Adnan Oktar`ın 3 Ekim 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Yani Deccal insanlara hipnoz yapıyor. Yani hipnoza soktu insanları, İslam alemini hipnoza soktu. Yani “sihir ve manyetizmanın nev'inden müthiş harikalara mazhar olan deccalde” diyor. “Kendisini” diyor, “Allah gibi tanıtır insanlara” diyor. Yani Darwinist, materyalist sistemle geliştirilen bu sistemde Müslümanlara büyü yaptılar, hipnoza soktular. Yani bölünmeyi çok normal karşılar hale geldiler. Mahvediyorlar mesela Irak’ı, Afganistan’ı mahvediyorlar yani her türlü cinsi sapıklığı yapıyorlar, çocukları kullanıyorlar bütün dünya seyrediyor. Yani deccalin hipnozundan çıkamadı insanlar, normalde bir insana bunu söylesen dağı taşı birbirine katar. Çok büyük bir olaydır bu. Yerinde duramaz. Hepimizin anneleri bacıları onlar, oradaki çocuklar bizim çocuklarımız. Her gün mahvediyorlar bu insanları ve sürekli faili meçhul oluyor, ilgilendirmiyor. Ölü toprağı serpilmiş gibi işte bu deccalin büyüsü, hipnoz yaptı dünyaya. İnsanların beyni dondu adeta, bir şey oldu insanlara. İşte Hz. İsa (a.s.)’ın özelliği bu hipnozu, bu büyüyü bozacak inşaAllah. Mehdiyet bu zor ortamda gayret ediyor ama Hz. Mehdi (a.s.)’ın büyüyü bozabilme ve hipnozu bozabilme gücü yok. Bozamaz. “Onun için” diyor Bediüzzaman “Mucizatlı bir Peygamber gerekir” diyor. Hz. İsa (a.s.)’ın gelişi ile bir mucize meydana geliyor. Ve insanların beynindeki, üstündeki büyü kalkıyor. Hipnoz kalkıyor. Bak, “Sihir ve manyetizmanın nev'inden” diyor, “Müthiş harikalara mazhar olan deccal ise” diyor Bediüzzaman. Süfyan’da da var o özellik, Mesih Deccal’de de var. Süfyan’da onu gösterdiğinde bütün Müslüman alemi hipnoza girdi. Yani felç oldular halbuki derler ya “tükürüğüyle boğar” yani tükürüğüyle boğabilecekken bir şey yapamadılar felç oldular. Hafız Esad, bütün İslam alemine Arap sosyalizmini, materyalist, Darwinist sistemi süfyanlık hasebiyle yaydı ve kabul ettirdi. Dinsizlik, ateizm, materyalizm, böyle entel kafası, ama tabii olumsuz yönde entel kafası, özenti kafa, bir yönüyle züppelik, bir yönüyle çakallık, bir yönüyle başka anormal yönleri insanlara telkin etti. Ve bundan çok fazla etkilenen insanlar oldu ve kabul ettirdi. Hem de alkışlarla kabul ettirdi, iftiharla kabul ettirdi. Mesela BAAS’çı rejim bütün Arap ülkelerini kapladı, sosyalist, materyalist sistem. Darwinizm, materyalizm de bütün dünyaya hipnozunu yaptı, bak Türkiye Gazetesi gibi muttaki bir gazete ki Hüseyin Hilmi Işık Hocamız Nakşibendi Şeyhi idi. Hem kimya yüksek mühendisi, emekli albaydır. Fakat Nakşibendi Şeyhi’dir. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin evlatlarındandır. Bakın onun gazetesi bile Darwinizmin etkisi altında, yayınlıyor, Darwinist propaganda yapıyor. Bir hipnoza girdiler.
Mesela diğer Müslüman gazeteler, bir kısmında, yahut internet gazetelerinin bir kısmında aynı şeyi görüyoruz. Mesela haber7.com o da yayınlıyor hipnozla, farkında bile değiller. “Ne yapıyorsunuz?” diyoruz. “Ne yaptık ki” diyorlar. “Ne var anlamadık?” diyorlar. “Penguen bulunmuş bastık” diyorlar “Ne var? Bir şey yok kemiği varmış” diyor. Kardeşim sen Darwinist propaganda yapıyorsun, materyalist propaganda yapıyorsun. “Ne yaptığından haberin var mı? Müslümanların imanını elinden alıyorsun” diyoruz. “Yani imanını bozuyorsun adamların” diyoruz. “Haa” diyor. “Tamam, pardon bir daha yapmayız” diyor. 15 gün geçiyor, bir daha, bir tane daha yani. Kardeşim sen ne yaptığının farkında mısın? “Yok gerçekten farkında değilim, bilmiyorum” diyor. Hipnozda, haberi yok. Sürekli yapıyorlar. Yani, “İliksiz’e ilik nakli yapıyorum” diyorsun ya, o tarzda işte. Adam hipnozda. Yani bir entel özentisi kafayı da deccaliyet insanlara sundu. Onunla da çok ciddi şekilde etkiliyor. Mesela bir bilgisayar dili geliştirttirdi deccaliyet. Adamlar artık inşaAllah demiyor “İnş”. MaşaAllah demiyor mesela “Mşl”. Dilin mi kopar? Akşama kadar dedikodu yapıyorsun dır dır bomboş laflar ediyorsun. Tek kelime yazacaksın. O internet yazışmalarında bir dedikoduya girdiler mi, 4 saat 5 saat konuşuyorlar bir kişiyle. Kardeşim bir kelime maşaAllah yazacaksın maşaAllah. Yüzlerce binlerce kelime yazıyorsun. Zorun nedir? Değil mi? Öyle bir üslup olur mu?
OKTAR BABUNA:Olmaz Hocam.
ADNAN OKTAR:Ve buna Müslümanlardan büyük bir kitle uydu. Mesela bu da bir büyüdür. Bu da bir hipnozdur. Deccaliyetin bir hipnozudur. Bu hipnozun içerisine girdiler, haberleri bile yok. Hipnozla onları istediği gibi yönlendiriyor. Yani her yere el atıyor deccaliyet, fakat Müslümanların haberi olmuyor, farkına varmıyorlar. O büyünün etkisiyle, hipnozun etkisiyle farkına varmıyorlar. Çünkü o çok ustaca yapılan bir hipnozdur. O büyü yapılırken çok ustaca yapılıyor.
Mesela Erbakan Hocamıza karşı tavır, o da bir hipnozdur. İnsan canı gibi sevdiği, bütün hayatını İslam’a vakfetmiş bir insan, dava adamı, bak iki kişinin kolunda yürüyor, konuşamıyor böyle zor konuşuyor, son nefesine kadar mücahit artık, son nefesine kadar mücahit. Git alnından öp kardeşim, veli, evliya bir insanla karşı karşıyasın sen, coş. Bütün ömrünü Allah’a adamış bir insan, ona karşı böyle entel bir üslup kullanmayı İslam’a hizmet olarak görüyorlar. Bu bir hipnozdur işte. Yani böyle bilmiş, üst kattan yukarıdan tepeden ve kaale almayan, saygıya uygun bir üsluptan uzak tavrı İslam’a bir katkı olarak görüyor. Müslümanlığa bir katkı olarak ve “Ne kadar faydalı bir hareket yapıyoruz” diyor. “Remodernize, reorganize ediyoruz” diyor. Modernize, kardeşim sen onun altında kalırsın o sistemin. Kendi sistemini yıkıyorsun sen. Şefkati, merhameti, dostluğu, vefayı, sadakati, her şeyi yıkıyorsun, haberin yok. Ne yaptığından haberin yok, değil mi? Kardeşim sen büyüğüne bunu yaparsan bir başkasına ne yapmazsın sen? Sana insan nasıl güvensin o zaman? Bütün ömrünü İslam’a vakfetmiş bir insana sen bunu layık görüyorsan bir son olarak, bir son olarak bunu layık görüyorsan bir başka insana ne yaparsın sen? Demek ki, “Güçlü olan haklıdır” diyorsun. Darwinistler ne diyor? “Güçlü olan haklıdır” diyor. Değil mi? Yaşlandığında karşısına çıkıyorsun. Ekonomik gücü elinden alındığında karşısına çıkıyorsun. Siyasi gücü elinden alındığında karşısına çıkıyorsun. Değil mi? Niye daha önce karşısına çıkamıyorsun? Ne kadar ayıp, ne kadar ayıp. Ne kadar garip. Adeta kabus seyrediyoruz, kabus. İnanılır gibi değil. Daha hala sanki Erbakan’ın, bu bir meslekmişte bundan geçim sağlıyormuş gibi bir üslupla Erbakan’ı değerlendiriyorlar. Kardeşim sen evliyalara, velilere de aynı şeyi söyleyeceksin. Allah yolunda mücadele eden herkese aynı şeyi söyleyeceksin sen o zaman. Değil mi? Ne yapsaydı yani Erbakan? Yapmasa mıydı böyle faaliyet? Bunu mu istiyorsun? Yani sanki böyle siyasi çıkar için, para için, köşeyi dönmek için bir hırs içerisinde olduğu izlenimi vermeye kalkıyorlar. Erbakan bizim gözümüzün önünde değil miydi? Bizim gözümüz önünde yaşamadı mı bu muhterem insan. Aşkla, şevkle biz onu alkışlamadık mı zamanında? Herkes bağrına basmadı mı muhabbetle? Ve müthiş bir imanlı gençliğin gelişmesine vesile olmadı mı bu insan? Peki ne oldu? Hapis yattı, ızdırap çekti, malı mülkü elinden alındı. Allah yolunda, bak iki büklüm yine Allah yolunda mücadele ediyor. Kardeşim bu ne ruhtur, ne oluyor size? Bu hipnoz nedir? Bir Allah’a sığının Bismillahirrahmanirrahim, Euzu billahi mineşşeytanirracim. “Bismillahirrahmanirrahim” deyin. “Ya Rabbi, bizi şeytandan koru, bu üstümüze gelen hipnozdan bizi koru” deyin. Ne kadar acı bir olaydır. Allah vermesin. Ne kadar garip bir şey? Allah korudu yani Hocamızı maşaAllah, Elhamdülillah. Tabii bizleri de vesile etti. İnşaAllah...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler