Adnan Oktar`ın 3 Ekim 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bir kere Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i çok sevdiklerini söylüyorlar, çok muhabbet duyduklarını söylüyorlar, ağlıyorlar. Mesela saçının telini, sakalının telini gördüklerinde gözleri doluyor, heyecandan duygusal, güzel bir ruh haline giriyorlar. Peki Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i bu kadar seviyorsunuz, Peygamberimiz (s.a.v.) mucize gösteriyor diyor ki, “Bin küsur sene sonra şu olay olacak” anlatıyoruz bu seni hiç ilgilendirmiyor. Mesela diyor ki; “Ay ve Güneş tutulmaları olacak” tarihini veriyor, aynısıyla oluyor. “Kuyruklu yıldızlar çıkacak” diyor, aynısıyla oluyor. “Ekonomik kriz olacak” diyor, aynısıyla oluyor. Yani 150’nin üzerinde Peygamberimiz (s.a.v.)’in dediği aynısıyla tahakkuk ediyor. Ben böyle bir şey duyduğumda çok müthiş heyecan duyuyorum Peygamberimiz (s.a.v.)’i sevdiğim için. Ama bunu duyurmayanlar yani bu heyecanı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bu mucizelerini insanlara bildirmeyenler sorumlu olurlar. Peygamberimiz (s.a.v.) sorsa, dese ki, “Ben size ileride şu olayın olacağını söylemiştim”. Yahut Cenab-ı Allah dese, ahirette sorgulasa Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i de şahit etse, “Benim Peygamberim (s.a.v.) size ileride olacak bu olayı söyledi mi?” dese, “Kabe’de baskın olacak, kan akıtılacak” Söyledi diyecekler. Değil mi? Hadislerde görmüşler. “Peki bu olay oldu mu?” dese Cenab-ı Allah. “Oldu” diyecekler. “Peki neden sizi ilgilendirmedi?” dese. Cevap yok. “Peki iki uçlu kuyruklu yıldızın çıkacağını ben size Peygamberim (s.a.v.) kanalıyla bildirdim mi?” dese Cenab-ı Allah. “Bildirdin” diyecekler Cenab-ı Allah’a. “Bu kuyruklu yıldızın bütün vasıflarını bildirdim mi?”, “Bildirdin” diyecek. “Peki böyle bir mucize 1400 sene sonra tahakkuk etmesi neden sizi ilgilendirmedi? Neden muhattap olmadınız?” dese Cenab-ı Allah ne diyecekler? Cevap yok. Değil mi? Hem Allah’tan korktuğunu söyleyip, hem Allah’ı sevdiğini, hem Peygamber (s.a.v.)’i sevdiğini söyleyip hem de Peygamber (s.a.v.)’in alenen gösterdiği mucizeleri görmezlikten gelmek sorumluluk gerektirir. Bir tane, iki tane, on tane, yirmi tane değil, değil mi? O yüzden Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in gelecekle ilgili verdiği haberlerin aynısıyla çıkması sorumluluk gerektirir. Müslümanların bunu inceleyip büyük bir heyecan ve hayretle Resulullah (s.a.v.)’in mucizelerini seyretmeleri, görmeleri lazım. Nasıl Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında Peygamberimiz (s.a.v.) bir mucize gösterdiğinde sahabeler çok heyecanlanıyorlardı, büyük zevk alıyorlardı, çok etkileniyorlardı. Bizim asrımızın Müslümanları da Peygamberimiz (s.a.v.) yaşamadığına göre onun gösterdiği hali hazırda devam eden mucizelerden aynen yaşıyormuş gibi Peygamberimiz (s.a.v.) zevk almaları lazım ve bundan heyecan duymaları lazım. 1400 sene sonra, Peygamber (s.a.v.)’i sanki 1400 sene geride bırakmışlar gibi. Halbuki Peygamberimiz (s.a.v.) bizimle iç içe ve sürekli mucize gösteriyor. Harikalar gösteriyor. Bununla ilgilenmemek, muhatap olmamak çok büyük sorumluluk getirir. Hiçbir gerekçesi de yok. Ve ne mahsuru var, yani neden tedirgin oluyorsunuz da Peygamber (s.a.v.)’in mucizeleriyle muhatap olmuyorsunuz.
Mesela Bediüzzaman’ın kerametleriyle, harikalarıyla da muhatap olmuyorlar. Mesela evliyanın gösterdiği kerametlerle de muhatap olmuyorlar. Onu da örtbas etmek istiyorlar. Değil mi? Mesela bak Menzil’in velileri, Menzil Dergahı’nın büyük velileri diyorlar; “Hz. Mehdi (a.s.) geldi” diyorlar. İnsan bir merak eder “Ne demek istedi acaba?” diye. Değil mi? “Tarikat bitmiştir” diyor. Çok büyük bir olay tarikatın bitmiş olması. Yüzlerce seneden beri devam eden tarikatın bitmiş olması ve “Hz. Mehdi (a.s.)’a devredilmiştir” diyor. “Artık hidayet Hz. Mehdi (a.s.) kanalıyla insanlara ulaşıyor” diyor. Şimdi ben o cemaatin bir mensubu olsam, çok heyecanlanırım, çok büyük bir olaydır. O zaman, “Hz. Mehdi (a.s.) nerede?” diye ararım. Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.)’ı nasıl tarif ettiğini o zaman okumak isterim. Alırım Ehl-i Sünnet eserleri Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili söylediği alametleri tek tek incelerim. Hz. Mehdi (a.s.)’ın dış alametlerine de tek tek bakarım. Ehl-i sünnet eserlerden 400 yıllık, 500 yıllık, 1000 yıllık eserlerden bakarım. Baktım ki aynısıyla olmuş, yerimde duramam o zaman ben, çok büyük bir şey bu. Resulullah (s.a.v.)’e karşı muhabbetim, sevgim kat kat artar, değil mi? Muazzam heyecan duyarım, çok büyük bir olay bu. Bediüzzaman mesela “71’de şu olacak” diyor 1971’de Allah’ın izniyle, aynısıyla oluyor. İlgilendirmiyor adamı. “81’de şu olacak” diyor, o da ilgilendirmiyor. “97’de şu olacak” diyor, 28 Şubatı bütün detaylarıyla tarif ediyor, o da ilgilendirmiyor. 2001’i veriyor, 2011’i veriyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ın Darwinizm ve materyalizm ile mücadele edeceğini söylüyor. Akıl almaz bir büyü sistemi ile, akıl almaz bir hipnoz sistemi ile bütün bu gerçekleri örten bir mekanizma işliyor dünyada şu an...
Makaleler
Devamı ...Resullerimiz Diyor Ki
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Resullerimiz Diyor Ki
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler