı anlatırsanız” diyor, Mustafa kardeşimiz. Mustafa sen şimdi bunları yazarkenherhangi birisi senin kolundan tuttu mu? Zorla yazdırdı mı? Yazdırmadı, kendi iradenle yazmadın mı? Yazdın. Ama sen bunu daha baban doğmamışken, daha baban, deden doğmamışken yazmıştın. Ve ben bu yazıyı daha deden doğmadan ben bunu okumuştum. Beni de kimse zorlamadı bunu okurken, ben öyle bir şeyin farkında değilim, beni kimse zorlamadı. Ben isteyerek yaptım bunu, o da bunu isteyerek yazdı. Ama ben daha dedem doğmadan ben bunu okumuştum. Burada okumuştum bu şekilde. Zaman açılsa, anın içine girmiş olsak, bunu görür kardeşimiz. Tek bir an vardır. Zaten aksi küfürdür, Allah’ın zamana mahkum olduğunu haşa söylemek. İnsanlar zamana mahkumdur, Allah değil. Allah zamanın dışındadır, mekanın dışındadır. Zamanın, mekanın dışında olunca, tek bir an olmuş oluyor. Tek bir an içerisinde, Allah bir şey beklemez. Şimdi şöyle diyor adamlar; “Allah bize iki yol gösterdi, Allah bizim ne yapacağımızı bilmiyor” diyorlar, haşa. Nereye gideceğimizi bilmiyor, haşa belki tahmin ediyor gibi konuşuyorlar. “Sonra biz o yolun başında dururuz” diyor, “kendimiz seçeriz” diyor. Aslanım, canım ciğerim sen “kendim seçtim” dediğin an var ya, onu sana Allah seçtirir. Bak; “Allah dilemezse siz dileyemezsiniz” diyor Allah ayette. Sen haşa Allah mısın? Nasıl kendin dileyeceksin sen? Kendim dilerim derse adam kendine ilahlık payesi vermiş olur. Şirktir bu, kendi dileyemez, Allah diler ondan sonra o yapar. Ve kaderde nereye gideceği, ne yapacağı hepsi belirlenmiş ve bitmiştir ayrıca. Tek bir an vardır. Kardeşim, Cennetteki insanların hayatını anlatmıyor mu Kuran bize şu an, açtığımızda. Ebu Leheb, karısıyla ikisi beraber.
OKTAR BABUNA: Odun hamalı, eşi de odun hamalı.
ADNAN OKTAR: Odun hamalı.Allah Cehennemdeki hallerini anlatıyor. Müslümanların Cennetteki hallerini anlatmıyor mu Kuran? Yaşıyorlar şu an. Bu ne demektir bu, tek bir anı göstermiyor mu? Şu an dünyanın ilk yaratılışı da Allah’ın Katında hazırdır. Hz. Adem (as.) daha balçıktan çamur halinde şu an, Allah’ın Katında ve şu an Hz. Adem (a.s.) Allah Katında heykel halinde. Ve daha yeni ruh üfürülüyor. Mehdi (a.s.) çoktan vazifesini yaptı, vefat etti. Hz. İsa (a.s.) çoktan indi, vefat etti vazifesini yapıp. Kıyamet çoktan koptu, Allah Katında Kıyamet şu an devam ediyor. Allah Kıyameti anlatıyor Kuran’da, okumadı mı kardeşlerimiz? Kıyametin bütün detaylarını anlatmıyor mu Allah? Olmuş bir olayı anlatıyor, olacak bir olay anlatmıyor ki. Ben böyle tasarlıyorum demiyor Allah, böyle düşünüyorum demiyor, olmuş bir şeyi anlatıyor Allah. Cennette de olmuş bir hayatı anlatıyor, yaşayan insanlardan örnek veriyor Allah. Buradan bunu açıkça anlamaları lazım. Tek bir an vardır. Allah zamanın dışındadır, ama hiç kimse de zorlanmaz. Sor komüniste bakayım, zorla komünist mi olmuş? Bana da Marksist arkadaşlar sormuşlardı, “şu an seni zorlayan var mı dedim, “yok” dedi, “mesele yok” dedim. Çünkü ben de öyle baskı altında hissetmiyorum kendimi, öyle bir şey yok, kendi isteğimle yapıyorum. Ama daha dedemin dedesinin dedesi doğmamışken ben bu konuyu bitirmiştim. Ve bu konuyu da, ben daha Hz. Adem (a.s.)’in çamuru yoğrulurken ben bu konuyu anlatmıştım. Böyledir bu. İllaki zaman ve mekan içine sıkışmak istiyorlar, zaman ve mekan dışındadır Allah, bunu bilecekler...
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler