Adnan Oktar`ın 3 Ekim 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Mesela habire şahs-ı manevi hipnozu yapılıyor, habire şahs-ı manevi. Adamın aklı kapanıyor o zaman o yönüyle yani göremiyor artık. Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu yüzyılda, “1400 sene sonra gelecek bir hakikat” diyor. Artık yazmış, “1400 sene sonra” diyor. Bak kaç tane harften oluşuyor. B, İ, N değil mi? Onu göremiyor. Kapanıyor basireti kapanıyor. Diyor ki Bediüzzaman; “Bir asır sonra gelecek o zat”, bak “Bir asır sonra gelecek o zat” bunu da yine göremiyor. “Bir asır” artık “Yüzyıl sonra” diyor net. “O zat” diyor. Hepsini şahs-ı manevi olarak görüyor hipnozun etkisiyle. Ve yoğun hipnoz yapıyorlar diğer insanlarada farkına varmadan. Farkına varmıyor haberi bile yok. Yani sorsan gayet muttaki hayırlı bir şey yaptığını kanaatinde oluyor, hakikaten samimi olarak farkında değil. Düşünmediği için farkına varmıyor...
...
ADNAN OKTAR:... Mesela bak, Sikke-i Tasdik-i Gaybi sayfa 138, Bediüzzaman ne söylüyor? Bak o hipnozu kırmak için Bediüzzaman acayip vurgular yapmış. Yani hiç kaçamayacakları hale getirmiş. Yani bir de mazallah, bu kadar aleni yazmasaydı ne olacaktı, bir düşünün. Bak bu kadar aleni yazmasına rağmen hipnoz devam ediyor. Bakın “Ta Ahir Zamanda” hipnozun etkisiyle insan bunu nasıl anlıyor? Bediüzzaman’ın zamanında diye anlıyor. “Hayatın geniş dairesinde”, “Hayatın geniş dairesi işte şehirlerin genişlemesi” diyor, “Binaların genişlemesi o kastediliyor” diyor. Yani internetin, televizyonların, radyoların genişlemesi olarak almıyor. Demokrasinin oturması olarak almıyor. Bakın Risale-i Nur Külliyatı’nın asıl sahipleri”, “Burada” diyor, “Yanlış bir şey yok” diyor, “Asıl sahiplerinden bahsediyor” diyor. “Yani” diyor Bediüzzaman, “Yani” hipnozu kıracak bir sözdür. Yani, anlaşılması için, “Yani” deyince insan dikkat kesilir değil mi? Ne demek istiyorsun yani der değil mi adam? “Yani” diyor, “Yani Mehdi” bu kelimede hipnozun bozulması lazım, bozulmuyor. “Ve” ilave yapıyor bak, “Ve” kelimeside hipnoz bozucu özellikte. “Ve şakirtleri (talebeleri)” buda kalabalık bir insan topluluğunu oluşturuyor, bu da bozmuyor. “Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir” diyor bu da bozmuyor hipnozu. “O daireyi genişletir” diyor o da bozmuyor. Yani mevcut daireyi, “Risale-i Nur dairesini genişletir” diyor. Kişi ve kişiler, “Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri genişletir” diyor. “Ve o tohumlar sümbüllenir” diyor bak tohuma benzetiyor diyor ki, “sümbüllenir” kafasında o hipnoz kırılsın. Yani tohum nasıl açar, temsille anlatıyor ki temsiller hem unutkanlığı kırar, hem dikkati açar, hem de hipnoz kırıcı özelliği vardır. Bak, “O tohumlar sümbüllenir, açar” diyor. Sümbül insanın gözünün önüne geliyor, yerde bir tohum var açmış sümbüllenmiş. “Siz bir tohumsunuz” diyor, “Sümbülleneceksiniz” Hz. Mehdi (a.s.) devrinde, “Bizler de kabrimizde” bak özellikle diyor kabirde “Ben ölü olacağım” diyor. “Kabrimizde seyredip Allah’a şükrederiz”. Şimdi sen gidip oku hipnoz olan bir insana, “Burada alenen şahs-ı manevi anlatılmış. Hz. Mehdi (a.s.)’ın geleceği anlatılmıyor burada” diyor, maşaAllah. Hayret edilecek şeydir, her şeyi yaratan Allah, harikadır. Görüyor musun şeytanın gücünü? Tabii çok büyük bir mucize. Deccaliyetin gücünü görüyor musun? Peki kardeşimizin haberi var mı? Asla hiçbir şekilde haberi yok. Deccaliyet hipnoz yapmış, ama bütün dünyayı kapsayacak şekilde yapıyor deccal hipnozu yaparken, yani millet zannediyor ki deccal gelir adamla karşılaştığında hipnoz yapar, öyle bir şey yok. Bütün dünyayı kapsayacak şekilde yapıyor. Şeytanı çağırıyorlar. Şeytanın bütün ordularını ayaklandırıyor hepsi. Deccal şeytanın emrinde oluyor. Şeytan da decalin emrinde oluyor, ikisi birbirinin emrinde. Yani Allah diyor “Bir kabuk gibi bağlatırız” diyor, aynı zamanda deccal için söylenmiş bir sözdür. Deccalin her tarafını şeytan kaplamış oluyor. O, “Gidin” diyor, “Darwinizmi, materyalizmi anlatın” diyor. Çünkü deccal nasıl anlasın? Allah’a inancı nasıl ortadan kaldıracak? Bir dine ihtiyacı var şeytanın. Deccalin bir dine ihtiyacı var. Dine karşı dinle mücadele edilir. Onların inancına göre değil mi? Ama makul inandırıcı bir din olması gerekiyor. O zaman ne yapalım? “Bilime dayandıralım” diyor, “Sahte bilime dayandıralım ki insanları ikna edebilelim” diyor. “Formüller sunalım, çeşitli sahte çizimler yapalım, sahte fotoğraflar gösterelim, sahte formülleri geliştirelim, anlatalım, bir çok kişiye telkin ettirelim ve bu şekilde bunu elde edelim” diyor şeytan. “Haydi bakalım dünyaya dağılın” diyor. Adam deccalin emri olduğu için şeytan ona hemen uyuyor. Ve bu netice meydana geliyor. Yapanların haberleri bile yok. Farkında bile değiller...
Dergiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler